daima ile cümle

daima kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ama arkadaşlarını daima korur.תמיד לצידם של חבריה.
"Algı, daima var olan bir şeydir.האם דבר ה' מתקיים תמיד?
Lisemizle özdeşleşmiş biri olarak onu daima yaşatacağız."מרגע שיש לך תואר, הוא שלך לתמיד".
Sizlerin de sakin ve huzur içinde yaşamanız beni daima müsterih edecektir.מטרותיו היו תמיד לחיות בשלום ובשלווה ולעסוק בשלו.
Gitarlarında daima EMG 81/85 aktif manyetikler bulunur.כמו כן על רובן המוחלט של הגיטרות ויילד משתמש בפיקאפים אקטיביים מסוג EMG 81/85.
Martina'nın üvey oğlu ile ilişkileri daima zordu.היחסים בין ההורים של כריס היו עכורים.
Ama istisnalar daima olur.אבל זרות מסוימת תמיד הייתה.
Buna karşılık sözcük sonundaki ünlüler daima belirtilmiştir.ליריבם ניתנה תמיד זכות המילה האחרונה.
Daima cephede olmak isterler.תמיד רצית שהוא יהיה בקבוצה שלך.
Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin.Беше безкрайно търпелив и невероятно добър с мен.
Seni daima böyle tenzih eder ve överim.Хвали поне толкова често, колкото и унижаваш.
Daima kendisinden şüphe duyar.Винаги се притеснява за здравето си.
İdare, yargıda daima davalı konumundadır.Срещу изменник, правото на иск е винаги валидно.
Daima gece avlanır ve uyanık kalırlar.През нощта се събуждат и тръгват на лов.
Daima bir pelerin, kılıç ve tüylü bir şapka giyinir.Понякога носи меч на пояса и шапка с пера.
Bitkiler daima yeşildir.Затова растенията изглеждат вечнозелени.
Ancak ortak özellikleri, Osmanlıya karşı daima sadık kalmış olmalarıydı.Поради това, отношението на караманите спрямо османците винаги е било презрително.
Daima bir savaş vardı.Човечеството винаги е водило война.
Her önüne gelene hareket çeker ve daima hareket çektiğini inkar eder.Тя винаги прави това което си науми, без да го премисли и все се забърква в неприятности.
Hayatı daima hareket halinde olmakla geçen Fallaci 9 yaşında kısa hikâyeler yazmaya başladı.Още девет годишен започва да пише кратки статии за вестни вестници.
Formasyonların daima gruplar şeklinde toplanması zorunlu değildir.Членството в дадена група не е постоянно.
Tamlamada tamlayan daima tamlanandan önce gelmektedir.Знам, че пред Америка винаги ще има ярък изгрев.
Yani, Q yüküne sahip herhangi bir parçacık, ne kadar hızlı giderse gitsin, yükü daima Q olur.To znači da svaka čestica koja ima naboj q, bez obzira koliko brzo se kreće, ima uvijek naboj q.
Kuyruğunun ucu daima siyahtır.Vrh repa je uvijek crn.
Babamın bu nasihatına daima kıymet verdim.Ponudu je prihvatio na očev savjet.
"Yenildim Daima", Aynur Aydın tarafından yazılmıştır."Uvijek je kasnila" —napisala je Lamarque.
Daima aptalca şeyleri yapar."On može napraviti nevjerovatne stvari."
Dolayısıyla daima tek sayıda eksi değer olacağından sonuç eksi olacaktır.Dakle, uvijek postoji bar jedna realna nultočka.
Desibel daima iki değer arasındaki karşılaştırmadır.Poželjno je da pritisak bude uvijek jednak.
Daima bir pelerin, kılıç ve tüylü bir şapka giyinir.Uvijek nosi škotski ogrtač i kapu.
Filmlerinde tavrını daima kadınlardan yana koyar.Likovi na njegovim slikama uvijek su spokojni.
Batman Daima'da yer alması için 15 milyon dolar önerilen Keaton'nın aradığı " daha ilginç rollerdi".Osim toga, odlučio je "tražiti ozbiljnije uloge" odbivši 15 milijuna dolara da se pojavi u Batman zauvijek.
Dişilerin ve erkeklerin ölçüleri aynı olur, ama erkekler daima biraz daha ağır olurlar.Mužjake i ženke se teško razlikuje, ali mužjaci imaju teži i duži kljun.
Manganez ; çelik içinde manganez daima bulunur.Pokémon Silver: Uvijek je skriven u travi.
Genel düzen olarak, arka kapakta daima Otisabi yer almaktadır.Po mogućnosti se povlači uvijek u isto sklonište.
Buna rağmen liberal reformlar gerçekleştirilmesine daima karşı çıktı.Do protureformacije obično se izostavljala.
Böke, daima kazanan demektir.Njegov bi bik uvijek pobijedio.
Marlon Wayans rolü oynayacaktı ve Batman Daima'da yer alması planlanıyordu.Ulogu je dobio Marlon Wayans koji je potpisao i za Batman zauvijek.
Mavi renk, daima turkuvaz mavisi özelliğinde olurken, kehribar rengi farklı tonlarda görülebilir.Osim normalne bjelkasto-žute nijanse, promjene u boji gnoja mogu se promatrati pod određenim okolnostima.
Daima doğru amaç için, tabii.Uvijek ima pravu ideju u pravo vrijeme.
Anlam daima bir anlam ufkunda üretilir.Imena su u mome umu uvijek stvarala priču.
Daima kendi sahne dövüşünü ve hünerlerini sergiler.Vo filmoch zvyčajne predvádza svoje bojové scény a kaskadérske kúsky.
Buna rağmen liberal reformlar gerçekleştirilmesine daima karşı çıktı.Zrušil všetky dovtedy zavedené liberálne reformy.
Ne var ki, manyetik kutuplar daima çift çift bulunurlar.Slimáky majú takmer vždy dva páry tykadiel.
Yanında daima bir masa da vardır.Vždy by mal byť niekto pri vás.
Az ya da çok daima işsizlik mevcuttur.Takisto je tu častý nedostatok pohybu či sedavé zamestnanie.
Kardeşi Tonraq'ı daima kıskanmıştır.Atreus ale mal brata Thyesta, ktorý mu to závidel.
Daima yalnız yaşarlar ve gece aktif olurlar.Je samotárska a aktívna v noci.
"Algı, daima var olan bir şeydir.Lebo indivíduum je niečím, čo existuje.
Fakat oksipital bölge daima salimdir.Stav ochrany je lokálne bežný druh.
Wallis daima temiz giysiler giyer ve kendisini iyi yapmaya zorlardı.Carrie radila, ako sa pekne obliekať a čo by jej pristalo.
Çünkü iktidar daima tek partinin elinde bulunmaktadır.Majstrovstvá prebiehali príležitostne a vždy iba v mužskej kategórii.
Palladio, villalarını daima vaziyetlerine referans alarak tasarladı.Palladio je vedno oblikoval svoje vile glede na njihovo okolje.
Bitkiler daima yeşildir.Zeleni granat je vedno svetlo zelen.
Bu yüzden daima bir gözlemci onunla hareket etmek üzere yerleştirilebilir.Opazovalec je vedno vpleten v opazovanje.
Ettikleri yemine göre savaş alanına daima en önde çıkacaklar ve alanı en son terk edeceklerdi.SEAD letala se prva pojavijo na bojišču in ga po navadi zadnji tudi zapustijo.
Manganez ; çelik içinde manganez daima bulunur.Akroterij je vedno postavljen na strešno sleme.
Daima nemli yağmur ormanları iklimi.To so zmerni deževni gozdovi.
Oyunun sonunda daima kurban sunulmuyordu.Vendar pa HIV na koncu vedno zmaga.
Daima yalnız yaşarlar ve gece aktif olurlar.Aktivni so podnevi in ponoči, parjenje pa poteka zgolj ponoči.

İlgili Sayfalar