dağıtmak ile cümle
dağıtmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu herkes kullanmakta değiştirmekte ve dağıtmakta özgürdür anlamına geliyor, sadece iki şey soruyoruz:Każdy może go modyfikować i wnosić swój wkład. Z naszej strony wymagamy tylko dwóch rzeczy:
Bu herkes kullanmakta değiştirmekte ve dağıtmakta özgürdür anlamına geliyor, sadece iki şey soruyoruz:그건 모든 사람이 사용가능하다는 것을 의미합니다. 수정하고 분배하고, 그리고 교환에 있어 우리는 단지 두 가지만 요구합니다.
Bu herkes kullanmakta değiştirmekte ve dağıtmakta özgürdür anlamına geliyor, sadece iki şey soruyoruz:Tất cả mọi người có quyền tự do sử dụng, sửa đổi và phân phối, đổi lại chúng tôi chỉ cần 2 thứ:
Bu herkes kullanmakta değiştirmekte ve dağıtmakta özgürdür anlamına geliyor, sadece iki şey soruyoruz:זה אומר שכל אחד רשאי להשתמש, לשנות ולהפיץ, ובתמורה אנו מבקשים שני דברים:
Bu herkes kullanmakta değiştirmekte ve dağıtmakta özgürdür anlamına geliyor, sadece iki şey soruyoruz:تعني أن الكل حر في الاستخدام والتعديل والتوزيع والتبادل نطلب فقط أمرين:
Bu herkes kullanmakta değiştirmekte ve dağıtmakta özgürdür anlamına geliyor, sadece iki şey soruyoruz:改良し 配布することができます その代わりに求められるのが プロジェクト名の クレジット表記を付け
Bu oyunda bir ordu mensubu olarak halka temel gıda malzemeleri dağıtmakla görevlisiniz.- Vzla2017, qui recrée les manifestations qui se sont produites cette année ;
Bu oyunda bir ordu mensubu olarak halka temel gıda malzemeleri dağıtmakla görevlisiniz.Ещё одна созданная на «джеме» игра — «Экономия арепы».
Buradaki de 9 çarpı 1 - şurada yaptığım işlem 2'yi ilk parantez içindeki iki terime dağıtmak.9(1+99)를 분배해 볼게요 참고로 처음에는 2를 묶에 분배한 것이고
Buradaki de 9 çarpı 1 - şurada yaptığım işlem 2'yi ilk parantez içindeki iki terime dağıtmak.Тобто, ми множимо число на кожен із доданків у дужках.
Buradaki de 9 çarpı 1 - şurada yaptığım işlem 2'yi ilk parantez içindeki iki terime dağıtmak.そして 9 です.私はこれを分配しなおします.これは 9 かける 1 たす 9 かける 99 です.
Burada tek yaptığımız A'yı parantezin içine dağıtmakAを配布し、AX+3Xにしました。
Burada tek yaptığımız A'yı parantezin içine dağıtmakDet vi gjorde var at gange ind i parentesen.
Burada tek yaptığımız A'yı parantezin içine dağıtmakJak sami widzicie, wykorzystaliśmy rozdzielność mnożenia, to jest A razy 3.
Burada tek yaptığımız A'yı parantezin içine dağıtmak우리가 한건 그냥 분배를 했어요
Burada tek yaptığımız A'yı parantezin içine dağıtmakMa come vedi tutto quello che abbiamo fatto è distribuirlo, questo A * 3.
Burada tek yaptığımız A'yı parantezin içine dağıtmakMas, como vocês já podem ver, tudo que eu fiz foi distribuir este "A"
Burada tek yaptığımız A'yı parantezin içine dağıtmakTodo lo que hicimos es distribuir la A por x y por tres.
Burada tek yaptığımız A'yı parantezin içine dağıtmakНо както виждате, всичко което направихме е да го разпределим, това e A по три.
Burada tek yaptığımız A'yı parantezin içine dağıtmakلكن كما قلت، كل ما فعلناه هو اننا وزعنا، هذه الـ a × 3
Burası güzel bir nokta-- ben bu 3'ü dağıtmak istiyorum, yani bu (3x+15)'e eşit. .3을 분배하면 우변은 3x+15가 됩니다.
Burası güzel bir nokta-- ben bu 3'ü dağıtmak istiyorum, yani bu (3x+15)'e eşit. .Aqui przemnożę 3 o que eu tenho em media, que dá 3 x Adicionar 15.
Burası güzel bir nokta-- ben bu 3'ü dağıtmak istiyorum, yani bu (3x+15)'e eşit. .Aquí przemnożę 3 por lo que tengo en soportes, que da 3 x agregar 15.
Burası güzel bir nokta-- ben bu 3'ü dağıtmak istiyorum, yani bu (3x+15)'e eşit. .Dobrý začátek, alespoň pro mne je roznásobit trojkou, takže to se rovná 3x plus 15.
Burası güzel bir nokta-- ben bu 3'ü dağıtmak istiyorum, yani bu (3x+15)'e eşit. .Dobrý začiatok, aspoň pre mňa, je roznásobiť trojkou, takže to sa rovná : 3x + 15.
Burası güzel bir nokta-- ben bu 3'ü dağıtmak istiyorum, yani bu (3x+15)'e eşit. .Először a 3-mal szeretnék szorozni, így akkor azt kapjuk, hogy ez 3x plusz 15-tel egyenlő.
Burası güzel bir nokta-- ben bu 3'ü dağıtmak istiyorum, yani bu (3x+15)'e eşit. .Trop facile. Je distribue ce 3. Ca fait 3x + 15.
Burası güzel bir nokta-- ben bu 3'ü dağıtmak istiyorum, yani bu (3x+15)'e eşit. .Vi kan starte med at gange det her 3 ind i parentesen, og så får vi lig med 3x plus 15.
Burası güzel bir nokta-- ben bu 3'ü dağıtmak istiyorum, yani bu (3x+15)'e eşit. .W tym miejscu przemnożę 3 przez to co mam w nawiasie, co daje 3x dodać 15.
Burası güzel bir nokta-- ben bu 3'ü dağıtmak istiyorum, yani bu (3x+15)'e eşit. .Това е добро начало, ще разкрием скобите за 3. и получаваме 3х плюс 5.
Chilapa, uyuşturucu alıp diğer eyaletlere dağıtmak için kullanılan stratejik bir noktadır.Tomuto jevu připisuji současné násilí.
Çünkü bu fikir uç solculuk ve serveti yeniden dağıtmakla ilgili radikal şemalarla ilişkilendirilir.그 아이디어가 극단적 좌파와 연관이 있고 부의 재분배를 위한 꽤 급진적 제도니까요.
Çünkü bu fikir uç solculuk ve serveti yeniden dağıtmakla ilgili radikal şemalarla ilişkilendirilir.בגלל שהרעיון הזה משתייך לזרוע השמאל הקיצונית ועם תוכניות דיי קיצוניות לחלוקת העושר.
Çünkü bu fikir uç solculuk ve serveti yeniden dağıtmakla ilgili radikal şemalarla ilişkilendirilir.لأنّ هذه الفكرة مقترنة مع اليسار المتطرف ومع مخططات جذريّة إلى حدّ ما لإعادة توزيع الثروات.
Çünkü bu fikir uç solculuk ve serveti yeniden dağıtmakla ilgili radikal şemalarla ilişkilendirilir.富の再分配をかなり過激に行う政策を 意味するからです 少しこの考えを調査しました
-- dağıtmak yerine sadece bir kompozisyon üzerinde yoğunlaştık.-en vez de sólo basura, de crear una composición.
-- dağıtmak yerine sadece bir kompozisyon üzerinde yoğunlaştık.건물을 흩어놓는 대신에, 하나의 구성으로 새롭게 만들어 보았습니다.
-- dağıtmak yerine sadece bir kompozisyon üzerinde yoğunlaştık.במקום אי-סדר, ליצור מִחְבָּר אחיד.
-- dağıtmak yerine sadece bir kompozisyon üzerinde yoğunlaştık.بدلا من توليد القمامة فقط، إنشاء تكوين واحد.
-- dağıtmak yerine sadece bir kompozisyon üzerinde yoğunlaştık.この地域はイギリスの
Dünya turuna çıkmak ve bibimbap dağıtmak gibi fikirlerim de var.Az is eszembe jutott, hogy bejárhatnánk a világot bibimbapot kínálva az embereknek.
Dünya turuna çıkmak ve bibimbap dağıtmak gibi fikirlerim de var.Όταν ταξιδεύω σε όλον τον κόσμο, σκέφτομαι ακόμη να στείλω παντού μουσακά.
Dünya turuna çıkmak ve bibimbap dağıtmak gibi fikirlerim de var.لقد فكرت في الامر اذا سافرت خارج البلاد يجب علينا جعل البيمباب مشهورا
İlk yapmam gereken şey, -1 i denklem içerisinde dağıtmak. .첫 번째로 하고자 하는 것은 분배법칙을 사용해서 -1을 괄호 안에 곱해주는 거에요
İlk yapmam gereken şey, -1 i denklem içerisinde dağıtmak. .Así que lo primero que quiero hacer, es que quiero distribuir Este negativo 1 aquí.
İlk yapmam gereken şey, -1 i denklem içerisinde dağıtmak. .Assim, a primeira coisa que eu quero fazer, é que eu quero distribuir Este negativo 1 aqui.
İlk yapmam gereken şey, -1 i denklem içerisinde dağıtmak. .Det første, vi kan gøre, er at slippe af med parentesen, hvor der er et minus foran.
İlk yapmam gereken şey, -1 i denklem içerisinde dağıtmak. .Het eerste wat ik wil doen, is deze haakjes hier wegwerken.
İlk yapmam gereken şey, -1 i denklem içerisinde dağıtmak. .Takže prvá vec, ktorú chcem urobiť je, že roznásobím zátvorku mínus 1.
İlk yapmam gereken şey, -1 i denklem içerisinde dağıtmak. .Takže první věc, kterou chci udělat je, že roznásobím závorku mínus jedničkou.
İlk yapmam gereken şey, -1 i denklem içerisinde dağıtmak. .Tehát az első dolog amit tenni szeretnék, hogy felbontom a zárójelet a mínusz eggyel.
İlk yapmam gereken şey, -1 i denklem içerisinde dağıtmak. .Първото нещо, което ще направим е да разкрием скобите. Пред скобите имаме - (минус)
"Irak'ı işgal etmek" ve "Irak'ı özgürleştirmek" "zenginlik dağıtmak", "kazanca el koymak"Só para dar alguns exemplos: "interromper uma gravidez" contra "matar um feto",
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Bộ đội biên phòng Ixaren được điều tới để giải tán đám đông.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Die israelische Grenzpolizei wurde geschickt, um die Menge aufzulösen.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Enviaram a polícia da fronteira israelita para dispersar a multidão.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Israëlische grenspolitie werd gestuurd om de menigte uiteen te drijven.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Izraeli határőröket küldtek a tömeg feloszlatására.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Izraelská pohraniční policie musela rozpustit dav.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Izraelska policja graniczna została wezwana, żeby rozproszyć tłum.