dağınık ile cümle

dağınık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yerleşim dağınık bir yayılış göstermektedir.Het gebied toonde een verspreide bebouwing.
Dağınık bir yerleşimle, geniş bir alana yayılmıştır.Tussenin lag een groot rechthoekig binnenplein.
Karanlık ortamlarda şiddetlenen semptomun dikkat dağınıklığına neden olduğu gözlenmiştir.Er heerste alom verwarring door de slechte zichtbaarheid in de donkere bossen.
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.De toestand op het schoolterrein was chaotisch.
Arazi çok engebeli ve dağınıktır.De stad is te druk en te uitgestrekt.
Kuzeyde dağınık Rumen birlikleri kuşatılarak imha ediliyordu.De geallieerde troepen in het noorden waren nu afgesneden.
İlde irili ufaklı fındık fabrikaları dağınık bir şekilde istihdama katkıda bulunmaktadır.W międzyczasie niewielka, niezależna wytwórnia wydała Faces of Death.
Şehirdeki yerleşim ise kısmen dağınık ve çarpık, kısmen düzenlidir.Do parafii należą miejscowości: Polna i Wyskitna (część).
Yerleşme dağınık evler birbirinden uzaktadır.Zakładali osady rozrzucone z dala jedna od drugiej.
(15874) 1996 TL66, dağınık disk cismi olarak sınıflandırılan ilk gök cismi.(15874) 1996 TL66 – planetoida z dysku rozproszonego, krążąca wokół Słońca przeważnie poza pasem Kuipera.
Bu yansımaya dağınık yansıma denir.Odpowiedź ta nazywa się dyskretną funkcją przejścia.
Tacı dağınıktır.Korona rozłożysta.
Bu görüşe göre o sıralarda insan yerleşimleri hala dağınıktı ve burası şehir aşamasına geçemeden terkedildi.W ten sposób Pan rozproszył ich stamtąd po całej powierzchni ziemi, i tak nie dokończyli budowy tego miasta.
Genellikle güney, güneydoğu ve güneybatı bölgelerinde dağınık hâlde bulunmaktadırlar.Dość często występuje w południowej, wschodniej i północno-wschodniej części kraju.
Köy dağınıktır.Wieś wyludniała się.
Ölçmeler sonunda elde edilen bilgiler çok sayıda ve dağınıktır.De skriftliga lämningarna är som sagt omfattande och mångfacetterade.
Yerleşme dağınık evler birbirinden uzaktadır.Niovåningshusen är placerade parallellt med varandra.
(15874) 1996 TL66, dağınık disk cismi olarak sınıflandırılan ilk gök cismi.(15874) 1996 TL66 är ett objekt i Kuiperbältet.
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.Зрештою, школа для хлопчика стала жахливим місцем.
(15874) 1996 TL66, dağınık disk cismi olarak sınıflandırılan ilk gök cismi.(15874) 1996 TL66 — карликова планета, транснептуновий об'єкт розсіяного диску.
Yerleşim dağınık değildir.Приміщення не утеплюється.
Dağınık saçları vardır.У неї розпатлане волосся.
Diğer troçkist hareketler dağınıktır.Решта саксів розбігається.
Von Spee, Pasifik'te dağınık vaziyette seyir halindeki hafif kruvazörlerini geri çağırmak üzere emir verdi.Фон Шпеє наказав легким крейсерам і транспортам розходитися в різних напрямах.
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.Škola byla v dezolátním stavu.
Dağınık saçları vardır.Má kudrnaté vlasy.
Tacı dağınıktır.Koruna je rozložitá.
Köy dağınıktır.Probuzená vesnice.
Alışıldığı üzere saçı uzun, dağınıktır ve sırtına doğru uzanır.Vlasy měla dlouhé, rozpuštěné, po zádech splývající.
Pasiphae grubu oldukça dağınıktır.În fapt, grupul Pasiphae este foarte dispersat în înclinație.
Tacı dağınıktır.Coroana era în faliment.
Diğer hareketler dağınıktır.În celelalte cazuri, disjuncția este adevărată.
Yedrleşim şekli dağınıktır.Forma de relief este deluroasă.
Ovalar küçük ve dağınıktır.Țarmurile sunt mici și mlăștinoase.
Yani evler dağınık bir şekilde yer almaktadır.Házai szétszórtan terülnek el.
Afrika zengin fosil kayıtlarına sahiptir, ancak dağınık ve eksiktirler.Ez a kontinens gazdag, de foltos és hiányos fosszilis rekorddal rendelkezik.
Bu nedenle dağınık olarak inebilen taburlar bir hayli zor şartlarda toparlanabildiler.Így mindig olyan abroncsokon tudott futni, ami az adott körülmények között legmegfelelőbbek voltak.
Tacı dağınıktır.A kígyó elevenszülő.
Yerleşim dağınık değildir.A település akadálymentes.
Ancak dağınık olarak yaşayan bazı Lenapeler Teksas'ta kalmıştır.A csalódott együttes visszautazott Texasba.
Telek tüyleri arasında dağınık olarak bulunur.Putkisolujen välillä on rengashuokosia.
(15874) 1996 TL66, dağınık disk cismi olarak sınıflandırılan ilk gök cismi.(15874) 1996 TL66 on transneptuninen kohde hajanaisen kiekon alueella, joka löydettiin vuonna 1996.
Diğer hareketler dağınıktır.Toiset törmäykset ovat hajottavia.
Daha önceleri dağınık halde yerleşim gösteren halk, köyde su bulunması nedeniyle köye yerleşmişlerdir.Paha kultti on kuitenkin heidän perässään saatuaan tietää kylässä olevan vettä.
Yerleşim dağınık değildir.Asuntopula ei kuitenkaan hellittänyt.
Yerleşme dağınık evler birbirinden uzaktadır.Hajakylän talot ovat selvästi toisistaan erillään.
Dağınık disk, diyagramın çok daha sağına kadar devam eder.Albumilla yhtye vei progressiivista soundiaan yhä pidemmälle.
Part Krallığı, uydu krallıkların dağınık halde birleşmesinden oluşmaktaydı.He pelkäsivät muiden kansojen hajottavan valtakunnan yhtenäisyyden.
Bir çeneklilerin iletim demetleri genellikle dağınıkdır.Η προσοχή ενός ατόμου με μανία συνήθως διασπάται.
Sağ kalanlar ve kurtarılabilinen malzeme, dağınık bir şekilde geri çekilmek zorunda kalmıştır.Το ποιος και το πώς θα συντηρούνταν στη ζωή με τα απαραίτητα εφόδια έμεινε χωρίς απάντηση.
Yani evler dağınık bir şekilde yer almaktadır.Derpå er husene cirkulært placeret.
Kirli dağınık ve oburdur.Det er modbydeligt og afskyeligt.
Yerleşim ise dağınıktır.Hus os tag mådeligt.
Part Krallığı, uydu krallıkların dağınık halde birleşmesinden oluşmaktaydı.Kongen var tilstede sammen med sit forvirrede hof.
Ancak dağınık olarak yaşayan bazı Lenapeler Teksas'ta kalmıştır.Enkelte streifere er funnet i Texas.
Yerleşme dağınık bir hal almıştır.Ia senang menhancurkan sesuatu (seperti gedung) dengan cara menyeruduknya.
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.Jadwal kuliah menjadi berantakan.
Dağınık halde bulunan milletler, siyasi birliklerini kurmaya başladılar.Saat itu, orang-orang dari berbagai kampungpun mulai gelisah dan mulai melakukan pengamanan masing-masing.
Bu sırada, o civarda dağınık halde bulunan müfrezelerimize hücum ederek Viranşehir’i işgal ettiler.Ia juga menerima gelar Izumi-no-kami (和泉守) (Penguasa Izumi) dari istana.
İlçenin topografik yapısı engebeli ve dağınıktır.Penemuan situs makam megalitikum dan dolmen.

İlgili Sayfalar