dağınık ile cümle
dağınık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Şu kenara yapayım; çok dağınık olmak istemiyorum.9は 2 97 に
Şu kenara yapayım; çok dağınık olmak istemiyorum.E vou fazer aqui do lado. Eu não quero que fique bagunçado.
Şu kenara yapayım; çok dağınık olmak istemiyorum.이 옆에서 해보죠 좀 지저분해지기 싫네요
Şu kenara yapayım; çok dağınık olmak istemiyorum.Lo farò sul lato qui; non voglio essere troppo disordinato.
Şu kenara yapayım; çok dağınık olmak istemiyorum.Lo voy a hacer en el otro lado aqui; no quiero ser muy desprolijo.
Şu kenara yapayım; çok dağınık olmak istemiyorum.Obliczę to tutaj z boku; nie chcę zrobić bałaganu na tablicy.
Şu kenara yapayım; çok dağınık olmak istemiyorum.سوف اقوم بذلك هنا على هذا الجانب، لا اريد ن اصنع فوضى
Şu kenara yapayım; çok dağınık olmak istemiyorum.在这边来做 免得弄乱
Temizlik yapıyorum. Bu oğlumun odasının bir fotoğrafı değil, onunki daha dağınık.15歳の息子がいますので 僕は1日中 料理に追われています
Temizlik yapıyorum. Bu oğlumun odasının bir fotoğrafı değil, onunki daha dağınık.저는 청소도 합니다. 이 사진은 제 아들 방이 아니에요 아들 방이 더 더럽거든요
Temizlik yapıyorum. Bu oğlumun odasının bir fotoğrafı değil, onunki daha dağınık.أُنظّف ، هذه ليست صورةً فعلية لغرفة ابني ؛ غرفته أكثر فوضى.
Ve de onun her gün bu dağınık kırmızı karelere bakmasının onun için acı verici olduğunu düşündüm.그리고 제겐 정리되지 않은 빨간 사각형 때문에 이 남자의 기분이 정말 안 좋아 보였어요.
Ve de onun her gün bu dağınık kırmızı karelere bakmasının onun için acı verici olduğunu düşündüm.Parecia-me que ele se sentia bastante mal a olhar para estes quadrados vermelhos desorganizados, dia após dia.
Ve de onun her gün bu dağınık kırmızı karelere bakmasının onun için acı verici olduğunu düşündüm.Și mi s-a părut că și el se simțea foarte prost uitându-se la aceste pătrate roșii neorganizate zi de zi.
Ve de onun her gün bu dağınık kırmızı karelere bakmasının onun için acı verici olduğunu düşündüm.Zdálo se mi, že je mu fakt mizerně tváří v tvář těm neuspořádaným čtvercům den co den.
Ve de onun her gün bu dağınık kırmızı karelere bakmasının onun için acı verici olduğunu düşündüm.Και μου φαινόταν ότι κι ο ίδιος ένιωθε άσχημα αντικρίζοντας τα ακατάστατα κόκκινα τετράγωνα κάθε μέρα.
Ve de onun her gün bu dağınık kırmızı karelere bakmasının onun için acı verici olduğunu düşündüm.И мне казалось, что он и сам чувствует себя очень плохо, день за днем созерцая эти беспорядочные квадраты.
Ve de onun her gün bu dağınık kırmızı karelere bakmasının onun için acı verici olduğunu düşündüm.ונראה לי שאפילו הוא מרגיש רע מאד מלהביט יום-יום בריבועים האדומים המבולגנים האלה.
Ve de onun her gün bu dağınık kırmızı karelere bakmasının onun için acı verici olduğunu düşündüm.وبدا لي أن شعر بالأسى لأنه يواجه هذه المربعات الحمراء غير المنظمة كل يوم
Ve de onun her gün bu dağınık kırmızı karelere bakmasının onun için acı verici olduğunu düşündüm.ブロックを見続ける事に 嫌気がさしているように思えたのです そこでそんな彼を助けるべく
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.A jsme si tak jisti, že vesmír se nepohybuje od šlichty ke složitosti.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.Dan kita semua tahu di dalam hati kita bahwa alam semesta tidak berubah dari acak-acakan menjadi kompleks.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.E nós temos a convicção profunda de que o Universo não caminha da desordem para a complexidade.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.És a szívünk mélyén mindannyian tudjuk, hogy a világegyetem nem utazik a katyvasztól a komplexitás felé.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.E sentiamo nel profondo dei nostri cuori che l'universo non va da poltiglia ad entità complesse e composte.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.Et nous savons dans notre for intérieur que l'univers ne voyage pas de la bouillie vers la complexité.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.Jokainen tietää sisimmässään, että universumi ei kulje mössöstä monimuotoisuuteen.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.우리들은 모두 마음속으로는 우주는 질퍽질퍽한 상태에서 복잡하게 변해왔다고 생각하지 않습니다.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.Och vi vet innerst inne att universum inte går från röra till komplexitet.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.Og vi ved i vores hjerters hjerte at universet ikke bevæger sig fra grød til kompleksitet.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.Și știm din intuiție că universul nu evoluează din dezordine către complexitate.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.Skrycie wiemy, że wszechświat nie przeistoczył się z bezładnej papki w tak skomplikowaną formę.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.Và chính chúng ta hiểu được rằng vũ trụ không chuyển động từ một chất đặc sệt đến sự phức tạp.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.We weten in ons diepste zelf dat het universum nooit van brij naar de complexiteit gaat.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.Wir wissen tief in unserem Herzen, dass das Universum sich nicht von Pampe zu Komplexität bewegt.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.Y sabemos desde lo más profundo del corazón que el Universo no va del desorden a la complejidad.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.Και γνωρίζουμε ενστικτωδώς ότι το σύμπαν δεν προχωράει από το χυλό στην πολυπλοκότητα.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.И интуитивно мы осознаем, что Вселенная не движется от простого месива в направлении сложной системы.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.И ние знаем, дълбоко в сърцата си, че Вселената не пътува от каша към сложност.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.ועמוק בתוך ליבנו אנו יודעים שהיקום לא נע מדייסה אל מורכבות.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.و نحن نعلم في صميم قلوينا بأن الكون لا يسير من العشوائية إلى التعقيد.
Ve hepimiz kalbimizin derinliklerinde biliyoruz ki evren, bu dağınık çorba halinden karmaşıklığa doğru gitmez.宇宙はドロドロから複雑に 変わったりはしないと... 実はこの直観は
Yani diyorum ki bu bir çeşit dikkat dağınıklığıAlors je dis que c'est une sorte de distraction.
Yani diyorum ki bu bir çeşit dikkat dağınıklığıDeci ceea ce spun este că asta este o diversiune.
Yani diyorum ki bu bir çeşit dikkat dağınıklığı저는 이것이 방해물의 하나라고 생각합니다.
Yani diyorum ki bu bir çeşit dikkat dağınıklığıMoim zdaniem to nas rozprasza.
Yani diyorum ki bu bir çeşit dikkat dağınıklığıQuindi sto dicendo che questa è una sorta di distrazione.
Yani diyorum ki bu bir çeşit dikkat dağınıklığıSå jeg siger, at det er en form for afledningsmanøvre.
Yani diyorum ki bu bir çeşit dikkat dağınıklığıSo, ich sage nun, das ist so etwas wie eine Ablenkung.
Yani diyorum ki bu bir çeşit dikkat dağınıklığıSzerintem ez egyfajta figyelemelterelés.
Yani diyorum ki bu bir çeşit dikkat dağınıklığıVà tôi cho là chúng ta đã hơi lạc hướng.
Yani diyorum ki bu bir çeşit dikkat dağınıklığıΛέω, λοιπόν, πως αυτά αποτελούν περισπασμούς.
Yani diyorum ki bu bir çeşit dikkat dağınıklığıТова, което казвам е, че това отвлича вниманието.
Yani diyorum ki bu bir çeşit dikkat dağınıklığıЯ считаю, что это часть манипуляции нашим сознанием.
Yani diyorum ki bu bir çeşit dikkat dağınıklığıאז אני אומרת שמדובר פה בהסחת דעת.
Yani diyorum ki bu bir çeşit dikkat dağınıklığıإذا أنا أقول أن هذا النوع من التشتت
Yani diyorum ki bu bir çeşit dikkat dağınıklığıしかし 状態は改善されます
Yuvaya çok hasar verir... ...bu durumda dağınıklığı toparlamak için fazladan işçi gerekir.Der Bau wird stark beschädigt und zusätzliche Ameisen werden benötigt, um die Schäden zu reparieren.
Yuvaya çok hasar verir... ...bu durumda dağınıklığı toparlamak için fazladan işçi gerekir.Der er store skader på boet, og der er brug for ekstra myrer til at rydde op i rodet.
Yuvaya çok hasar verir... ...bu durumda dağınıklığı toparlamak için fazladan işçi gerekir.Er is veel schade aan het nest en er zijn extra mieren nodig om de rommel op te ruimen.