dağınık ile cümle

dağınık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.Non va bene e dovreste mettere in ordine prima ancora di iniziare.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.No se vería bien, y tendrían que ordenar el lío aún antes de empezar.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.Nu arată bine, şi trebuie să faceţi ordine înainte să începeţi.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.Tidak tampak bagus, dan kamu harus merapikannya sebelum mulai makan.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.Źle to wygląda i najpierw trzeba posprzątać bałagan.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.Виглядає погано і доведеться розібрати цю купу перед тим, як розпочати їсти.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.Выглядит неряшливо, и придётся разбираться, где какой прибор, прежде чем есть.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.Не изглежда добре и ще трябва да оправите бъркотията преди дори да започнете.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.זה לא נראה טוב, ואתם צריכים לנקות את הבלגן לפני שתוכלו בכלל להתחיל.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.食べ始める前に まず片付けからしなくてはいけませんね やり直してみましょう
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Alors que dans le cerveau, on a un système qui stocke les données de façon distribuée, et c'est solide.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Das System des Gehirns dagegen speichert Daten dezentral und ist fehlertolerant.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.In de hersenen heb je een systeem waar gegevens gedistribueerd worden opgeslagen. Dat is robuust.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Invece il sistema cerebrale conserva i dati in maniera distribuita, ed è quindi robusto.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.강력한 하나의 시스템이 있습니다.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.lưu trữ dữ liệu một cách phân tán, điều đó làm cho nó thực sự mạnh mẽ
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Natomiast w mózgu mamy system rozproszonego przechowywania danych -- i jest on niezawodny.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Pe când în creier, avem un sistem care stochează datele într-un mod distribuit, și este robust.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Sin embargo, en el cerebro, se tiene un sistema que almacena los datos de forma distribuida, y es robusto.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.В той же час, мозок представляє собою систему, яка зберігає дані розподілено, і це надійно.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Докато в мозъка имате система, която съхранява данните по разпръснат начин, и тя е здрава.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.שמאכסנת מידע בצורה מפוזרת, והיא חסינה.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.يقوم بتخزين البيانات عن طريق توزيعها ، وهذا نظام قوي.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.このような脳のように働くことのできるコンピュータを作ることが
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.As relações humanas são ricas e são confusas e são exigentes.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Az emberi kapcsolatok gazdagok, ám zavarosak, és mindenképpen nagy követelményeket támasztanak.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Ihmissuhteet ovat monikerroksisia ja sotkuisia ja vaativia.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.인간 관계란 무궁무진하고 복잡합니다. 그리고 힘든 일입니다.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Las relaciones humanas son vivas, complicadas y exigentes.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Le relazioni umane sono ricche e complesse e sono impegnative.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Les relations humaines sont riches et elles sont compliquées et elles sont exigeantes.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Mänskliga relationer är berikande och de är besvärliga och de är krävande.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Medziľudské vzťahy sú silné a komplikované a náročné.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Menschliche Beziehungen sind üppig, chaotisch und fordernd.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Menselijke relaties zijn rijk en rommelig en ze zijn veeleisend.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Mezilidské vztahy jsou bohaté, neuspořádané a náročné.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Quan hệ của con người phong phú và hỗn độn và yêu cầu cao.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Relaţiile umane sunt bogate şi dezordonate şi au cerinţe mari.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Stosunki międzyludzkie są bogate, zagmatwane i wymagające. są bogate, zagmatwane i wymagające.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Οι ανθρώπινες σχέσεις είναι πλούσιες και πολύπλοκες και είναι απαιτητικές.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Взаимоотношения между людьми богаты и разнообразны и требуют усилий.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Людські стосунки є багатогранними і хаотичними, а ще - вимогливими.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Човешките взаимоотношения са богати и са объркани и са много изискващи.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.יחסי אנוש הם עשירים ומבולגנים והם תובעניים.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.العلاقات الإنسانية هي غنية وفوضوية ومتطلبة
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.豊かで 複雑で 骨の折れるものです 私達はそれを技術できれいにします
Konuşmak istediğim diğer şey ise düzgün ve dağınık yansımanın aynı anda olabileceğidir.הדבר השני שאני רוצה לדבר עליו, הוא המקרים בהם יש לנו גם החזרה מסודרת, וגם החזרה מפוזרת באותו זמן.
Konuşmak istediğim diğer şey ise düzgün ve dağınık yansımanın aynı anda olabileceğidir.الشي الاخر اود التحدث عنه هو عندحدوث الانعكاس المنتظم وغير المنتظم في نفس الوقت
Muhtemelen burdan gidip, bu dağınıklığı temizlemenize engel olmamalıyım.Forse dovrei andarmene e lasciarvi il compito rimettere a posto tutto questo casino.
Muhtemelen burdan gidip, bu dağınıklığı temizlemenize engel olmamalıyım.Ich sollte besser verschwinden und euch den Scheiß hier in Ordnung bringen lassen.
Muhtemelen burdan gidip, bu dağınıklığı temizlemenize engel olmamalıyım.Ik vertrek best om jullie de boel te laten schoonmaken.
Muhtemelen burdan gidip, bu dağınıklığı temizlemenize engel olmamalıyım.Je devrais y aller et vous laisser arranger ce bordel.
Muhtemelen burdan gidip, bu dağınıklığı temizlemenize engel olmamalıyım.Όπως και να'χει θα πρέπει να πηγαίνω και να σας αφήσω να καθαρίσετε αυτόν τον μπελά.
Muhtemelen burdan gidip, bu dağınıklığı temizlemenize engel olmamalıyım.Но... Лучше я пойду, а вы пока уберитесь тут.
Muhtemelen burdan gidip, bu dağınıklığı temizlemenize engel olmamalıyım.ネルソン、いいケツしてるよマジ。あとでな
Saçları dağınık, elbisesinin ön kısmı düzensiz, çıplak ayakları ise biraz çirkin.Její vlasy jsou neupravené, vepředu jsou šaty vyhrnuté, její nohy jsou bosé, což bylo velmi nemravné.
Sen ne daginik yiyorsun!Eres un desastre comiendo.
Sen ne daginik yiyorsun!Tu manges si mal.
Sen ne daginik yiyorsun!Είσαι πολύ ενθουσιώδης στο φαγητό!
Sen ne daginik yiyorsun!美味しいのにどうして隠せるんですか?

İlgili Sayfalar