daima ile cümle
daima kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Daima ŞifreleAlways Encrypt
Mümkünse Daima ŞifreleAlways Encrypt If Possible
Daima İmzalaAlways Sign
Mümkün Olduğunda Daima İmzalano specific preferenceAlways Sign If Possible
Daima Bu Anahtarla ŞifreleAlways Encrypt with This Key
Daima SorAlways Ask
Açık artırma bitiş zamanını yerel zamana çevir (gerisayım daima çevrilir)Translate auction-end times to local time (countdown is always translated)
Seydiu, "Sırplar kurumlarımıza hoş gelirler ve daima hoş geleceklerdir." diye de ekledi."Serbs are welcome in our institutions and will be welcomed always," Sejdiu added.
Böylece, daima onunla birlikte hareket eden bir gözlemci yerleştirilebilir.Thus, an observer can always be placed to move along with it.
Bu yüzden daima bir gözlemci onunla hareket etmek üzere yerleştirilebilir.Thus, an observer can always be placed to move along with it.
Örnek olarak, birbiriyle daima mükemmel bağıntılı iki dalga düşünelim.As an example, consider two waves perfectly correlated for all times.
Louis Sullivan ünlü icat "form daima işlevi izler''Louis Sullivan famously coined the phrase 'form ever follows function'
Olasılık yoğunluğu için kullanılan bir histogramın toplam alanı daima 1'e normalleştirilir.The total area of a histogram used for probability density is always normalized to 1.
Bilimsel kuramlar, ad hoc hipotezlerinin eklenmesiyle daima savunulabilir.Scientific theories can always be defended by the addition of ad hoc hypotheses.
Genel olarak, bu sınırlardan ’nin daimaIn general, it follows from these bounds that n(d) always equals either
Hüzünlü ve alaycı mizacıyla ve daima maske takmasıyla tanınır.Always wearing a mask, he is known for his sad, cynical lyrics.
Genel sınıflandırma kazananı daima bir zaman sistemiyle belirlenmedi.The general classification winner was not always determined by a time system.
"'1'='1'" daima doğru olacaktır ve çok sayıda satır dönecek, bu sayede erişime izin verilecektir."'1'='1'" will always be true and many rows will be returned, thereby allowing access.
Anlaşmaya göre, cumhurbaşkanı daima en az 21 yaşında olan bir Maruni Hristiyan'dır.By convention, the president is always a Maronite Christian who is at least 21 years old.
Tüm determinist anlayışlar daima kendilerine ait bir başlangıç noktası varsayarlar.Nothing arises from and evolves from a single thing.
Söylenti daima gerçekten daha büyüktür.Das Gerücht ist immer größer als die Wahrheit.
Tom' un daima bir ayak bağı vardı.Dauernd hatte Tom einen Klotz am Bein.
Bekleyeceğim, zira güzel şeylerin gelişi daima gecikir.Ich werde warten, denn die schönen Dinge kommen meistens später.
O daima yalan söyler.Sie lügt immerzu.
Alınında silahlılar (Pecora) daima yukarıda tarif ettiğimiz dört bölümlü mide yapısına sahiplerdir.Die Stirnwaffenträger (Pecora) haben stets den oben beschriebenen vierkammerigen Magen.
Hiçbir memnuniyet de sürekli değildir, ondan çok daima yeni bir çabanın yeni başlangıç noktasıdır.Keine Befriedigung aber ist dauernd, vielmehr ist sie stets nur der Anfangspunkt eines neuen Strebens.
Bir sonlu alanın ögelerinin sayısı daima bir asal kuvvettir.Die Anzahl der Elemente eines endlichen Körpers ist immer eine Primzahlpotenz.
Ölüm Yiyenler onun büyü gücünden daima korkmuşlardır.Bootsmann), den er, obwohl an Tollwut erkrankt, bis zu seinem Tod pflegte.
Daima bir savaş vardı.Es war immer ein Kampf.
Dâimâ kelimesi bunun ortasındadır.Im Wort Kamm ist der Auslaut.
Ama arkadaşlarını daima korur.Sie unterstützt immer ihre Freunde.
Kısa kuyruklu Quokka'lar ve Filander daima dört ayak üzerinde gider.Die kurzschwänzigen Quokkas und die Filander bewegen sich hauptsächlich auf allen vieren fort.
Gelenek olarak birinci hamle daima sağ kanadında yapılır.Es ist üblich, den ersten Zug immer auf dem rechten Flügel zu machen.
Burası daima tyranlar tarafından idare edildi.Das Volk ist von dem Tyrannen befreit.
Daima cephede olmak isterler.Sie verbleiben stets in der ersten Lage.
Daima kendisinden şüphe duyar.Er selbst hat sie stets bestritten.
Yazı dili kendi ifade biçiminde daima hayalidir, çünkü yazı dili başka bir iletişim aracına hizmet eder.Geschriebene Sprache ist in ihrer Darstellungsform immer fiktional, da sie sich eines anderen Mediums bedient.
Domuzgillerin her ayaklarında daima 4 parmakları vardır.Echte Schweine haben an jedem Fuß vier Zehen.
Bu yüzden bayram daima perşembe gününe denk gelir.Deshalb fällt das Fest immer auf einen Donnerstag.
Kırmızı daima oyunu başlıyor.Beim Anstoß ist immer Rot Ball on.
11) Yâd-daşt Anlamı; kendini daima Allah'ın huzurunda bilmektir.Josef sagt deren Schicksal richtig voraus, nachdem Gott es ihm offenbart hat.
Gökkuşağı daima güneşin tam karşısında olan kısımdadır.Der Nebelbogen liegt der Sonne immer gegenüber.
Elde edinenle yetinmemek ve daima daha ilerisini istemek ve bunu elde etmek için gayret göstermek şuurudur.Es mache auch keinen Sinn, ständig nach mehr zu streben oder Angst um das zu haben, was man hat.
Sadaka ehli olanlar /daima sadaka verenler, Sadaka kapısından çağrılır.”Die geschlossene Schnur steht als Zeichen für das nie endende Gebet („Betet ohne Unterlass“).
Pars kedisi daima suya yakın yaşar.Die Rötelschwalbe hält sich immer in Gewässernähe auf.
Yapıcı tenkide daima hazırız.Es wurde in Ständerbauweise errichtet.
Ufuk daima olanakların ufkudur.Immer die ganze verdammte Einfallslosigkeit.
Gece yiyecek arayışında fazla yükseklere çıkmaz, daima yerden 2 metre yüksekliğin altında hareket ederler.In der Nacht begeben sie sich auf Nahrungssuche, wobei sie sich oft nur in 1 bis 2 Metern Höhe aufhalten.
O daima sürekli durmadan Wendy Winkle 'ye aşır derecede kızar, onu daima ezer.Eine Uhr für Wendy Wendy ist sehr unzufrieden, dass ständig alle zu spät kommen.
Birimler daima küçük harfle yazılır.In NOTAMs wird oft durchgehend klein geschrieben.
Uninominal isimler daima büyük harfle başlar.Unikate sind manchmal auch mit dem vollen Namen signiert.
Böylece geçmişi daima yüceltme sorunu meydana gelmektedir.Erfolg ruft immer auch Neider hervor.
Kulak zarı daima mevcuttur.Die perivaginale Drüse ist immer vorhanden.
"Algı, daima var olan bir şeydir.Materie, die wirklich geworden ist, hat auch immer eine Form.
Daima aptalca şeyleri yapar."Es gibt ja immer dumme Leute auf dieser Welt.»
Tünelleri daima 2 katlıdır.Sie besitzt stets zwei Zinken.
Mac hemen hemen daima yapacağı işte bir problem olacak gibi görünür.Sitzt er in der Klemme, findet er, wie es scheint, immer einen Ausweg.
Japonya’da yeşil çay (oça) daima suşi le birlikte servis edilir.Traditionell wird Sushi in Japan aus der Hand gegessen.
Böke, daima kazanan demektir.Die Bank gewinnt immer.
Akrabalık bağına rağmen padişahla ilişkisi daima mesafeli oldu.Das fürstliche Ehepaar hatte trotz des zerrütteten Verhältnisses noch Kontakt.