daima ile cümle
daima kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kırmızı daima oyunu başlıyor.Det är alltid vit som börjar spelet.
Daima kendisinden şüphe duyar.Han har alltid varit självupptagen.
Tengriciliği bugüne kadar muhafaza etmiş olan kavimler daima göçebe olmuşlardır.Jo: alla smaragder vi hittills har upptäckt har varit gröna.
11) Yâd-daşt Anlamı; kendini daima Allah'ın huzurunda bilmektir.Med tanke på hans kännedom om Josefus, hade han känt till den om den funnits vid hans tid.
Bunların vazifeleri gırtlak iç yüzünün daima nemli kalmasını sağlamaktır.Du skall jämt vara glad över ditt tungomål.
Ancak öldükten sonra hayatın devam ettiği düşüncesi daima var olmuştur.Så som man levde nu skulle man också leva efter döden.
Daima yeni fikirler üretmek için hayal gücüyle çalışır.Det gör dem beroende av att ständigt få till sig nya idéer.
Coğrafya kurallarına göre, coğrafi haritalarda batı yönü daima sol yandadır.På kartor är norr vanligtvis uppåt, medan väster följaktligen är till vänster på kartan.
Domuzgillerin her ayaklarında daima 4 parmakları vardır.Svindjur har vid varje fot fyra tår.
Böke, daima kazanan demektir.Mulle vinner dock jämt.
Daima aptalca şeyleri yapar."Och så gör de ofta."
Sinagoglardaki diğer özellikler arasında daima yanan bir lamba (ner tamid, נר תמיד – sonsuz ışık) vardır.I synagogor finns också ett evigt ljus, ner tamid.
Alt kısımlar ise daima kırmızıdır.Undersidan är ofta rödaktig.
Tüm kırsıçanımsılar daima otoburdur.Klusiler (stoppkonsonanter) är alltid oaspirerade.
Daima çok sayıda yavru dünyaya gelir.Alla spädbarn gråter ibland.
Atatürk onun arkadaşlığını daima aramış ve birbirlerine karşı vefalı dost olmuşlardır.De svär varandra evig vänskap och tartarerna ger sig iväg.
Ettikleri yemine göre savaş alanına daima en önde çıkacaklar ve alanı en son terk edeceklerdi.Hals över huvud störtar alla krigare mot den förutbestämda stridsskådeplatsen – och sin egen undergång.
Üyelerin daima bir tıkaç taşıması gerekiyor.Члени завжди повинні носити з собою корок.
Hastalığın prognozu daima şüphelidir.Прогноз завжди сумнівний.
Daima yeni fikirler üretmek için hayal gücüyle çalışır.Картьє завжди шукав нові ідеї.
Pars kedisi daima suya yakın yaşar.Бенгальські коти завжди живуть біля води.
Daima düşünceliydi.Думати потрібно завжди.
Daima bir savaş vardı.Вони завжди там, де війна.
Filmlerinde tavrını daima kadınlardan yana koyar.У серіалі він також завжди скаржиться на все.
Daima aptalca şeyleri yapar."І все завжди «робить навпаки».
Şipsi daima pasta ile yenir.Бакаляу часто подається з картоплею.
Hiçbir zaman güneş ışığı almaz ve daima karanlıktır.Та від себе не втечеш — тінь завжди буде переслідувати.
Daima kendi sahne dövüşünü ve hünerlerini sergiler.Втрачає назавжди свою історичну марку і Horch.
Ey atalarımızın sevgili ülkesi Ey güzel Madagaskar Sana olan sevgimiz hiç dinmeyecek Aksine daima var olacak.Ти чаруєш мене своєю красою Де б я не був, мила Чеснівко, Я завжди буду з тобою.
Uninominal isimler daima büyük harfle başlar.Типи об'єктів завжди починаються з великої літери.
Üstelik nano giysi daima dört modda birinde devrede olmak zorunda ve kapanma olanağı yoktur.Також нанокостюм завжди повинен перебувати в одному з чотирьох режимів, тобто його неможливо «вимкнути».
Birimler daima küçük harfle yazılır.Назви одиниць СІ завжди пишуться з малої літери.
Daima kalın bir sestir.Завжди буду вірним збірній.
3. Kuvvet daima kendi yönündeki açı doğrultusunda ikinciyi doldurmaya meyillidir.Третя Сила щоразу сильніше стукає у Ворота Світу.
Fakat, padişahların aşırı iltifatları daima tehlikeli olmuştur.Особисті потреби Мюнцера завжди залишалися дуже скромними.
Ağaç daima Uluğkayın kavramı ile birlikte değerlendirilmelidir.Яйце завжди було символом зародження життя.
Herhangi bir ordu için, lojistik daima bir problemdir.Логістика завжди була проблемою для візантійців.
Bunlar en başta daima yeşil bol otlu yağmur ormanlarıdır.В передгір'ях постійні вологі вічнозелені тропічні ліси.
Ancak, daima durağan kalacağı bir referans sistemi seçilebilir.Однак, завжди можна обрати систему відліку в якій він залишатиметься стаціонарним.
Daima kazanırım.Я завжди виграю.
Daima kazanırım.Я завжди перемагаю.
Bu süre içinde daima ezilenin, mağdur edilenin, güçsüzün yanında oldu.Naopak ten, kdo se za něho vydával, se provinil urážkou majestátu.
O da Şükufe'yi sevdiğinden daima aralarında husumet çıkar.Ona však odmítne jej s výmluvou, že již jiného má ráda.
Daima yeni fikirler üretmek için hayal gücüyle çalışır.Toto je klobouk pro vymýšlení nových nápadů.
Çünkü iktidar daima tek partinin elinde bulunmaktadır.Tato postava je členem party vždy.
Bu toplamaya göre ters daima vardır.Tomuto způsobu odběru se vždy snažíme vyhnout!
Daima kendisinden şüphe duyar.Svou vinu však vždy popíral.
Yanında daima bir masa da vardır.Vždy má u sebe hůlku.
Daima bir savaş vardı.Včera byla válka .
Buna rağmen liberal reformlar gerçekleştirilmesine daima karşı çıktı.Zrušil všechny doposud zavedené liberální reformy.
Daima cephede olmak isterler.Průběžně se udržoval na prvním místě.
Sonradan tüm sayısal deliller, π(x)'nin daima li(x)'den daha az olduğunu gösterdi.Oběti si přitom často do poslední chvíle myslí, že užili (méně nebezpečnou) extázi.
Şair, yazılarında daima aile büyüklerine saygı duyulmasını, öğütler.Odpověď na výtku, že bratři se příliš váží Starým zákonem.
Daima edepli bir hâlde otururdu.Jeho dílo bylo vždy patřičně honorováno.
Kur'an-ı Kerîm, mümine daima marifet dersleri verir.Ostatně nahlédnutí, nazření, se vždy nějak vztahuje k danosti.
NATO üyesi olan Türkiye, bölgede daima istikrar sağlayıcı bir faktör oldu."Turcia, membru NATO, a fost întotdeauna un factor de stabilitate în regiune”.
Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin.Ai fost foarte răbdător cu mine și incredibil de bun.
Her önüne gelene hareket çeker ve daima hareket çektiğini inkar eder.El îl însoțește pe acesta peste tot și nu vorbește niciodată.
Uninominal isimler daima büyük harfle başlar.Numele genului se scrie întotdeauna cu literă mare.
Daima tedbirli davranırdı.Trebuie să fii tot timpul atent.