daima ile cümle

daima kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Böke, daima kazanan demektir.Trong một cuộc chạy đua vũ trang, phòng thủ luôn luôn chiến thắng.
Ölüm Yiyenler onun büyü gücünden daima korkmuşlardır.そこで、死の恐怖を超越するために修行に励む。
Ofisteki çalışma masası daima kâğıtlarla doluydu.教会内の執務室のデスクには、いつも書類がうず高く積まれている。
O, daima belli ölçülere göre yanan, belli ölçülere göre sönen ezeli ve ebedi ateştir."阿座化〔あざか〕、火美猛〔かみだけ〕 声 - 緒方賢一(阿座化) / 高木渉(火美猛) 阿重霞のガーディアン。
Daima cephede olmak isterler.常に最前線で戦う。
Yapıcı tenkide daima hazırız.祥造といつもつるんでいる。
Üyelerin daima bir tıkaç taşıması gerekiyor.その会員は栓を常に携帯しなければならない。
Hayali kütleye sahip bir kuramsal parçacık daima ışıktan daha hızlı hareket eder.虚静止質量を持つ仮説上の粒子は、常に光速よりも速く運動する。
Doğru mürit daima doğru mürşidi bulacaktır.願くは大徳常に真密の口味を受け給ふべし。
Birimler daima küçük harfle yazılır.十六進数の文字は常に小文字で書く。
Uninominal isimler daima büyük harfle başlar.オブジェクトの型は常に大文字から始まる。
"Algı, daima var olan bir şeydir.なんであれあったものは常にあったのであり、常にあるだろう。
Daima yeşil ağaç veya çalılardır.常緑の高木または低木。
Çünkü maksimum verimlilik için tasarlanmışlardır ve daima yüksek çıkış (enerji) verirler.それぞれ特技が設定されており効果は常時発動する。
Daima çok sayıda yavru dünyaya gelir.多くの渡り鳥が定期的にここに訪れる。
Alınında silahlılar (Pecora) daima yukarıda tarif ettiğimiz dört bölümlü mide yapısına sahiplerdir.また、キャラクターによっては上記4カテゴリ以外に固定武装を持っていることがある。
Filler daima tam iki adım çapraz çekir eğer birinci adımdakı nokta boş.頭角基部の突起は2本で、その先端は尖る。
Bit 0 : Daima sıfırdır ve kullanılmaz.ビット0は予備であり常に0。
Maddenin içerdiği enerji daima bir enerji artışına ya da azalışına eşlik eder.精神体、即ち凝縮されたエネルギーは電気抵抗の増加或いは減少として観察される。
Ama arkadaşlarını daima korur.いつも友達を募集している。
Kardeşlerin en küçüğü olan Anne ise daima ağabeylerinin koruması altındadır.子だくさんの家の子で、いつも弟妹たちの子守をしている。
Katlar daima birbirinden farklı büyüklüktedir.カラーは1体ずつ異なっている。
Ölüm Yiyenler onun büyü gücünden daima korkmuşlardır.成敗生死不計,則天下尚有何事可畏。
H&M, koleksiyonun Madonna'nın "zamansız, eşsiz ve daima göz alıcı stilini" yansıttığını belirtti.H&M表示該系列服裝反映了瑪丹娜“永恆、獨特和永久具有魅力的風格。
1973'ten 2003 yılına kadar ödüller daima Ocak ayının ortalarında verildi.從1973年至2003年,全美音樂獎都在一月中下旬舉行。
Örnek olarak, birbiriyle daima mükemmel bağıntılı iki dalga düşünelim.舉例而言,設想完全同步相關的兩個波。
Çapraz çarpım sonucu daima orijinal vektörlerin her ikisine de diktir, yani F ⊥ v.外积结果恆垂直于兩原向量,因此F⊥v。
Kuyruklarının uzunluğu vücut uzunlukları ile daima aynıdır.尾巴的长度几乎等同于躯干的长度。
Dosta düşmana karşı daima dik durmuş asla zaafiyet göstermemiştir.面對強敵,始終不見疲態。
Geleneksel olarak ve Japonya daima lider hissedar konumunda olduğundan başkanlar Japon seçilmiştir.歷年來,因為日本是最大的股東,行长一直是日本人。
Daima düşünceliydi.一向不可意。
Daima doğru amaç için, tabii.它总是正值。
Milyar teriminin anlamı kesindir ve daima 109 anlamına gelir.Miliardo 一词明确地表示的是 109。
Burası daima tyranlar tarafından idare edildi.後來此祠被颱風吹毀。
Ama istisnalar daima olur.总是莫名其妙出现。
Redifler daima mısranın en sonunda bulunur, yani kafiyeden sonra gelir.後代都是寄合,幕末時還存在。
Mao, bu konu hakkındaki görüşlerini daima açıklamıştır.杜预对此事发表了自己的意见。
Ama istisnalar daima olur.물론 예외는 항상 존재한다.
Sonradan tüm sayısal deliller, π(x)'nin daima li(x)'den daha az olduğunu gösterdi.그러나 모든 수치적 계산으로는 π(x) 가 항상 li(x)보다 작은 것처럼 보인다.
Daima bir savaş vardı.여성은 늘 싸웠다.
Daima aptalca şeyleri yapar."가끔은 다들 바보 같은 짓을 했죠.
Kardeşi Tonraq'ı daima kıskanmıştır.그녀의 배프 블레어는 세레나를 항상 질투한다.
Onlara Pond'ların daima iyi olacaklarını söyler.그래서 수인 팬덤의 이미지가 항상 좋게 보이지 않는다고 한다.
Aslında daima aynı görünür.평소에는 항상 이 모습이다.
Daima düşünceliydi.난 항상 생각해 왔다.
"Algı, daima var olan bir şeydir.희망은 언제나, 거기에 있다.’
Ama arkadaşlarını daima korur.그는 언제나 교우들을 보호했다.
Ettikleri yemine göre savaş alanına daima en önde çıkacaklar ve alanı en son terk edeceklerdi.전투에서 승리하여도 출진한 장수는 점령한 지역에 있지 않고 원래 있던 영토로 돌아온다.
Daima yalnız yaşarlardı.평생을 홀로 살았다.
Sadaka ehli olanlar /daima sadaka verenler, Sadaka kapısından çağrılır.”이 시대의 사상가들을 제자(諸子)라 하며 그 학파들을 백가(百家)라 부른다.
H&M, koleksiyonun Madonna'nın "zamansız, eşsiz ve daima göz alıcı stilini" yansıttığını belirtti.또한 이 의류 라인은 마돈나의 "시대를 초월한 독특하고 항상 화려한 스타일"을 반영했다고 H&M이 전했다.
Yargı gücünün daima Galiçyalılar tarafından icra edilmesi.현실은 언제나 강자의 정의를 옹호했었기 때문이다.
Aynı yaz gösterime girdikleri için daima bağlantıları bulunacak.여름동안에는 신호 강도가 세어지기 때문에 인기가 있다.
Çünkü dizide her şey aleyhine olduğundan bu durum onu daima kavgaya çekmektedir.그가 관직에 등용되면 바로 따라서 그를 파직하라는 상소가 항상 있었다.
Sermaye maddi mallar değil o malların değeridir ve daima aynı değerini muhafaza eder.이 가치는 무엇인가를 위해서가 아니라 그것만으로도 가치가 있는 절대 가치이다.
Tüm kırsıçanımsılar daima otoburdur.모든 위상 동형은 항상 호모토피 동치이다.
Ofisteki çalışma masası daima kâğıtlarla doluydu.골초로, 책상이 항상 담배 꽁초가 가득 있다.
Daima doğru amaç için, tabii.항상 옳은 일에만 따른다.
Kuyruğunun ucu daima siyahtır.קצה זנבו תמיד שחור.
Domuzgillerin her ayaklarında daima 4 parmakları vardır.בכל רגל יש לחזיר 4 אצבעות.

İlgili Sayfalar