Hiçbir zaman güneş ışığı almaz ve daima karanlıktır.Koidu ajal päike ei paista, aga täiesti pime enam ei ole.
Çünkü iktidar daima tek partinin elinde bulunmaktadır.Armastus on alati võimalus viibida maailma sünni juures.
Oyun oynamayı sevmektedir, herkese iyi davranır ve daima mutludur.Tegelikult on ta hooliv tüdruk, kes tahab, et kõik alati õnnelikud oleksid.
-26.95 N ise daima harekete ters yönlü etki eden sürtünme kuvveti işlemin sonucu 73.05 Newton olurו- 26.95 ניוטון, כוח החיכוך המתנגד לתנועה, פירוש הדבר שהכוח השקול הוא 73.05 ניוטון ימינה
Açık artırma bitiş zamanını yerel zamana çevir (gerisayım daima çevrilir)Convertir les heures de fin d'enchères en temps local (les comptes à rebours sont toujours convertis)
Açık artırma bitiş zamanını yerel zamana çevir (gerisayım daima çevrilir)Översätt auktionernas avslutningstider till lokal tid (nerräkningar översätts alltid)
Açık artırma bitiş zamanını yerel zamana çevir (gerisayım daima çevrilir)Traduzir as horas de fim das licitações para a hora local (a contagem decrescente é sempre traduzida)
Açık artırma bitiş zamanını yerel zamana çevir (gerisayım daima çevrilir)Перетворювати час завершення торгів на локальний (відлік перетворюватиметься завжди)
Ama daima sevdiklerimin gözümün önünde ölmesinden nefret ediyorum.-men det är svårt att alla de jag älskar dör före mig.
Ama daima sevdiklerimin gözümün önünde ölmesinden nefret ediyorum.- men det er svært, at alle mine kære dør før mig.
Ama daima sevdiklerimin gözümün önünde ölmesinden nefret ediyorum.-mutta on kamalaa, että rakkaani kuolevat aina ennen minua.
Ama daima sevdiklerimin gözümün önünde ölmesinden nefret ediyorum.Αλλά δεν μ' αρέσει που όσοι αγαπώ πεθαίνουν πριν από μένα.
Ama en önemlisi, bu yüzden daima size öncelik veriyorAlussa web oli yksinkertainen, yhdistetty, avoin, turvallinen.
Ancak bir kişi, harikulade bir Alman, her yeni hikaye anlatma aracı ortaya çıktığında daima hatırlandı.A vzpoměnli jsi na muže, jednoho úžasného Němce, pokaždé, když se objevila nová metoda, jak vyprávět příběhy.
Ancak bir kişi, harikulade bir Alman, her yeni hikaye anlatma aracı ortaya çıktığında daima hatırlandı.En ze herinnerden zich één man, één verbluffende Duitser, telkens er een nieuw vertelmiddel kwam opduiken.
Ancak bir kişi, harikulade bir Alman, her yeni hikaye anlatma aracı ortaya çıktığında daima hatırlandı.또한 사람들은 한 남자, 한 대단한 독일인을 새로운 이야기 도구가 튀어나올때마다
Ancak bir kişi, harikulade bir Alman, her yeni hikaye anlatma aracı ortaya çıktığında daima hatırlandı.Och de kom ihåg en man, en otrolig Tysk, varje gång en ny berättarapparat poppade upp.
Ancak bir kişi, harikulade bir Alman, her yeni hikaye anlatma aracı ortaya çıktığında daima hatırlandı.Og de huskede en mand, én fantastisk tysker, hver gang et nyt fortællemiddel dukkede op igen.
Ancak bir kişi, harikulade bir Alman, her yeni hikaye anlatma aracı ortaya çıktığında daima hatırlandı.Și și-au amintit de un om, un german extraordinar, de fiecare dată când apărea un nou instrument de povestit.
Ancak bir kişi, harikulade bir Alman, her yeni hikaye anlatma aracı ortaya çıktığında daima hatırlandı.Todas elas recordam um homem, um alemão espantoso cada vez que um novo aparelho de contar histórias aparecia.
Ancak bir kişi, harikulade bir Alman, her yeni hikaye anlatma aracı ortaya çıktığında daima hatırlandı.Và họ nhớ về một người, một người Đức tuyệt vời, mỗi khi một thiết bị kể chuyện mới được ra lò.
Ancak bir kişi, harikulade bir Alman, her yeni hikaye anlatma aracı ortaya çıktığında daima hatırlandı.Y ellos recordaron a un hombre, un alemán increíble, cada vez que un dispositivo narrativo surgió.
Ancak bir kişi, harikulade bir Alman, her yeni hikaye anlatma aracı ortaya çıktığında daima hatırlandı.Και θυμούνται έναν άνθρωπο, έναν εκπληκτικό Γερμανό, κάθε φορά που μία νέα συσκευή αφήγησης ξεπηδούσε.
Ancak bir kişi, harikulade bir Alman, her yeni hikaye anlatma aracı ortaya çıktığında daima hatırlandı.И они вспоминали человека, удивительного немца, каждый раз, когда появлялся новый способ рассказа.
Ancak bir kişi, harikulade bir Alman, her yeni hikaye anlatma aracı ortaya çıktığında daima hatırlandı.І вони згадують чоловіка, одного незрівня́нного німця, кожного разу, коли з'являється нова техніка оповіді.
Ancak bir kişi, harikulade bir Alman, her yeni hikaye anlatma aracı ortaya çıktığında daima hatırlandı.והם זכרו אדם, גרמני אחד מדהים, כל פעם שמכשיר סיפור סיפורים חדש
Ancak bir kişi, harikulade bir Alman, her yeni hikaye anlatma aracı ortaya çıktığında daima hatırlandı.وتذكروا رجلا، ألمانيا مدهشا، في كل مرة يظهر جهاز جديد
Ancak bir kişi, harikulade bir Alman, her yeni hikaye anlatma aracı ortaya çıktığında daima hatırlandı.素晴らしいドイツ人のことを 新しい語りのツールが現れるたびに 思い出したのでした
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Aber es wird immer ein Bedürfnis nach nahen Ressourcen geben.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.A vedno obstaja potreba po virih blizu nas.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Il y a besoin de ressources à proximité.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Însă întotdeauna este nevoie de resurse prin apropiere.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Každopádne vždy je niekde nablízku potreba zdrojov.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.자금에 대한 필요는 언제나 가까이에 있습니다.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.lub mogą potrzebować kapitału po ciężkim okresie ale wciąż czai się potrzeba zasobów
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Maar er ligt altijd een behoefte aan middelen op de loer.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Ma c'è sempre bisogno di avere risorse vicine.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Mas há sempre necessidade de ter recursos por perto.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Mindig találni a közelben valamilyen szükségletet.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Nhưng luôn luôn có 1 nhu cầu về tiếp tế.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Pero siempre hay una necesidad de recursos en algún lugar cercano.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Resurssien tarve on aina lähellä.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Tetapi selalu ada kebutuhan akan sumberdaya yang dekat.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Vždy a všude budou potřeba další zdroje.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Αλλά υπάρχει πάντα η ανάγκη για πόρους κάπου κοντά.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Але потреба у ресурсах завжди поруч.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Но винаги има нужда от ресурси наблизо.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Но потребность в ресурсах все время остается.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.תמיד קיים צורך במשאבים קרובים.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.وهناك دوماً رغبة بمصدر مالي
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.もう一つ わかったことは
Ancak manyetizmada daima iki-kutupluluk vardır.Ale ked hovoríme o magnetizme, vždy sa bavíme o dipóloch.
Ancak manyetizmada daima iki-kutupluluk vardır.Ale s magnetismem máte vždy di-pól.
Ancak manyetizmada daima iki-kutupluluk vardır.Ale w magnetyzmie macie zawsze dwugiegunowość.
Ancak manyetizmada daima iki-kutupluluk vardır.De a mágnesességnél mindig dipólusod van.
Ancak manyetizmada daima iki-kutupluluk vardır.그러나 자기력에서는 항상 두개의 극 (쌍극자)를 갖습니다
Ancak manyetizmada daima iki-kutupluluk vardır.Ma col magnetismo si ha sempre un dipolo.
Ancak manyetizmada daima iki-kutupluluk vardır.Men med magnetism har du alltid dipol.
Ancak manyetizmada daima iki-kutupluluk vardır.Pero con magnetismo siempre tienes un dipolo.
Ancak manyetizmada daima iki-kutupluluk vardır.Но при магнетизма винаги имаме "дипол."