59. Hükümetin bakan sayısı, bir önceki hükümete göre Başbakan dahil 25'ten 23'e indi.Количество министерств по сравнению с предыдущим правительством было сокращено с 25 до 16.
O zamanlar dergi editörleri dahil herkes Celeron300a kullanmaya baslamıştı.Древние шумеры использовали в обиходе цилиндрические печати.
Abel, Noel kutlamaları da dahil birçok kez, Holmboe ailesinin Eidsberg'deki evine davet aldı.Неоднократно встречался с Гитлером, в том числе в его горной резиденции Бергхоф.
İlk bitkilerde keşfedilmişler, sonra insan dahil çeşitli başka canlı gruplarında da bulundukları görülmüştür.В будущем жила на Маяке, прежде чем её вместе со многими другими Истинными Верующими выслали на поверхность.
Diğer özelliklere arkaya monte olan 3.2MP otomatik odaklı kamera dahildir.Аппарат оснащен 3,2 Мп камерой с автофокусом.
Bunun için koşma dahil birçok nazım (dizem) biçiminde belli bir hece sayısından bahsetmek imkânsızdır.Слово не следует путать с сахалар — множественным числом от самоназвания якутов, саха́.
Yüzlerce insan, kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere, öldürüldü.Было убито около 500 человек, в том числе женщин и детей.
Dahiliye Mütehassıslığı yaptı.Командир проявил гуманность.
Sabah kahvaltısı da dahil olmak üzere gün boyu tüm öğünlerde tüketilebilmektedir.Фирменные завтраки подаются в течение всего дня.
Toplantının UNESCO'nun bünyesine dahil olacak kadar önemli olduğu kabul edildi.Немалую роль в популяризации парка сыграла ЮНЕСКО.
Internet Explorer Mobile 7, Windows Embedded Compact 7'ye dahildir.Является преемницей Windows Embedded Compact 7.
Modern antolojiler dahil edilmemiştir.Другими антропологами не выделялся.
Tezeneli çalgılar grubuna dahildir.Кнопки объединяются в группы.
İşaret ikili dahil olmak üzere çıkarılanın ikinin tümleyeni alınarak diğer sayıya eklenir.Затем добавим ещё одну с номером 2 таким образом, чтобы они оказались в разных половинах отрезка.
Ölüm belgesi de dahil olmak üzere tüm tıbbi kayıtlar yok olmuştur.جميع السجلات الطبية، بما في ذلك شهادة وفاته، قد فقدت.
Mısır, Kuzey Afrika'nın bir parçası olarak dahil edilmiştir.وأدرجت مصر كجزء من شمال أفريقيا.
MSG, 1998 yılından bu yana "baharatlar ve tatlandırıcılar" terimi kapsamına dahil edilememektedir.منذ 1998، أصبح من غير الممكن إدراج MSG ضمن مصطلح "التوابل ومكسبات النكهة".
Ekonomisi büyük ölçüde çeşitlendirildi ve İzlanda, 1994 yılında Avrupa Ekonomik Alanına dahil oldu.جرى تنويع الاقتصاد إلى حد كبير وتحريره عندما انضمت آيسلندا إلى المنطقة الاقتصادية الأوروبية في 1994.
Hitler de dahil olmak üzere pek çok önde gelen Nazi, partinin varlığı boyunca burada görev yapıyordu.احتفظ العديد من القادة النازيين، بما في ذلك هتلر، بالمكاتب هناك طوال فترة وجود الحزب.
Notlar özel mülkiyet, komünizm ve para konuları da dahil olmak üzere geniş bir konu yelpazesini içermektedir.تغطي المخطوطات مجموعة واسعة من المواضيع بما في ذلك الملكية الخاصة، الشيوعية و المال.
(Onun önünde olan bir Doğu Almanyalı oyuncu da dahil.)(بينما حارب آخرون أيضا على الجانب الألماني).
Ayakkabı, çorap ve diğer aksesuarlar da bazen üniformaya dahil olur.في بعض الأحيان تكون الأحذية والجوارب وأشياء إضافية أخرى محتوى ضمن الزي.
Resifte birçok yeni türde dahil olmak üzere 514 tür canlı bulunmaktadır.وهناك 514 نوعًا من أسماك الشعاب المرجانية، بما في ذلك العديد من الأنواع الجديدة.
Örneğin Basel'de ipekliler de dahil olmak üzere tekstil en önemli sektördü.ففي بازل، على سبيل المثال، كانت المنسوجات، بما فيها الحرير، هي الصناعة الرائدة.
21 yaşındaki Gandy Londra'da Select Model Management anlaşmasıda dahil olan yarışmayı kazandı.في الواحدة والعشرين من عمره، فاز غاندي بالمسابقة التي ضمته في عقد مع وكالة "سيليكت موديل" في لندن.
Hong Kong, Singapur ve Japonya da dahil olmak üzere klasik bir piyanist olarak dünyayı gezdi.وجاب العالم كعازف البيانو الكلاسيكية تشمل هونغ كونغ، سنغافورة واليابان.
Apps yöneticileri durum iletilerinin sadece dahili olarak görülebilmesini kontrol edebiliyor.يتمتع مسؤولو التطبيقات بإمكانية التحكم في جعل رسائل الحالة مرئية فقط داخليًا.
Yüksek öğrenim dahil olmak üzere devlet tarafından sağlanan eğitim vergilerle ödenir.التعليم الحكومي، بما في ذلك التعليم العالي، يتم تموليه من خلال الضرائب.
Albüm ayrıca Ölmeden Önce Dinlemeniz Gereken 1001 Albüm kitabına dahil edildi.أُدرج الألبوم أيضاً في الكتاب 1001 ألبوم على سماعها قبل الموت.
İsrail ordusunun toplam asker sayısı, rezervler dahil olmak üzere 264,000 askerdi.كان يملك الجيش الإسرائيلي قوة محتملة، بما في ذلك إحتياطيات غير معبأة بالكامل من أصل 264،000 جندي.
(6000 yedek asker dahil değildir.) ^(حوالي 40،000 من جنود المماليك لم يكونوا في موقع المعركة).
Kiliselerin mal varlıkları (banka hesapları da dahil) hazineye aktarıldı.صودرت خصائص الكنيسة (بما في ذلك الحسابات المصرفية) المضبوطة.
Bu gruba dahil olan türlerden bazıları bütün yılanlar arasındaki en güçlü zehire sahiptirler.وبين هذه المجموعة، تظهر بعض الأنواع التي تحتوي على أقوى السموم بين كل الثعابين.
Bunlara 17 adet hedef 169 spesifik amaç dahildir.وهناك 169 غايةً للأهداف السبعة عشر.
Taliban bu görüşmeye dahil edilmedi.ولم يكن في ذلك الوقت الحديث عن حركة طالبان.
(2010 yılında eyalet olan Elburz Eyaleti dahil edilmemiştir.)(لم يكن عقوبة الإعدام خيارا في ولاية نيويورك منذ عام 2007.)
Perry, dört Guinness Dünya Rekoru dahil olmak üzere bugüne kadar birçok ödül ve adaylık elde etti.حازت بيري العديد من الجوائز حتى اليوم ومن ضمنهم أربع مرات على جائزة موسوعة غينيس للأرقام القياسية.
9 alt familya ve 316 cinsin dahil olduğu 15 familyası mevcuttur.المعروف منها حاليا فقط 15 فصيلة تشمل 9 فصيلات و 316 جنسا.
Bu sınıfa politikacılar, siyasi yöneticiler ve askeri liderler dahildir.ويشتمل الكثير منهم على السياسيين والمديرين السياسيين المعينين والقادة العسكريين.
İki cihaz da 128 veya 512 GB dahili depolama alanıyla satılmaktadır.ويباع الجهازان بسعة تخزينية تصل إلى 128 أو 512 جيجابايت.
7 Aralık 2006'da "Yılın Albümü" dahil beş dalda 2007 Grammy'lerine aday oldu.وفي السابع من سبتمبر عام 2006 رُشِحَ ماير لجوائز غرامي الخمس لعام 2007 بما في ذلك جائزة "ألبوم العام".
Peygamberlerin dile getirdiğine göre, kurban etme eylemine kişinin dahili ahlak ve iyiliği eşlik etmelidir.في زمن وفاته أثنى عليه الكثيرون بشخصيته المحبوبة وأعماله الخيرية.
Tom Amca'nın Kulübesi dahil 20'den fazla kitap yazmıştır.أكثر من 20 مقطع فيديو يحوي صوت المنشد.
2007 yılındaki The Simpsons Game dahil olmak üzere tüm Simpsonlar video oyunlarında yer aldı.ظهرت في جميع ألعاب فيديو سيمبسون، بما في ذلك لعبة عائلة سيمبسون التى صدرت عام 2007.
Diğer harflerin tümü ("Ñ", "G̃" ve digraflar dahil) sessizdir.باقي الحروف الأخرى (بما فيها «Ñ» و «G̃» والحروف المزدوجة) هي حروف ساكنة.
Ancak Ferit'de dahil olmak üzere kendisine hiç kimse inanmaz.إلا أنه لم يُعترف به إلا في فارس.
Bu olay benim isteğim ve bilgim dahilinde gerçekleşmedi. ...هذا أنا وتلك قصتي، بدون أي جدال.
Buna ilaçlar, cihazlar, sağlık bakımında kullanılan prosedür ve organizasyon sistemleri de dahildir.وهذا يشمل الأدوية والأجهزة والإجراءات والاجراءات التنظيمية المستخدمة في الرعاية الصحية.
Belirtilen rakamlara, ülkelerin iç suları (göl, gölet, nehir) dahil edilmiştir.والأرقام في الجدول التالي معتمدة على المساحات مشتملة على المسطحات المائية (بحيرات، خزن مائي وأنهار).
MySQL ve PHP v4.0.16 v4.3.7 de dahildir.الإصدارات MySQL v4.0.16 وPHP v4.3.7 متضمنة أيضًا.
Bunlardan 18 takım elemelere bu turdan itibaren dahil oldu.شارك في هذه المعركة ما لا يقل عن عناصر من 18 شعبة.
Bu kişilere Barry Guiler de dahildir.رولان بارت يجب أيضا أن يذكر هنا.
Hiddink, daha sonra Davids'i 1998 FIFA Dünya Kupası kadrosuna dahil etmiştir.وشارك بوستروم في عام 1998 مع ديفيد بيرس في تأسيس الرابطة العالمية لبعد الإنسانية.
Teğmen Jahangir Bey Novruzov'un komutanı olan silahlı pil, Azerbaycan'ın 1. bölüğüne dahil edildi.البطارية المدفعية التي قادها الملازم الأول جهانقير نوفروزوف كانت في تكوين التقسيم العسكري الأذربيجاني.
Dahili depolama alanı 16 gigabayttan 32 gigabayta değişir.مساحة التخزين الداخلية 16 أو 32 غيغابايت.
Tarım, tarımsal araştırma uygulaması da dahil olmak üzere teknikleri ilgilendirmektedir.وتهتم بالتقنيات الحديثة بما في ذلك تطبيقات البحوث الزراعية.
Tabii ki buna Sasuke de dahildir.علاوة على ذلك ، سيقوله سياران بالتأكيد أيضًا.
Bunlar, anayasa metnine dahil değildir.وهذا لا يقع ضمن نص الدستور.
23 Kasım: Ambargo kapsamına Portekiz, Rodezya ve Güney Afrika dahil edilir.23 نوفمبر الحظر العربي يمتد إلى البرتغال، روديسيا، وجنوب أفريقيا.
Katolik olan Miller akıllı tasarım savı dahil yaratılışçılık fikriyatına karşı çıkmasıyla da tanınır.ميلر ينتمي للروم الكاثوليك، معروف بمعارضته لنظرية الخلق، بما في ذلك التصميم الذكي.