dağıtmak ile cümle
dağıtmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.La police des frontières israélienne a été envoyée pour disperser la foule.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.La policía fronteriza israelí fue enviada para dispersar a la multitud.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Polisi perbatasan Israel dikirimkan untuk memecah kerumunan.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Poliţia de graniţă israeliană a fost trimisă să împrăştie mulţimea.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Η συνοριακή αστυνομία του Ισραήλ στάλθηκε για να διαλύσει το πλήθος.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Израелската гранична полиция беше изпратена да разпръсне тълпата.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Израильским пограничникам было приказано рассеять толпу.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Ізраїльські прикордонники отримали наказ розігнати натовп.
Jayda onun dağıtım rotasında 189 gazeteyi dağıtmak için 3 saat harcıyor .제이다는 3시간 동안 189부의 신문을 배달합니다
Jayda onun dağıtım rotasında 189 gazeteyi dağıtmak için 3 saat harcıyor .Jayda doet er 3 uur over om 189 kranten te bezorgen... in haar krantenwijk.
Jayda onun dağıtım rotasında 189 gazeteyi dağıtmak için 3 saat harcıyor .Jayda er 3 timer om at uddele 189 aviser på hendes avisrute.
Jayda onun dağıtım rotasında 189 gazeteyi dağıtmak için 3 saat harcıyor .Jayda impiega 3 ore a consegnare 189 giornali durante il suo percorso.
Jayda onun dağıtım rotasında 189 gazeteyi dağıtmak için 3 saat harcıyor .Jayda leva 3 horas para entregar 189 jornais em sua rota de entrega de jornais.
Jayda onun dağıtım rotasında 189 gazeteyi dağıtmak için 3 saat harcıyor .Jayde trvá 3 hodiny, než doručí 189 novin na své trase.
Jayda onun dağıtım rotasında 189 gazeteyi dağıtmak için 3 saat harcıyor .Jayde trvá tri hodiny kým doručí 189 novín na jej doručovacej trase.
Jayda onun dağıtım rotasında 189 gazeteyi dağıtmak için 3 saat harcıyor .Джейда витрачає три години, щоб доставити 189 газет на своєму маршруті.
Jayda onun dağıtım rotasında 189 gazeteyi dağıtmak için 3 saat harcıyor .На Джейда са ѝ необходими 3 часа за да извърши доставката на 189 броя вестници по своя маршрут.
Jayda onun dağıtım rotasında 189 gazeteyi dağıtmak için 3 saat harcıyor .تحتاج جيدا لـ 3 ساعات حتى توصل 189 صحيفة على مسارها
& kde; 'yi ve & Qt;' yi & CD- ROM; üzerinde ücretsiz dağıtmak tamamen yasaldır.Совершенно законно бесплатное перенесение & kde; и & Qt; на компакт- диски.
Muhabir: İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.리포터: 군중을 해산시키려고 이스라엘의 국경 경찰이 파겼됐습니다.
Muhabir: İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Reporter: la polizia di confine israeliana è stata mandata a disperdere la folla.
Muhabir: İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.כתב: הוזעקו שוטרי מג"ב שצברו ניסיון בפיזור הפגנות.
Muhabir: İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.المراسل : وأرسلت الشرطة الاسرائيلية الحدودية لتفريق الحشد .
Muhabir: İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.あらゆる武器が使用できます
Tabii ki bu yüzden Fransız Meclisi'ni dağıtmak için de birebirlerdi.Adunarea Națională.
Tabii ki bu yüzden Fransız Meclisi'ni dağıtmak için de birebirlerdi.Albo jeszcze lepiej, przyjść i rozgonić Zgromadzenie Narodowe.
Tabii ki bu yüzden Fransız Meclisi'ni dağıtmak için de birebirlerdi.아니면 더 나아가서 쳐들어가서 국민 의회를 끝장내기에도 아주 이상적이지요.
Tabii ki bu yüzden Fransız Meclisi'ni dağıtmak için de birebirlerdi.l'assemblea Nazionale.
Tabii ki bu yüzden Fransız Meclisi'ni dağıtmak için de birebirlerdi.Oder, sogar besser, um in die Menge zu gehen und die Generalversammlung aufzulösen.
Tabii ki bu yüzden Fransız Meclisi'ni dağıtmak için de birebirlerdi.Ou, ainda melhor, para entrar e dissolver a Assembléia Nacional.
Tabii ki bu yüzden Fransız Meclisi'ni dağıtmak için de birebirlerdi.Ou mieux encore, d'entrer et de dissoudre l'Assemblée nationale.
Tabii ki bu yüzden Fransız Meclisi'ni dağıtmak için de birebirlerdi.¡vamos a declarar que nosotros somos la Asamblea Nacional de Francia!
Tabii ki bu yüzden Fransız Meclisi'ni dağıtmak için de birebirlerdi.Або навіть краще, ввійти і дестабілізувати Національну Асамблею.
Tabii ki bu yüzden Fransız Meclisi'ni dağıtmak için de birebirlerdi.או אפילו טוב יותר להיכנס ולפזר את האסיפה הכללית.
Tabii ki bu yüzden Fransız Meclisi'ni dağıtmak için de birebirlerdi.أو حتى أفضل للذهاب وحل "الجمعية الوطنية".
Tabii ki bu yüzden Fransız Meclisi'ni dağıtmak için de birebirlerdi.さらに良いでしょう。 人々は少し被害妄想に 陥ってきました。
Tekrar 9'u paranteze dağıtmak istiyorum.다시 한 번, 9를 분배하고 싶어.
Tekrar 9'u paranteze dağıtmak istiyorum.Así que una vez más, se desea distribuir a los 9.
Tekrar 9'u paranteze dağıtmak istiyorum. Aslında yapmamıza gerek yok.Igen skal vi gange 9 ind i parentesen. .
Tekrar 9'u paranteze dağıtmak istiyorum.A znova, najprv použijeme distribúciu - roznásobíme zátvorku deviatimi.
Tekrar 9'u paranteze dağıtmak istiyorum.A znovu, napřed použijeme distribuci - roznásobíme závorku devíti.
Tekrar 9'u paranteze dağıtmak istiyorum.Então agora nós vamos fazer esse problema.
Tekrar 9'u paranteze dağıtmak istiyorum.Jeszcze raz, chciałbym rozdzielić tą 9.
Tekrar 9'u paranteze dağıtmak istiyorum.Megint csak a szorzást szeretném először elvégezni, itt ezzel a kilencessel!
Tekrar 9'u paranteze dağıtmak istiyorum.Une fois de plus, j'aimerais distribuer sur le 9.
Tekrar 9'u paranteze dağıtmak istiyorum.Първо, имаме скоби, като отпред е изнесено числото 9.
Toplumsal üretimi dağıtmak çok pahalıydıA decentralizált társas termelés, a decentralizált társadalmi cselekvés túlságosan költséges lett volna.
Toplumsal üretimi dağıtmak çok pahalıydı사회에서 분권적인 사회 생산을 하는 것은 너무나 많은 비용이 들었습니다.
Toplumsal üretimi dağıtmak çok pahalıydıייצור קבוצתי מבוזר היה יקר מדיי,
Toplumsal üretimi dağıtmak çok pahalıydıلقد كان الحصول على إنتاج إجتماعي لا مركزي مكلفاً للغاية،
Toplumsal üretimi dağıtmak çok pahalıydı社会で分散された行動を持つ事も -- それは社会についての問題ではなく
-- toplumun kendisi ile ilgili olmayan -- toplum içindeki aktiviteyi dağıtmak. Aslında ekonomikti.Ez nem a társadalmon múlt, hanem a dolog közgazdaságtanán.
-- toplumun kendisi ile ilgili olmayan -- toplum içindeki aktiviteyi dağıtmak.사회 그 자체가 아니었습니다.
-- toplumun kendisi ile ilgili olmayan -- toplum içindeki aktiviteyi dağıtmak.פעילות מבוזרת בחברה - נוגדת לטבע החברה.
-- toplumun kendisi ile ilgili olmayan -- toplum içindeki aktiviteyi dağıtmak.للحصول على فعل لا مركزي في المجتمع-- ذلك غير متعلق بالمجتمع نفسه.
-- toplumun kendisi ile ilgili olmayan -- toplum içindeki aktiviteyi dağıtmak.経済的な問題でした
Tüm yaptığımız "x eksi 3" ü dağıtmaktı.Akorát jsme distribuovali výraz (x plus 3).
Tüm yaptığımız "x eksi 3" ü dağıtmaktı.Alt, vi gjorde, var at gange x minus 3 ind i parentesen.
Tüm yaptığımız "x eksi 3" ü dağıtmaktı.분배법칙을 적용해서
Tüm yaptığımız "x eksi 3" ü dağıtmaktı.Всичко, което направихме, е да разпределим х минус 3.