dışarıdaki ile cümle
dışarıdaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Elektronerna går till arbetet i den verkliga världen här ute och ger kraft till våra apparater.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Elektronerne går på arbejde i den virkelige verden derude, driver vores apparater.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Elektrony idą pracować tutaj, w prawdziwym świecie, napędzając nasze urządzenia.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Elektróny idú do práce tam vonku v skutočnom svete, napájajúc naše zariadenia.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Elektrony jdou do práce v reálném vnějším světě, poskytují energii našim zařízením.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Gli elettroni vanno a lavorare nel mondo reale qui, alimentando i nostri apparecchi.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.이 전자들은 실제로 장치들을 움직이는데 사용됩니다.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Les électrons se mettent au travail dans le monde réel ici, et alimentent nos appareils.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Los electrones van a trabajar en el mundo real aquí, alimentando nuestros aparatos.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Os eletrões vão trabalhar para o mundo real, cá fora, fornecendo energia aos nossos aparelhos.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Τα ηλεκτρόνια πάνε για δουλειά στον πραγματικό κόσμο εδώ έξω, τροφοδοτώντας τις συσκευές μας
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Два електрони переходять у довкілля і живлять наші пристрої.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Електроните работят в реалния свят, като захранват устройствата ни.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Электроны при этом работают нам на благо, питая наши электроустройства.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.האלקטרונים מתחילים לעבוד בעולם האמיתי, כאן בחוץ, ומפעילים את המכשירים שלנו.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.تعمل الإلكترونات في العالم الحقيقي هنا، لتشغيل أجهزتنا.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.この現実世界で 機器に電力を供給するという役割を 担っているのです
Fakat dediğim gibi içerideki pozitif yükler dışarıdakinden daha azAnda bahwa dalam kurang positif dari luar.
Fakat dediğim gibi içerideki pozitif yükler dışarıdakinden daha azlo que el interior es menos positivo que el exterior.
Fakat dediğim gibi içerideki pozitif yükler dışarıdakinden daha azMówiłem Wam, że wewnątrz ładunek dodatni jest niższy niż na zewnątrz.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.Ale gdy wyglądam na zewnątrz, widzę, że architektura opiera się zmianom.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.Apesar disso, quando olho lá para fora, vemos como a arquitetura resiste à mudança.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.Et pourtant, quand je regarde au-dehors, vous voyez à quel point l'architecture résiste aux changements.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.그러나 바깥 세상으로 눈을 돌리면 건축이라는 것이 얼마나 변화를 거부하는지를 알게 됩니다.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.Però guardando fuori di qui, si capisce quanto l'architettura resista al cambiamento.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.Şi totuşi, când privim mediul de afară, vedeţi cât de rezistentă la schimbare este arhitectura.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.S mégis, amikor körülnézek a környezetünkben, láthatják, mennyire ellenálló az építészet a változásokra.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.Vậy mà, khi tôi nhìn vào môi trường bên ngoài, bạn thấy kiến trúc chống chọi với sự thay đổi.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.Y sin embargo, cuando veo el entorno exterior, tú ves cuán resistente es la arquitectura al cambio.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.Все пак, като погледна средата отвън, виждате колко е устойчива архитектурата на промени.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.ועדיין, כשאני מסתכל על הסביבה שבחוץ, רואים כמה הארכיטקטורה עמידה בפני שינוי.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.ومع ذلك, حين انظر إلى البيئة الخارجية, ترى كم تقاوم العمارة التغيير..
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.建築がいかに変化に抵抗するものかがわかるのです まさにこのようなアイデアに対してこそ抵抗するのです
Gökyüzü karardıkça ve dışarıdaki havanın sıcaklığı 38C derecenin altına düştüğünde하늘이 어두어지고 바깥 온도가 -100Fº(약 -73Cº) 이하로 떨어지면서
Gökyüzü karardıkça ve dışarıdaki havanın sıcaklığı 38C derecenin altına düştüğünde(Música)
Gökyüzü karardıkça ve dışarıdaki havanın sıcaklığı 38C derecenin altına düştüğünde(Musique) Quand le ciel devient obscur, et que la température extérieure chute en dessous de -73° Celsius,
Gökyüzü karardıkça ve dışarıdaki havanın sıcaklığı 38C derecenin altına düştüğünde(Muziek)
Gökyüzü karardıkça ve dışarıdaki havanın sıcaklığı 38C derecenin altına düştüğünde(Muzyka)
Gökyüzü karardıkça ve dışarıdaki havanın sıcaklığı 38C derecenin altına düştüğündeכאשר השמיים נהפכים חשוכים יותר, וטמפרטורת האוויר בחוץ צונחת מתחת ל- 37 מעלות צלזיוס,
Gökyüzü karardıkça ve dışarıdaki havanın sıcaklığı 38C derecenin altına düştüğündeوعندما تصبح السماء أكثر إعتاما ، وتنخفض درجة الحرارة الخارجية إلى أقل من 100 درجة فهرنهايت تحت الصفر ،
Gökyüzü karardıkça ve dışarıdaki havanın sıcaklığı 38C derecenin altına düştüğünde空は暗く 外気温は -70℃まで下がりました しかし特別仕様のデータ収集システムと
Gördüğünüz şey dışarıdaki bakteri topluluklarının zamanla nasıl değiştiğini ifade eder.Amit látnak, az a baktérium közösségek aláírása a külső levegőben, és ahogy változnak az időben.
Gördüğünüz şey dışarıdaki bakteri topluluklarının zamanla nasıl değiştiğini ifade eder.Det I ser på er et tegn på bakterie samfund i luften udendørs, og hvordan de ændrer sig over tid.
Gördüğünüz şey dışarıdaki bakteri topluluklarının zamanla nasıl değiştiğini ifade eder.Hier zie je de signatuur van bacteriële gemeenschappen in de buitenlucht, en hoe die geleidelijk variëren.
Gördüğünüz şey dışarıdaki bakteri topluluklarının zamanla nasıl değiştiğini ifade eder.여러분이 보고 계시는 것은 박테리아 군들이 바깥 공기에서 시간에 따라 변화하는 모습입니다.
Gördüğünüz şey dışarıdaki bakteri topluluklarının zamanla nasıl değiştiğini ifade eder.O que observam é a assinatura das comunidades bacterianas do ar exterior, e como ela varia ao longo do tempo.
Gördüğünüz şey dışarıdaki bakteri topluluklarının zamanla nasıl değiştiğini ifade eder.Pozeráte sa na stopy bakteriálnych komunít vo vonkajšom vzduchu, a ako sa priebežne menia.
Gördüğünüz şey dışarıdaki bakteri topluluklarının zamanla nasıl değiştiğini ifade eder.To na co se díváte je otisk bakteriálních komunit ve venkovním vzduchu a to jak se průběžně mění.
Gördüğünüz şey dışarıdaki bakteri topluluklarının zamanla nasıl değiştiğini ifade eder.Vedeți compoziția comunităților bacteriene din aerul din exterior și variația sa în timp.
Gördüğünüz şey dışarıdaki bakteri topluluklarının zamanla nasıl değiştiğini ifade eder.Widzimy tutaj sygnaturę bakteryjnych społeczności na zewnątrz i to, jak zmieniają się one w czasie.
Gördüğünüz şey dışarıdaki bakteri topluluklarının zamanla nasıl değiştiğini ifade eder.В момента гледате колекция от бактериални общности във въздуха навън, и как те се променят с времето.
Gördüğünüz şey dışarıdaki bakteri topluluklarının zamanla nasıl değiştiğini ifade eder.מה שאתם רואים הוא חתימה של מושבות מיקרואורגניזמים באוויר החיצוני, וכיצד הן משתנות במשך הזמן.
Gördüğünüz şey dışarıdaki bakteri topluluklarının zamanla nasıl değiştiğini ifade eder.هذا الذي تنظرون إليه هو علامة لوجود مجتمعات للبكتيريا في الهواء الخارجي،و كيف يتفاوت مع الزمن.
Gördüğünüz şey dışarıdaki bakteri topluluklarının zamanla nasıl değiştiğini ifade eder.時間と共に どのように変化するか分かります 次に 私たちが実験的に
Hapsedildiği pencereden dışarıdaki oyun parkına baktığında değişik bir şeyler hissettiğini fark ediyor.Amikor kinézett az ablakán a közeli játszótérre, amitől el volt zárva akkor valami különöset érzett.
Hapsedildiği pencereden dışarıdaki oyun parkına baktığında değişik bir şeyler hissettiğini fark ediyor.놀이터를 보면서 알게 된게 있답니다. 나갈 수 없는 집에서 창 밖의 놀이터를 보고 있으면 특별한 감정이 인다는 것이었죠.
Hapsedildiği pencereden dışarıdaki oyun parkına baktığında değişik bir şeyler hissettiğini fark ediyor.Uvědomil si, že při pohledu z okna na hřiště tam venku se cítí nějak jinak.
Hapsedildiği pencereden dışarıdaki oyun parkına baktığında değişik bir şeyler hissettiğini fark ediyor.Zauważył, że obserwując plac zabaw przez okno pomieszczeń, do których był ograniczony, czuł coś nowego.
Hapsedildiği pencereden dışarıdaki oyun parkına baktığında değişik bir şeyler hissettiğini fark ediyor.הוא גילה שכשהוא היסתכל על מגרש משחקים דרך החלון בחדר בו היה מוגבל, הוא חש משהו שונה.
Hapsedildiği pencereden dışarıdaki oyun parkına baktığında değişik bir şeyler hissettiğini fark ediyor.وجد أنه عند نظر إلى الملعب من خلف النافدة المغلقة, شعر بشيء مختلف.