Kriller su içinde eşit dağılmazlar, bir araya gelerek büyük kütleler oluştururlar.Sie sollten nicht (mit kaltem Wasser) abgeschreckt, sondern in noch heißem Zustand serviert werden.
1976 yılından bu yana, SDS'nin dağılması sonucu ortaya çıkan Sosyalist Büro örgütüne üyeydi.Seit 1976 war er Mitglied im Sozialistischen Büro, das beim Zerfall des SDS entstanden war.
1530'da Büyük Ravensburg Ticaret Topluluğu'nun dağılmasıyla şehirde ekonomi durgunlaşmıştır.Um 1530 ging die Große Ravensburger Handelsgesellschaft unter.
Bu nedenlerle grup 1982'de dağılmaya sürüklemiştir.Aus diesem Grund löste sich die Gruppe im Jahr 1982 auf.
Yugoslavya'nın dağılması sonucu tekrar gündeme gelmiştir.Dadurch wurde der Zerfall Jugoslawiens beschleunigt.
Köylüler dağılmak zorunda kaldılar.Bauernhöfe mussten verlassen werden.
Bu durum 2010'da Hollanda Antilleri'nin dağılmasına değin sürmüştür.Diese Konstruktion besteht seit der Auflösung des Landes Niederländische Antillen im Jahre 2010.
Grup 2015 yazında dağılma kararı almıştır.Die Band beschloss im Sommer 2015 die Auflösung.
Grup, 1999'da Perfectly Normal adlı bir grubun dağılması sonrasında kuruldu.Die Band gründete sich 1999 nach der Auflösung der Band Perfectly Normal.
Yugoslavya’nın Dağılması ise kanlı oldu.Mit dem Zerfall Jugoslawiens verarmte sie.
Onların birleşmeleri ya da dağılmalarından diğer her şey meydana gelir.Dabei wird entweder in der Gruppe (Clan) oder einzeln gegeneinander gespielt.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra ilk maçını Moldova'ya karşı oynamışlardır (12 Ekim 1992).Sie spielte ihr erstes Match nach der Teilung der Sowjetunion gegen Moldawien am 12. Oktober 1992.
SSCB'nin dağılma süreci başladı.Prozess der Auflösung des FDGB hat begonnen.
Grubun dağılmadan önce çıkarttığı son albümdür.Es ist das letzte Album, das die Gruppe vor ihrer Auflösung aufnahm.
Kendisini daha çok alkole verir ve yavaş yavaş dağılmaya başlar.Sie tanzen, und er merkt, dass er allmählich betrunken wird.
Sovyetler'in dağılmasının ardından Rusya adına yarışmaya başlamıştır.Nach dem Zerfall der Sowjetunion startete sie zunächst für Russland.
Gazete Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla siyasi yayın yapmaktan vazgeçti.Er schrieb Reportagen über die politische Auflösung Jugoslawiens.
Savaş uçakları saldırı zamanında mütenasip bir şekilde hedef üzerinde dağılması gerekiyor.Flugzeuge haben sich während der Zeit über Ziel gleichmäßig zu verteilen.
Son baskısı 1988 yılında basılan ansiklopedi Yugoslavya'nın dağılması'ndan sonra bir daha basılmamıştır.Es wurde erst nach 1988 aus einer nicht mehr verwendeten Tür des Kirchengestühls hergestellt.
Ayrıca Beatles'in dağılmasında önemli rol oynamıştır.Auch er hatte eine enge Beziehung zu den Beatles.
Halka, sonraki 300 milyon yıl içinde genişleyerek dağılmaya başlayacak.Er wird sich für die nächsten 300 Millionen Jahre weiter ausdehnen und sich dann langsam auflösen.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Rusya'nın ekonomik istatistiklerini yeniden hesaplamaya başladı.Nach dem Zerfall der Sowjetunion stellte sich die Frage nach der Kontinuität der russischen Geschichte erneut.
Rumen 3. Ordusu 19 Kasım gün sonunda dağılmaya başlamıştı.La 3e armée roumaine commença à se désintégrer à la fin du 19 novembre.
Tom Gabriel Fischer'ın 2008 yılındaki ayrılışının ardından Celtic Frost tekrar dağılmaya karar verdi.À la suite du départ de Tom Gabriel Fischer en 2008, Celtic Frost se sépare.
Dağılmadan evvelki İsrail Krallığı.Le royaume d'Israël est anéanti,.
Grubun dağılmasından sonra Warrel Dane, Jim Sheppard ve Jeff Loomis 1992 yılında Nevermore adlı grubu kurdu.Après avoir dissout le groupe, Warrel Dane, Jim Sheppard, et Jeff Loomis forment le groupe Nevermore en 1992.
Grup San Francisco'ya döndüğünde, Pfahler'ın tüm karşı çıkmalarına rağmen dağılmaya karar verdi.À leur retour à San Francisco, le groupe se réunit et décide de se séparer, malgré les réticences de Pfahler.
Company Flow'un dağılmasının ardından El-P, Definitive Jux adlı plak şirketini kurdu.El-P décide ensuite de créer son propre label, Definitive Jux.
Ölümünden ve Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra, kısa hikâyeleri Rusya'da basıldı.Après sa mort et la chute de l'Union soviétique, de nombreux recueils de ses nouvelles sont publiés en Russie.
1994 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra, resmen bir Rus mahkemesi tarafından temize çıkarıldı.En 1994, après la dislocation de l'Union soviétique, Saalwächter est réhabilité par un tribunal russe.
Filmin kaybettiği para 4 Şövalyeler Kulübü'nün dağılmasına neden oldu.L'échec financier important cause la dissolution du Club des Quatre Chevaliers.
Reşkotan aşireti ile savaşmışlardır ve bu savaş onların dağılmasına neden olmuştur.Ils arrivent trop tard pour le sauver et ce drame les sépare.
Ayrıca Beatles'in dağılmasında önemli rol oynamıştır.Il voit aussi la séparation des Beatles.
Grup, 1960'ların başarılı Avustralyalı Arayıcı grubunun dağılmasından sonra kuruldu.Le groupe est formé après la dissolution du groupe australien The Seekers, auteur de succès.
Pompeius'un on üç Lejyonun da sancağı, komple bir dağılma işreti olarak, ele geçirildi.Les treize étendards des légions pompéiennes furent capturés, signe de leur débandade.
3. Panzer Ordusu, 25 Haziran'da dağılmaya başladı.Le 25 juin, la IIIe Panzer Armee fut désintégrée.
Uluslararası Birim, 1943'te Komintern'in dağılmasıyla hemen hemen aynı anda bulundu.En 1943, le parti se dissous en même temps que le komintern.
Köylüler dağılmak zorunda kaldılar.Les villageois se dispersèrent.
Grup 2015 yazında dağılma kararı almıştır.L'association a prononcé sa dissolution en décembre 2015.
SSCB'nin dağılmasıyla, madalya artık verilmemektedir.L'IFFF étant désormais dissoute, cette compétition n'existe plus.
Blue System, Dieter Bohlen tarafından 1987'de Modern Talking'in dağılmasıyla kurulmuş Alman pop grubudur.Le groupe est formé en 1987 par Dieter Bohlen, à la suite de la rupture du groupe Modern Talking.
Bu askerlerden oluşan birlikler, dağılma eğilimi gösterirler.Mais ces partisans de l'unification apparaissent divisés.
Ancak 1956'da bu orkestra da dağılmak zorunda kaldı.L'orchestre est devenu indépendant en 1956.
Yılın son haftalarında bir numara olan "Dağılmak İstiyorum" ise yedi ardışık hafta bu sırada kaldı.Il reste sept places à pourvoir lors du dernier week-end de ces "trial days".
Selçukluların 1157'de dağılması, Gaznelilere pek yarar sağlamadı.Les Bénédictins installés là en 1127 n'avaient pas eu plus de succès que les Cisterciens.
Bu esnada grup hem kişisel hem de müzikal farklılar nedeniyle dağılmaya başladı.En 1982, le groupe se sépare, à cause de divergences musicales et artistiques.
Örneğin; civanın dağılmamasıdır.Aussi est-il économique de ne pas transmettre la redondance.
Nurettin Canikli: " Avrupa Birliği'nin dağılma süreci başlamıştır.Guerre de Sécession: Début du blocus de l'Union.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından okrug Rusya'nın bir federal bölümü haline geldi.Après la chute de l'URSS, il devient un sujet fédéral de Russie.
1960'ta kulüp 3. lige düştü ve dağılma sürecine girdi.Dans les années 1960, le club perd son stade, et entame une transformation.
Bu durum 2010'da Hollanda Antilleri'nin dağılmasına değin sürmüştür.Jusqu'en 2010, il représente les Antilles néerlandaises.
Grup, 1960'ların başarılı Avustralyalı Arayıcı grubunun dağılmasından sonra kuruldu.La banda se formó tras la desaparición de la exitosa banda australiana de los años 60 The Seekers.
Charlie Straight grubunun dağılmasından sonra Černý tarafından kurulmuştur.La banda fue creada por Černý tras separarse su antigua banda Charlie Straight.
Dağılmadan evvelki İsrail Krallığı.El reino de Jerusalén había desaparecido.
A Tribe Called Quest'in 1998'de dağılmasıyla Q-Tip, solo kariyerine yöneldi.Tras disolverse A Tribe Called Quest en 1998, Q-Tip dio comienzo a su carrera en solitario.
SSCB'nin dağılmasıyla, madalya artık verilmemektedir.Con el Partido Peronista disuelto, el MJP dejó de existir.
Kriller su içinde eşit dağılmazlar, bir araya gelerek büyük kütleler oluştururlar.El agua de amasado no se evapora sino que pasa a ser parte de él una vez endurecido.
Bununla birlikte saçma gürültüsü enerjisi her zaman istenilen bant aralığında dağılmayabilir.Sin descartar que el ruido nunca se puede eliminar en su totalidad.
Bu, gerçekten bir çözülme, dağılma havasıydı.¿Fue esto una separación?, ¿Una huida?
Grup hiçbir zaman dağılmamıştır.Los compañeros nunca se separan.