dağınık ile cümle

dağınık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Fakat şimdiye kadar, evrene bakış açımız kopuk ve dağınıktı.하지만, 지금까지 우리가 가지고 있던 우주를 향한 시각은 끊겨있고 부분적인 것들 이었습니다.
Fakat şimdiye kadar, evrene bakış açımız kopuk ve dağınıktı.Nhưng cho tới bây giờ, cái nhìn của chúng ta về vũ trụ đã ngưng kết nối và gãy vụn.
Fakat şimdiye kadar, evrene bakış açımız kopuk ve dağınıktı.אבל עד עכשיו, ההבנה שלנו של היקום היתה מנותקת ומפוזרת,
Fakat şimdiye kadar, evrene bakış açımız kopuk ve dağınıktı.و لكن حتى الآن، نظرتنا إلى الكون ما زالت مجزأة و ضعيفة،
Fakat şimdiye kadar, evrene bakış açımız kopuk ve dağınıktı.自然の織成す素晴しい物語の多くは語らわれずにいました
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.En av de sakar som hon upptäckte var att hennes makes sjukjournaler i en pappersmapp var helt i oordning.
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.그녀가 발견한 점 중 하나는 바로 이 폴더에 들어있는 남편의 의무기록이
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.Salah satu hal yang dia temukan adalah rekam medis suaminya pada map ini berantakan.
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.Едно от нещата, което тя откри е, че медицинските данни на съпруга й в тази папка просто не са били подредени.
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.Она обнаружила, что в истории болезни ее мужа, в этой бумажной папке, был полный беспорядок.
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.אחד מהדברים שהיא גילתה היה שהתיק הרפואי של בעלה בתוך תיקיית הנייר הזו
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.أحد الأشياء التي إكتشفتها أن سجل زوجها الطبى في هذا المجلد الورقى
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.ご主人の医療記録が かなりぐちゃぐちゃに ファイルされていることでした。
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.Bevitele, találtam egy kis szétszórt gyülekezet tengerészek és hajósok feleségei és özvegyek.
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.Die Eingabe, fand ich einen kleinen verstreuten Gemeinde von Matrosen und Seeleute Frauen und Witwen.
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.Entrando, ho trovato una piccola congregazione sparsi di marinai e naviganti 'mogli e le vedove.
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.Entrar, eu encontrei uma pequena congregação dispersos de marinheiros e marinheiros esposas e viúvas.
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.Het invoeren, vond ik een klein verspreid gemeente van zeilers, en zeemansvrouwen en weduwen.
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.Indtastning af, fandt jeg en lille spredt menighed af sejlere og sejlere 'koner og enker.
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.Introducerea, am găsit o comunitate mica împrăştiate de marinari, şi "marinari neveste şi văduvele.
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.입력, 나는 선원의 작은 흩어져있는 모임을 발견하고, 선원의 아내
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.Memasuki, saya menemukan sebuah jemaat tersebar kecil pelaut, dan 'istri pelaut dan janda.
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.Saisie, j'ai trouvé une petite congrégation dispersée de marins, et les marins "épouses et les veuves.
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.Skriva in, jag hittade en liten utspridda församling sjömän och sjömän fruar och änkor.
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.Syöttäminen, löysin pienen hajallaan seurakunta merimiehet ja merimiesten vaimot ja leskiä.
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.Vào, tôi đã tìm thấy một cộng đoàn nhỏ nằm rải rác thủy thủ, và thủy thủ 'vợ và góa phụ.
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.Vstop, sem našel manjših razpršenih občestvo jadralci, jadralci in žene in vdove.
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.Wprowadzanie, znalazłem małe rozproszone zgromadzenie żeglarzy i marynarzy żony i wdowy.
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.Zadanie som našiel malý roztrúsené zhromaždenie námorníkov a námorníkov "manželky a vdov.
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.Zadání jsem našel malý roztroušené shromáždění námořníků a námořníků "manželky a vdov.
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.Μπαίνοντας, βρήκα ένα μικρό διάσπαρτα σύναξη των ναυτικών, και "ναυτικοί γυναίκες και χήρες.
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.Войдя, я обнаружил небольшой рассеянный собрания моряков и моряков жен и вдов.
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.Въвеждане, открих малки и разпръснати общество моряци и моряци съпруги и вдовиците.
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.Увійшовши, я виявив невеликий розсіяний зборів моряків і моряків дружин і вдів.
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.נכנסים, מצאתי קהילה קטנה של מלחים המפוזרים, ו 'נשות הימאים
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.الدخول ، وجدت الجماعة الصغيرة المتناثرة من البحارة ، و "زوجات البحارة
Girilmesi, denizcilerin, küçük bir dağınık cemaat bulundu ve denizcilerin eşleri ve dul.、寡婦。くぐもった沈黙だけで切断、在位
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Ako môžete vidieť, má rovnako neusporiadanú kanceláriu.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Amint látják, neki sincs nagy rend az irodájában.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Een even slordig kantoor, zoals je kunt zien.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Igual de desordenada es su oficina, como pueden ver.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Kantor yang tidak rapi itu, seperti yang kalian lihat.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.보다시피 공평하게 어질러져있군요.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Lika stökigt kontor som Einstein, som ni kan se.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Można zauważyć tak samo nieuporządkowane biuro.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Sie sehen ihn hier in einem sehr unordentlichen Büro.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Son bureau est tout autant en désordre, comme vous pouvez le constater.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Stesso ufficio disordinato, come potete vedere.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Também tem um escritório desarrumado, como podem ver.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Un birou la fel de dezordonat acolo, așa cum puteți vedea.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Văn phòng lộn xộn một cách cân xứng, như bạn thấy đấy.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Как видите, точно с таким же беспорядком в кабинете.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Също толкова разхвърлян офис, както виждате.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.משרד מבולגן באותה מידה, כמו שאתם רואים.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.مكتب غير مرتب مثل مكتب أينشتاين، كما ترون هنا
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.彼は96才です かつてパグウォッシュ運動を始めました
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.Ça n'a pas l'air bien, et il faut nettoyer le gâchis avant même de commencer.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.Het lijkt nergens op en je moet de troep opruimen voordat je kan beginnen.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.좋아보이지도 않을 뿐더러 식사를 시작하기도 전에 지저분한 것을 치워야만 하겠죠.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.Nó không đẹp mắt, và bạn phải dọn dẹp đống lộn xộn trước cả khi bắt đầu ăn.

İlgili Sayfalar