dağınık ile cümle

dağınık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat bursu kabul etmeyerek dağınık yaşantısını sürdürmeye devam etti..Néanmoins, le temps est venu de supporter l'insupportable...
Arazi yapısı nedeniyle mahallelerin yerleşim durumu dağınıktır.Ceci est dû à la répartition spatiale des habitations.
Yerleşme dağınık evler birbirinden uzaktadır.Les nombreuses colonies sont éloignées les unes des autres.
2007 yılında bu yana Hint Okyanusu'ndaki Dağınık Adalar'da TAAF kapsamında değerlendirilmektedir.Toutefois, en 2007, on en a découvert dans les eaux tropicales de l'Équateur.
Köy dağınık bir alana yayılıdır.Le village se caractérise par un habitat dispersé.
Tacı dağınıktır.Le couronnement manque.
Yörüngenin parametresi küçük dağınıklıklar gösterir (15 < Δv < 80 m/s).Muestra poca dispersión de los parámetros orbitales (15 <Δv <80 m / s).
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.Y la escuela se vuelve muy fastidiosa.
Pasiphae grubu oldukça dağınıktır.El grupo Pasifae está muy disperso.
Dağınık ışık açık gökyüzü parlaklığı ve rengi üretir.La luz dispersa produce el brillo y el color del cielo despejado.
3 boyutlu bilgisayar grafiklerinde dağınık yansıma, küresel yansımanın önemli bir parçasını oluşturur.En gráficos 3D por computadora, la interreflexión difusa es un componente importante de la iluminación global.
Büyük Britanya'da dağınık olarak görülür.La Bruja Aburrida en Gran Bretaña.
Uzun ve dağınık saçları vardır.Tiene el pelo largo y despeinado.
Ölçmeler sonunda elde edilen bilgiler çok sayıda ve dağınıktır.A partir de ese momento las noticias que encontramos sobre él son pocas y dispersa.
Semte dağınık bir şekilde inşa edilmiş olan külliyenin ana elemanı durumundaki parçasıdır.Estos son parte de la segunda bobina disruptiva construida especialmente.
Bu nedenle dağınık olarak inebilen taburlar bir hayli zor şartlarda toparlanabildiler.Aquellos que no pudieron escapar a tiempo enfrentaron circunstancias muy difíciles.
Anna üstünü değiştirirken Will mutfağın dağınıklığını toplar.Adam cambia la forma en que dirige la cocina.
Dağınık yerleşmişlerdir.Se encuentran deshabitadas.
Ancak, Türk Doğu Ordusunun birlikleri de dağınıktı.Incluso la estructura de mando de las fuerzas armadas se rompió.
Köy dağınıktır.El pueblo está desierto.
Dağınık bir orman yapısı vardır.Creando un bosque encantado.
Düz bir alan olmayışı, yerleşimin dağınık olmasına sebep olmuştur.Edificio sin cimientos, claro era que se derrumbaba fácilmente.
Yani evler dağınık bir şekilde yer almaktadır.Las casas están muy dispersas.
Kavakdere köyü ise dağınık yerleşme yapısına sahiptir.También coloniza fácilmente hábitats perturbados.
Ayrıca dağınık disk cisimleriyle karşılaştırmaya bakınız.Para conmemorar el disco Paradox.
Pasiphae grubu oldukça dağınıktır.Gruppo di Pasifae, il gruppo è molto disperso.
Dağınık iskân yapısına rağmen çok sıkı sosyal ilişkiler göze çarpmaktadır.Benché centrata sulla sfera privata, l'opera possiede già un taglio sociale.
Köyün yerleşkesi dağınık olup; birkaç mezra ve mahallelerden oluşmaktadır.Il paese si presenta abbastanza sparso ed è composto da alcuni nuclei e masi.
Bitkisel örtüsü çok ender ve dağınıktır.L'uniforme degli zuavi è piuttosto complicata e scomoda.
Sakarlığı ve dağınıklığıyla ünlüdür.È tristemente famoso per la sua stravaganza e dissolutezza.
Anna üstünü değiştirirken Will mutfağın dağınıklığını toplar.Will, approfittando dell'assenza di entrambi, ruba la macchina degli zii.
Tom yatağını dağınık bıraktı.Том оставил постель незаправленной.
Kardeşimin odası hep dağınıktır.Комната моего брата всегда не прибрана.
Tacı dağınıktır.Корона раздваивается.
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.Считает школу очень скучным местом.
Yerleşme dağınık evler birbirinden uzaktadır.Жилые кварталы расположены хаотично, в отдалении друг от друга.
Yerleşim dağınık bir yayılış göstermektedir.Городу свойственна разбросанность застройки.
Zootopia, uluslararası alanda dağınık olarak gösterime girdi.Сакико подчёркивает отсутствие социального равенства в международном масштабе.
Yani evler dağınık bir şekilde yer almaktadır.Дома разбросаны беспорядочно.
Diğer hareketler dağınıktır.Их движения прерывистые.
Köy dağınıktır.Село Губино.
(15874) 1996 TL66, dağınık disk cismi olarak sınıflandırılan ilk gök cismi.(15874) 1996 TL66 транснептуновый объект, расположенный в рассеянном диске.
Barış Beldesi yerleşim olarak dağınık bir yapı sergilemektedir.Это говорит о мирном оставлении населением своих жилых мест.
Ayrıca dağınık disk cisimleriyle karşılaştırmaya bakınız.См. также сравнение с объектами рассеянного диска.
Dağınık saçları vardır.Имеет негустой волосяной покров.
Geriye kalan dağınık karakterli boşluklar enterpolasyon yardımıyla doldurulmuştur.Прицельная сетка выполнена гравировкой с последующим заполнением эмалью.
Sağlam kalan Pers gemileri dağınık olarak çekilerek Phalerum limanına sığındılar.فلاذت باقي السفن بالهرب نحو بجاية محتمين بقلعتها.
Newton yansıyan veya dağınık ya da iletilmiş olsun, aynı renk kaldığını kaydetti.وأشار إلى أنه بغض النظر عن ما إذا كان الضوء انعكس أو تشتت أو انتقل، فإنه يبقي باللون نفسه.
Günümüzde Kosova’da dağınık olarak yaşamaktadırlar.والغريب أن هذه الأطعمة مازالت تُؤكل إلى اليوم في مدغشقر.
Dağınık bir yerleşim özelliği göstermektedir.وهناك اكتشف منزلاُ يطابق المواصفات.
İngiltere'nin fethine kıyasla plansız ve dağınık olsa da aynı derecede kalıcı ve etkili olmuştur.بالمقارنة مع غزو انكلترا، لم يكن مخططًا له وغير منظم ولكنه دام مثله.
Bu yansımaya dağınık yansıma denir.وجهة النظر هذه يطلق عليها التوازن المنقطع.
Ürün neme karşı hassastır ve nemli yaz lokallerinde dağınık ve yapışkan olabilir.الصيف مثير للضيق عند السهل ومنعش عند الوديان الثلاثة.
Afrika zengin fosil kayıtlarına sahiptir, ancak dağınık ve eksiktirler.A África tem um rico registro fóssil, mas é desigual e incompleto.
3 boyutlu bilgisayar grafiklerinde dağınık yansıma, küresel yansımanın önemli bir parçasını oluşturur.Em gráficos computacionais 3D, a inter-reflexão difusa é um componente importante da iluminação global.
Sakar ve dağınıktır.In Tradição e Ruptura.
Geriye kalan dağınık karakterli boşluklar enterpolasyon yardımıyla doldurulmuştur.As enjuntas do arco principal estão decoradas com relevos da Vitória com troféus.
Köy toplamda on bir mahalleden oluşup dagınık ve engebeli bir arazi yapısına sahiptir.É constituída por doze aldeias que faz a unidade espacial e funcional.
2004 XR190, bir dağınık disk cismi olup olağandışı yüksek eğimli dairesel bir yörüngesi vardır.Mas 2004 XR190 tem uma baixa excentricidade orbital com um periélio de 51 UA.
Bu ulusların küçük, oldukça dağınık bir nüfusu var.Essas nações têm uma população pequena e altamente dispersa.

İlgili Sayfalar