daima ile cümle

daima kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Daima kot ceket ve kot pantolon giyerdi.Hun klædte sig til tider som en mand med jakkesæt og mandehat.
Daima yeşil ağaç veya çalılardır.Det er som regel stedsegrønne træer eller buske.
Bir tür ismi, daima önce cins ismi belirtilerek yazılır, hiçbir zaman tek kelime olarak yazılmaz.Nu om dage opfattes Kristus nærmest som et egennavn, som ikke behøver nogen artikel.
Ekonomi daima tam istihdam denge düzeyinde bulunmamaktadır.Men vi kommer nok aldrig i et helt rent miljø.
Daima geliştirmektedir.Opdateres løbende.
Burası daima tyranlar tarafından idare edildi.Jeg har styrtet tyrannernes verden.
Sıçankangurusugiller'den farklı olarak daima gündüz aktif olur.Prærieuglen er til forskel fra de fleste andre ugler aktiv om dagen.
Uninominal isimler daima büyük harfle başlar.På dansk skrives egennavne ofte med stort begyndelsesbogstav.
Bu olgu karşısında feminist eleştiri daima bir dil eleştirisidir.I almindelig sprogbrug ligestilles kritik ofte med negativ kritik.
Birimler daima küçük harfle yazılır.Epitetet skrives alltid med liten forbokstav.
Kur'an-ı Kerîm, mümine daima marifet dersleri verir.Å snakke for et publikum vil alltid kreve trening.
Daima doğru amaç için, tabii.Gjør som regel alltid det rette til slutt.
Daima aptalca şeyleri yapar."Gjør alltid de dumme tingene.
Şiirin kapalı olmaması, kolay anlaşılması daima istenmiştir.For eksempel Jeg er lei av å alltid måtte rydde opp.
Standart bbl´in hacmi daima 42 U.S. gallon´udur veya metrik hesap üzerinde 158.987 litredir.Denne enheten tilsvarer 42 US gallons eller 158,987 liter.
Hava, daima yüksek basınç merkezinden alçak basınç merkezine doğru hareket eder.Samtidig strømmer luften alltid fra høytrykk mot lavtrykk.
Burası daima tyranlar tarafından idare edildi.Området blir ofte truffet av tyfoner.
Seferlere giderken yanlarında daimâ Bektaşî dede ve babaları eşlik ederlerdi.Likeledes var det vanlig å være dus med sine foreldre, men Des med svigerforeldre.
Daima gideceği yolu kendisi seçmiştir ve çok gururlu bir kral olmuştur.Han blir tradisjonelt regnet for å ha vært en god konge.
Korint daima İstmiya Oyunları´nın merkezi olmuştur.Korint var også verten for de isthmiske leker.
Daima kalın bir sestir.For alltid Jeløy.
Ettikleri yemine göre savaş alanına daima en önde çıkacaklar ve alanı en son terk edeceklerdi.De hadde for vane å snu ved første antydning til kamp og etterlate de regulære soldatene.
Wallis daima temiz giysiler giyer ve kendisini iyi yapmaya zorlardı.Wallis selalu berpakaian rapi dan mendorong dirinya secara keras untuk melakukannya dengan baik.
Buna rağmen liberal reformlar gerçekleştirilmesine daima karşı çıktı.Namun, ia menolak untuk melakukan reformasi liberal.
Üçüncü raylı sistemler daima doğru akım elektriğinden tedarik edilir.Sistem rel ketiga selalu dipasok listrik arus searah.
Yazın, bitkiler daima büyür.Saat musim panas, vegetasi tumbuhan mulai berkembang.
Matematikte sabit fonksiyon, her giriş değeri için çıkış değerini daima sabit kaldığı bir fonksiyondur.Dalam matematika, fungsi konstan adalah fungsi yang hasilnya tetap untuk setiap nilai masukan (input).
İnsanlara daima kötülükler yapar, zarar verirler.Kerjanya selalu bikin ulah dan merugikan orang lain.
Birimler daima küçük harfle yazılır.Nama dari satuan SI selalu ditulis dalam huruf kecil.
11) Yâd-daşt Anlamı; kendini daima Allah'ın huzurunda bilmektir.Dia adalah Yusya’ Bin Nun, dan Allah memberikan hikmah kenabian dan mukjizat yang nyata kepadanya.
Daima cephede olmak isterler.Kelompok pertama selalu berada di barisan terdepan.
Şipsi daima pasta ile yenir.Biasa disajikan dengan pasta.
"Algı, daima var olan bir şeydir.Pertama, keberadaan adalah apa yang ada.
Daima bir savaş vardı.Sering sekali terjadi perang.
Oyun oynamayı sevmektedir, herkese iyi davranır ve daima mutludur.Kucing ini suka bermain, sangat aktif, dan selalu ingin tahu.
Jacob, Bella için artık yeni bir arkadaş gibidir ve Jacob ona daima yanında olacağının sözünü verir.Jacob mengerti dan ia berjanji ia akan menjadi sahabat Bella selamanya.
Gökkuşağı daima güneşin tam karşısında olan kısımdadır.Di alam pencahayaan selalu berasal dari atas yaitu matahari.
Ve bu olayın onu daima belirsikliklere sürüklediğini ve bunu bir daha hiç hatırlamak istemediğini söyler.Dia tidak pernah menyembunyikan fakta ini dan menyatakan bahwa ia tidak menyesali keputusannya itu.
Alfred, Zofingia'nın kişisel gelişiminde çok önemli bir etkisi olduğunu daima belirtti.Tetapi sebagai pribadi, Salman telah memiliki dampak terbesar pada kehidupan saya.
Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin.Ia sangat sabar, dan selalu tenang.
Tıpkı Cassandra gibi Helenus da daima doğru kehanetlerde bulunmuştur.Sebagaimana sarden, makerel juga sering dikalengkan.
Daima yeşil ağaç veya çalılardır.Selalu hijau atau semi menggugurkan daun.
Çünkü iktidar daima tek partinin elinde bulunmaktadır.Hingga kinipun Barongko masih biasa disajikan saat pesta adat.
H&M, koleksiyonun Madonna'nın "zamansız, eşsiz ve daima göz alıcı stilini" yansıttığını belirtti.H&M nhận xét bộ sưu tập phản ánh "phong cách trường tồn, độc nhất và luôn luôn thanh lịch" của Madonna.
Daima kendisinden şüphe duyar.Luôn luôn che giấu bản thân mình.
Don Dokken'ın müziğe karşı daima bir ilgisi vardı.Bài hát được Don Costa phối nhạc.
Daima gideceği yolu kendisi seçmiştir ve çok gururlu bir kral olmuştur.Nahapana sau đó đã lên kế vị ông, và trở thành một vị vua rất hùng mạnh.
Ama istisnalar daima olur.Tất nhiên, luôn có ngoại lệ.
Daima tedbirli davranırdı.Nó luôn làm việc một cách thận trọng.
Bali kaplanı'(Panthera tigris balica)Bali kaplanları daima Bali adasına özgü oldular.Hổ Bali (Panthera tigris balica) đã có trên đảo Bali.
Çünkü iktidar daima tek partinin elinde bulunmaktadır.Giải đấu luôn chỉ có 1 hạng đấu duy nhất.
Ekonomi daima tam istihdam denge düzeyinde bulunmamaktadır.Thị trường không luôn luôn tìm được điểm cân bằng.
Daima yeşil ağaç veya çalılardır.Chúng là cây luôn xanh hoặc rụng lá.
Hizmet ettim ve şerefimi daima muhafaza ettim.Chúng tôi sẽ mãi ghi nhớ và biết ơn.
Alt kısımlar ise daima kırmızıdır.Phần dưới là màu đỏ tươi.
Mac hemen hemen daima yapacağı işte bir problem olacak gibi görünür.Khi Dante kiếm được một số tiền, nó thường là rất lãng phí.
Şipsi daima pasta ile yenir.Món này cũng thường ăn kèm với khoai tây.
Burası daima tyranlar tarafından idare edildi.Pháo đài này đã bị chiếm lấy bởi người Ottoman.
Daima kalın seslerle bitirilir.Kendine has mahalli kelimeler de vardır.Ông cũng thường có các câu nói cửa miệng ngớ ngẩn.
Daima aptalca şeyleri yapar."Ông ấy luôn hòa hợp tất cả với nhau."

İlgili Sayfalar