dağıtmak ile cümle

dağıtmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun amacı indikatörü her yere dağıtmaktır.Agregar en cada recipiente el indicador.
Polis, göstericileri dağıtmak için gözyaşartıcı bomba ve basınçlı su kullandı.La policía utilizó gases lacrimógenos y cañones de agua para dispersar a los manifestantes.
Geçici hükümet, kalabalığı dağıtmak için askeri birliklere emir verdi.El Gobierno del apartheid ordena a la policía que ametralle a la multitud.
Kartları dağıtmak için kimin sırası?Чья очередь раздавать карты?
Bunlar kafanı dağıtmak için yapman gerekenler.Вот что тебе нужно сделать, чтобы расслабиться и отвести душу.
Jet dergisi de beş DVD kopyasını dağıtmak üzere internet sitesinde yarışma düzenledi.A revista Jet, também organizou um concurso em seu site oficial oferecendo cinco cópias do DVD.
Polis, halkı dağıtmak için göz yaşartıcı bomba kullandı.A polícia teve que lançar granadas de atordoamento para dispersar a multidão.
Polis, göstericileri dağıtmak için gözyaşartıcı bomba ve basınçlı su kullandı.A polícia recorreu a gás lacrimogéneo e canhões de água a fim de dispersar os manifestantes.
Bu düzeni özellikle iyi eğitilmiş birlikler de dağıtmak çok zordu.Isso exige que os exércitos sejam muito bem treinados.
1973'te kokain satıp dağıtmak suçlaması ile tutuklandı.Em 1973, a polícia o acusou de tráfico de cocaína.
Ayrıca 1979 yılından itibaren Televizyon ve Radyo dalında ödüller dağıtmaktadır.Vanaf 1969 vielen ook radio en televisie in de prijzen.
1973'te kokain satıp dağıtmak suçlaması ile tutuklandı.In 1977 werd ze gearresteerd wegens een poging tot het kopen van cocaïne.
Bunun amacı indikatörü her yere dağıtmaktır.Na każdej osi zamontowano stabilizator przechyłu.
Hükümet bu hareketliliği dağıtmak için elinden gelen her şeyi yapıyordu.Urząd zrobił wszystko, by to zatuszować .
Dolayısıyla bunları basmak ve dağıtmak yasaktı ve tek nüsha idiler.Det enda förbjudna var att peta i ögonen och att bitas, allt annat var tillåtet.
Polis, halkı dağıtmak için göz yaşartıcı bomba kullandı.Polisen ska ha använt tårgas för att skingra demonstranterna.
Ayrıca 1979 yılından itibaren Televizyon ve Radyo dalında ödüller dağıtmaktadır.Sedan 1973 har kalendrarna varit olika för radio och TV.
1973'te kokain satıp dağıtmak suçlaması ile tutuklandı.Roku 1973 byl zatčen pro prodej kokainu.
Geçici hükümet, kalabalığı dağıtmak için askeri birliklere emir verdi.Guvernér vyslal Národní gardu, aby dav rozehnala.
Britanya'nın amacı Danimarka-Norveç, İsveç ve Rusya arasındaki ittifakı dağıtmaktı.Měla reprezentovat jednotu království Dánska, Norska a Švédska.
Podcast Capture, kullanıcılara kayıt ve podcast dağıtmak için izin veren bir uygulama.Podcast Capture - Aplicația permite utilizatorilor să înregistreze și să distribui podcast-uri.
Her yıl Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Ödülleri dağıtmaktadır.Uniunea acordă premii teatrale pentru fiecare an calendaristic încheiat.
Polis, göstericileri dağıtmak için gözyaşartıcı bomba ve basınçlı su kullandı.Poliția specială a folosit gazele lacrimogene și bastoanele pentru a împrăștia mulțimea.
Ronan’ın dikkatini dağıtmaktadır.Őt Ronan ajánlotta a producerek figyelmébe.
Hükümet bu hareketliliği dağıtmak için elinden gelen her şeyi yapıyordu.Az állami hatóságok mindent megtettek eltávolítása érdekében.
FIPRESCI genellikle film festivalleri kapsamında ödüller dağıtmaktadır.A közönség időnként tiltakozott a filmesek ellen a díjátadásokon.
Britanya'nın amacı Danimarka-Norveç, İsveç ve Rusya arasındaki ittifakı dağıtmaktı.Således måtte slaget udelukkende stå mellem Storbritannien og Danmark-Norge.
Britanya'nın amacı Danimarka-Norveç, İsveç ve Rusya arasındaki ittifakı dağıtmaktı.En forutsetning var at samlingen skulle deles mellom Norge-Sverige og Danmark.
Polis, göstericileri dağıtmak için gözyaşartıcı bomba ve basınçlı su kullandı.警察は、催涙ガスと高圧放水砲を使って、抗議者を分散させた。
Ronan’ın dikkatini dağıtmaktadır.ロナードを目のカタキにしている。
Podcast Capture, kullanıcılara kayıt ve podcast dağıtmak için izin veren bir uygulama.Podcast Capture — 是一種讓使用者錄製與傳播播客的應用程式。
Kullanıcılar LibreOffice'i ücretsiz olarak kullanmakta ve dağıtmakta özgürdür.公众可免费获得和使用LOINC。
1973'te kokain satıp dağıtmak suçlaması ile tutuklandı.1997년엔 마약 소지 혐위로 체포되어 실형을 선고 받았다.
Podcast Capture, kullanıcılara kayıt ve podcast dağıtmak için izin veren bir uygulama.팟캐스트 캡처, 사용자가 팟캐스트를 녹화하고 배포할 수 있는 기능.
Kullanıcılar LibreOffice'i ücretsiz olarak kullanmakta ve dağıtmakta özgürdür.מערכת EGNOS פתוחה לשימוש הציבור באופן חופשי וללא תשלום.
Eskrim olimpiyatlarda 3 kategoride madalya dağıtmaktadır.Помага на „Сборная“ да се класират на 3 място на олимпиадата.
680'de bu yeni yerleşimleri dağıtmak üzere gönderilen Bizans kuvvetleri yenilgiye uğradı.Bizantinska vojska, ki naj bi leta 680 preprečila njihovo naseljevanje, je bila poražena.
680'de bu yeni yerleşimleri dağıtmak üzere gönderilen Bizans kuvvetleri yenilgiye uğradı.680. aastal uusi asundusi laiali saatma saabunud Bütsantsi väed said bulgaritelt lüüa.
3'ü dağıtmak isterseniz, 3 n artı 3 olur.Dette kan også skrive som 3 gange n + 3 gange 1. Eller 3 gange n plus 3.
3'ü dağıtmak isterseniz, 3 n artı 3 olur.Nebo, pokud to chceme rozdělit na 3, bylo by to 3n plus 3.
3'ü dağıtmak isterseniz, 3 n artı 3 olur.Ou se você quiser distribuir este 3, ele será 3n mais 3.
3'ü dağıtmak isterseniz, 3 n artı 3 olur.Или ако искате да разпределите 3, това ще е 3n плюс 3.
3'ü dağıtmak isterseniz, 3 n artı 3 olur.أو إذا كنت تريد توزيع من ال 3، ويهمني أن يكون 3N زائد 3.
Aslında benzin pompaları bu nefreti dağıtmak için özellikle tasarlanmışlardır.Benzinepompen zijn eigenlijk specifiek ontworpen om die woede te verminderen.
Aslında benzin pompaları bu nefreti dağıtmak için özellikle tasarlanmışlardır.E in effetti, le pompe di benzina sono specificatamente progettate per placare quella rabbia.
Aslında benzin pompaları bu nefreti dağıtmak için özellikle tasarlanmışlardır.Et en fait, les stations services sont spécialement conçues pour apaiser cette colère.
Aslında benzin pompaları bu nefreti dağıtmak için özellikle tasarlanmışlardır.사실상 가스 펌프는 그런 분노를 해소시키기 위해 특별히 고안된 것이죠.
Aslında benzin pompaları bu nefreti dağıtmak için özellikle tasarlanmışlardır.Realmente, los surtidores están diseñados específicamente para disipar esa rabia.
Aslında benzin pompaları bu nefreti dağıtmak için özellikle tasarlanmışlardır.Şi, de fapt, pompele de benzină sunt proiectate în mod special să micşoreze această furie.
Aslında benzin pompaları bu nefreti dağıtmak için özellikle tasarlanmışlardır.Und eigentlich sind Zapfsäulen speziell gefertigt, um diesen Ärger zu zerstreuen.
Aslında benzin pompaları bu nefreti dağıtmak için özellikle tasarlanmışlardır.Và thực ra, những máy bơm xăng được thiết kế để phân tán đi sự giận dữ của chúng ta.
Aslında benzin pompaları bu nefreti dağıtmak için özellikle tasarlanmışlardır.Zresztą dystrybutory są specjalnie projektowane, żeby rozładowywać tę złość.
Aslında benzin pompaları bu nefreti dağıtmak için özellikle tasarlanmışlardır.Τα βενζινάδικα, μάλιστα, είναι ειδικά σχεδιασμένα για να ηρεμούν αυτόν τον θυμό.
Aslında benzin pompaları bu nefreti dağıtmak için özellikle tasarlanmışlardır.На самом деле, заправки специально спроектированы так, чтобы уменьшить нашу злость.
Aslında benzin pompaları bu nefreti dağıtmak için özellikle tasarlanmışlardır.למעשה, משאבת הדלק מעוצבת באופן מיוחד לנטרל את רגשות הכעס הללו.
Aslında benzin pompaları bu nefreti dağıtmak için özellikle tasarlanmışlardır.و حقيقةً أن مضخات الوقود مصممة بشكل دقيق لتخفيف هذا الاستياء
Aslında benzin pompaları bu nefreti dağıtmak için özellikle tasarlanmışlardır.特別なデザインがされているのです このようなガソリンスタンドは
Bu herkes kullanmakta değiştirmekte ve dağıtmakta özgürdür anlamına geliyor, sadece iki şey soruyoruz:Es bedeutet, dass alle sie verwenden, verändern und verbreiten können. Im Tausch bitten wir um nur zwei Dinge:
Bu herkes kullanmakta değiştirmekte ve dağıtmakta özgürdür anlamına geliyor, sadece iki şey soruyoruz:Het betekent dat iedereen het gratis mag gebruiken, wijzigen en distribueren.
Bu herkes kullanmakta değiştirmekte ve dağıtmakta özgürdür anlamına geliyor, sadece iki şey soruyoruz:Înseamnă că fiecare este liber să utilizeze, modifice sau distribuie, iar în schimb cerem doar două lucruri:

İlgili Sayfalar