dağınık ile cümle

dağınık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Nüfusu yaklaşık 4 bin olup dağınık bir yerleşim şekline sahiptir.Số lượng khoảng 4000 con và có vẻ ổn định.
Sonunda, Jin ordusu dağınık hale geldi, moralini kaybetti ve parçalanmaya başladı.Tuy nhiên, cuối cùng thì quân của Đinh đã biết về việc Lưu Hưu Phạm đã chết, và bắt đầu tự sụp đổ.
Ana madde: Yansıma Yansımalar ikiye ayrılır: düzgün yansıma ve dağınık yansıma.Bài chi tiết: Phản xạ Phản xạ có thể chia thành hai loại: phản xạ gương và phản xạ khuếch tán.
Büyük Britanya'da yaygın fakat dağınık olarak görülür.Paris tiếp tục được mở rộng nhưng khá lộn xộn.
Yerleşim dağınıktır.Nhà Mạc biến loạn.
Saçları her zaman dağınık ve annesinden kendisine miras kalan bronz bir gölgeye sahiptir.Mái tóc, luôn luôn rối bù, mang màu đồng đặc biệt được thừa hưởng từ người mẹ quá cố.
Newton yansıyan veya dağınık ya da iletilmiş olsun, aynı renk kaldığını kaydetti.Newton chú ý rằng dù là gì đi nữa, phản xạ, tán xạ hay truyền qua, màu sắc vẫn giữ nguyên.
Askerlik tekniğini yeteri kadar iyi bilmemeleri, dağınık, düzensiz olarak mücadele etmeleri.戦法の技術を十分に身に着けずに、分裂し無秩序の状態で闘争を行ったこと。
3 boyutlu bilgisayar grafiklerinde dağınık yansıma, küresel yansımanın önemli bir parçasını oluşturur.3次元コンピュータグラフィックスでは、拡散相互反射はグローバル・イルミネーションの重要な構成物である。
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.当校がロケ地となった。
Evler tek katlı ve dağınık bir yapı arz etmektedir.孤独の部屋 薄暗い和式建築。
Venezuela: Ülkede birkaç dağınık Troçkist grup bulunmaktadır.南阿蘇には十数カ所の佐川官兵衛慰霊碑が存在する。
Diğer hareketler dağınıktır.当然その動きはバラバラのはずである。
Güneşten gelen dağınık ışıklarından dolayı, bu olgu gündüzleri fark edilemez.太陽光の散乱があるため、これらは昼の間は観察することができない。
Dağınık halde bulunan milletler, siyasi birliklerini kurmaya başladılar.蘇名世,直隶肥乡人,明末清初政治人物。
Güneşten gelen dağınık ışıklarından dolayı, bu olgu gündüzleri fark edilemez.由於陽光的散射,這種現象在白天不會被注意到。
Newton yansıyan veya dağınık ya da iletilmiş olsun, aynı renk kaldığını kaydetti.牛顿还注意到,无论是反射、散射或发射,色光都会保持同样的颜色。
Pasiphae grubu oldukça dağınıktır.帕西斐群非常的分散。
Kentin sur kalıntıları orman içinde dağınık bir arazide yer almaktadır.這座城市的入口隱藏在森林幽暗的陰影之中。
Yerleşim dağınık değildir.该建筑并不对称。
Bu sırada, o civarda dağınık halde bulunan müfrezelerimize hücum ederek Viranşehir’i işgal ettiler.我军虽疲极,然屡战屡克,余勇犹堪再鼓。
Diğer hareketler dağınıktır.其他字母是干扰的。
Küme, çoğunlukla zayıf, küçük ve dağınık yapıda gökadalardan oluşmuştur.這個星系團的成員大多是黯淡、小且分散的星系。
Ancak dağınık olarak yaşayan bazı Lenapeler Teksas'ta kalmıştır.일부 넓은 두개골은 가진 레포파구스 화석이 텍사스 인근에서 발견된다.
Birçok birlik, farklı farklı yerlerde dağınık olarak katarlardan indirilmek zorunda kalındı.여러 명의 경찰이 각각 다른 부위를 제압하는 것이 매우 효과적이었다.
Venezuela: Ülkede birkaç dağınık Troçkist grup bulunmaktadır.스칸디나비아 반도의 나라들에서의 오거는 트롤과의 유사성이 많다.
Dağınık saçları vardır.부드러운 털을 갖고 있다.
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.כמו כן, בית הספר הפך להיות בית ספר מקיף.
Nizamiye taburları ise dağınık bir hâlde bugün Kosova toprakları içinde kalan Yakova’ya çekildiler.במצב קשה במיוחד היו היהודים אשר התגוררו במערב רוסיה, בשטח השייך כיום לאוקראינה.
Yıldız topluluğu, göreceli olarak dağınık bir yıldız kümesidir.סמל העיר כולל כוכב משושה וחצי סהר.
Yerleşimler dağınık şekildedir.קברים אלה הם בצורת פגודות.
Ertesi yıl boyunca süren dağınık isyanlara rağmen Galya tam olarak fethedildi.Въпреки осуетените опити за въстание през следващата година, Галия е действително подчинена.
2004 XR190, bir dağınık disk cismi olup olağandışı yüksek eğimli dairesel bir yörüngesi vardır.2004 XR190 – орбитата му е почти кръгова, но с голяма инклинация.
Venezuela: Ülkede birkaç dağınık Troçkist grup bulunmaktadır.В голяма част от страната са организирани и просъветски партизански групи.
Köy yerleşim planı dağınık olmasına rağmen hafif eğimli arazi üzerine kurulmuştur.Настаняването на бежанците върви твърде бавно, въпреки изградената околийска комисия.
Sağ kalanlar ve kurtarılabilinen malzeme, dağınık bir şekilde geri çekilmek zorunda kalmıştır.Отважная и Жемчужина са безопасно върнати.
Köy dağınıktır.Селото обезлюдява.
Bu dağınık yerleşim arazi yapısından kaynaklanmakta olup, hizmetlerin maliyetini artırmaktadır.Недостатъчна общинска собственост, която да генерира увеличаване на собствените приходи.
Alışıldığı üzere saçı uzun, dağınıktır ve sırtına doğru uzanır.Мъжете също носят косите си дълги, подстригани отпред и спускащи се отзад.
Bu yansımaya dağınık yansıma denir.Това явление се нарича пълно вътрешно отражение.
Akdeniz Bölgesi sulak ve kurak olmayan bir bölge olduğundan nüfus dağınıktır.Тъй като в Средиземноморският регион има достатъчно валежи, населението е разпръснато във всичките му части.
Dağınık ışık açık gökyüzü parlaklığı ve rengi üretir.Ta raspršena svjetlost daje nebu sjaj i boju.
Yerleşimler dağınık şekildedir.Naselje je izduljena oblika.
Bu yansımaya dağınık yansıma denir.Ta se pojava zove totalna refleksija.
Yerleşme dağınık evler birbirinden uzaktadır.Kuće u pa neselju stisnute su jedna uz drugu.
Saçları her zaman dağınık ve annesinden kendisine miras kalan bronz bir gölgeye sahiptir.Jeho vlasy, ktoré sú vždy neupravené, majú nezvyčajný bronzový odtieň, ktorý zdedil po jeho biologickej matke.
Yerleşim dağınık değildir.Dom aj tak nie je nudný.
Şehirdeki yerleşim ise kısmen dağınık ve çarpık, kısmen düzenlidir.Najčastejšie je v obci Trstín (okres Trnava) a v meste Myjava.
(48639) 1995 TL8, çok büyük bir uydusu olup ilk keşfedilmiş dağınık disk cismidir.(48639) 1995 TL8 je transneptúnsky objekt rozptýleného disku.
2004 XR190, bir dağınık disk cismi olup olağandışı yüksek eğimli dairesel bir yörüngesi vardır.2004 XR190 je novoobjavený transneptúnsky objekt v rozptýlenom disku Slnečnej sústavy.
Bu yansımaya dağınık yansıma denir.Tento jav nazývame odrazom.
Geriye kalan dağınık karakterli boşluklar enterpolasyon yardımıyla doldurulmuştur.Odrazené lúče potom vzďaľujúce sa Apollo zachytávali.
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.Šolska stavba je v drugo postala pretesna.
(15874) 1996 TL66, dağınık disk cismi olarak sınıflandırılan ilk gök cismi.(15874) 1996 TL66 ali (15874) 1996 TL66 je čezneptunski asteroid v razpršenem disku.
Yerleşim dağınıktır.Poselitev je razpršena.
2004 XR190, bir dağınık disk cismi olup olağandışı yüksek eğimli dairesel bir yörüngesi vardır.2004 XR190 ima skoraj krožno tirnico in je zaradi tega nekaj posebnega.
Kasaba kurulurken dağınık olarak kurulmuş.Mesto je zaudarjalo po razpadajočih truplih.
Gölyazı beldesinde merkezi bir yerleşim olmayıp, dağınık yapılar bulunmaktadır.Ostajajo samo javni, ne stanovanjski temelji, s slabo rekonstruiranimi zidovi.
Büyük Britanya'da güneyde dağınık olarak bulunur.Projekt je zelo sporen v severni Italiji.
Dağınık saçları vardır.Ima nenavadno pričesko.

İlgili Sayfalar