dışarıdaki ile cümle
dışarıdaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Hapsedildiği pencereden dışarıdaki oyun parkına baktığında değişik bir şeyler hissettiğini fark ediyor.遊び場を見た時 心の中に 不思議な気持ちが沸きあがりました その気持ちを彼は追いかけました
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Částice uvnitř zůstaly v bezpečí před vnějšími silami.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Cząsteczki wewnątrz były chronione przed siłami zewnętrznymi.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Deeltjes binnenin werden veilig gehouden van externe krachten.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Las partículas dentro de las burbujas se mantuvieron a salvo de fuerzas externas.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Le particelle all'interno sono state mantenute al sicuro da forze esterne
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Les particules à l'intérieur étaient protégées des forces extérieures.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.No interior, partículas foram mantidas a salvo de forças externas.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Notranji delci so bili zavarovani pred zunanjimi silami.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Particulele din interior au fost ținute în siguranta în fața forțelor externe.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Partikel im Inneren waren sicher vor äußeren Kräften.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Partiklar inuti, bevarades tryggt från externa krafter.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Patikel-partikel didalam tetap aman dari gangguan-gangguan luar.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Μέσα σε αυτές τις φυσαλίδες, διάφορα σωματίδια διατηρούνταν ασφαλή από εξωτερικές δυνάμεις.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Частиците във вътрешността им били предпазвани от външни въздействия.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Частицы хранились внутри, сохраненные от внешних сил.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.כאשר החלקיקים שבפנים נשמרו מוגנים מהתנאים החיצוניים.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.間もなく、DNAはその泡の中に 新しい住処を見つけた。
Kinko Highlands Otel'de geçirdiğimiz son gecede dışarıdaki havuza daldık.El último día de nuestra estadía en Kinko Highlands Hotel nos bañamos en la pileta exterior.
Ling, bana bir şey olursa, dışarıdakilere bu grubun neler planladığını anlat.Ling, hvis der sker mig noget, - - så fortæl dem derude, hvad de planlægger.
Ling, bana bir şey olursa, dışarıdakilere bu grubun neler planladığını anlat.Ling, jeśli mi się coś stanie, powiedz tamtym na zewnątrz, co knuje ta banda.
Ling, bana bir şey olursa, dışarıdakilere bu grubun neler planladığını anlat.Ling, jos minulle tapahtuu jotain- -kerro muille, mitä nämä juonittelevat.
Ling, bana bir şey olursa, dışarıdakilere bu grubun neler planladığını anlat.Ling... Om nåt händer mig- -berätta för de där ute vad de planerar.
Ling, bana bir şey olursa, dışarıdakilere bu grubun neler planladığını anlat.Ling, se algo me acontecer, diz a quem está lá fora o que este grupo planeia.
Ling, bana bir şey olursa, dışarıdakilere bu grubun neler planladığını anlat.Ling, se mi succede qualcosa, racconta a tutti là fuori quali sono i piani di questo gruppo.
Ling, bana bir şey olursa, dışarıdakilere bu grubun neler planladığını anlat.Ling, si me ocurre algo, explica a los que están fuera lo que este grupo está tramando.
Ling, bana bir şey olursa, dışarıdakilere bu grubun neler planladığını anlat.Λινγκ, αν μου συμβεί τίποτα, πες σε όλους τι σχεδιάζει αυτή η ομάδα.
Ling, bana bir şey olursa, dışarıdakilere bu grubun neler planladığını anlat.Линг, если со мной что-то случится, сообщи людям о том, что затевает эта группа.
O akşam Harlem'de ne olurdu bilemiyorum, çünkü o akşam dışarıdaki hava..Ich weiß nicht, was in Harlem in jener nach alles passieren hätte können.
O akşam Harlem'de ne olurdu bilemiyorum, çünkü o akşam dışarıdaki hava..나는 할 렘에서 무슨 모른다 그날 밤 분위기가 아니었기 때문에...
O akşam Harlem'de ne olurdu bilemiyorum, çünkü o akşam dışarıdaki hava..لا أعلم مالذي كان قد يمكن أن يحدث في هارلم في تلك الليلة، لأن الأجواء لم تكن ...
Ortadaki düzlemin aşağıya, dışarıdaki düzlemin yukarıya doğru hareketliliğini görebiliyor musunuz?중간에는 아래로 움직이는데 양쪽 옆에서는 위로 움직이는 것을
Ortadaki düzlemin aşağıya, dışarıdaki düzlemin yukarıya doğru hareketliliğini görebiliyor musunuz?Vedete la sezione centrale muoversi verso il basso e
Ortadaki düzlemin aşağıya, dışarıdaki düzlemin yukarıya doğru hareketliliğini görebiliyor musunuz?Veem a zona do meio a mexer-se para baixo e as outras a mexerem-se para cima?
Ortadaki düzlemin aşağıya, dışarıdaki düzlemin yukarıya doğru hareketliliğini görebiliyor musunuz?Vidite to? Vidite sredino, ki se pomika navzdol, in zunanji strani, ki se pomikata navzgor?
Ortadaki düzlemin aşağıya, dışarıdaki düzlemin yukarıya doğru hareketliliğini görebiliyor musunuz?Zie je dit? Zie je het middengedeelte naar beneden bewegen en de buitenste delen naar omhoog?
Ortadaki düzlemin aşağıya, dışarıdaki düzlemin yukarıya doğru hareketliliğini görebiliyor musunuz?אתם רואים את הקטע האמצעי זז למטה והקטעים
Ortadaki düzlemin aşağıya, dışarıdaki düzlemin yukarıya doğru hareketliliğini görebiliyor musunuz?هل ترى الجزء المتوسط يتحرك إلى الأسفل
Ortadaki düzlemin aşağıya, dışarıdaki düzlemin yukarıya doğru hareketliliğini görebiliyor musunuz?外側部分が上へ動いているように見えますか?完全に静止しています
Sizi duyayım dışarıdakiler!Biarkan aku mendengar yang diluar sana!
Sizi duyayım dışarıdakiler!Deixe eu ouvir vocês ai fora!
Sizi duyayım dışarıdakiler!Dejadme oíros ahí fuera!
Sizi duyayım dışarıdakiler!Je ne vous entends pas dehors !
Sizi duyayım dışarıdakiler!Laat je horen daarbuiten!
Sizi duyayım dışarıdakiler!Lad mig høre jer derude!
Sizi duyayım dışarıdakiler!Για να σας ακούσω εκεί έξω!
Sizi duyayım dışarıdakiler!Хочу услышать вас там!
Sizi duyayım dışarıdakiler!ローが大好き!ローが大好き!
Üç ay boyunca dışarıdaki otomatik ışıklar sönmedi, çünkü o kadar karanlıktı.3 hónapig ki sem aludtak az automata lámpák, olyan sötét volt.
Üç ay boyunca dışarıdaki otomatik ışıklar sönmedi, çünkü o kadar karanlıktı.3개월 동안 외부의 자동전조등은 꺼지지 않았습니다 그만큼 어두웠습니다
Üç ay boyunca dışarıdaki otomatik ışıklar sönmedi, çünkü o kadar karanlıktı.3 luni luminile automate de-afara nu s-au stins. Asa de intuneric a fost.
Üç ay boyunca dışarıdaki otomatik ışıklar sönmedi, çünkü o kadar karanlıktı.Automatyczne światła działały nieustannie, ponieważ było tak ciemno.
Üç ay boyunca dışarıdaki otomatik ışıklar sönmedi, çünkü o kadar karanlıktı.Drei Monate land gingen die automatischen Lichter draußen nicht aus weil es so dunkel war.
Üç ay boyunca dışarıdaki otomatik ışıklar sönmedi, çünkü o kadar karanlıktı.Drie maanden lang gingen de automatische lampen buiten niet uit omdat het zo donker was.
Üç ay boyunca dışarıdaki otomatik ışıklar sönmedi, çünkü o kadar karanlıktı.Durante três meses, as luzes automáticas no exterior não se apagaram por estar assim escuro.
Üç ay boyunca dışarıdaki otomatik ışıklar sönmedi, çünkü o kadar karanlıktı.Pendant trois mois, les lumières automatiques ne se sont pas éteintes parce qu'il faisait trop sombre.
Üç ay boyunca dışarıdaki otomatik ışıklar sönmedi, çünkü o kadar karanlıktı.Per tre mesi, le luci automatiche esterne non funzionarono perché era troppo buio.
Üç ay boyunca dışarıdaki otomatik ışıklar sönmedi, çünkü o kadar karanlıktı.Po 3 měsíce se venkovní osvětlení na fotobuňku nevypnulo, protože bylo takto šero.
Üç ay boyunca dışarıdaki otomatik ışıklar sönmedi, çünkü o kadar karanlıktı.Por 3 meses, las luces automáticas no se apagaron porque estaba así de oscuro.
Üç ay boyunca dışarıdaki otomatik ışıklar sönmedi, çünkü o kadar karanlıktı.Selama tiga bulan, lampu otomatis di luar tak pernah padam karena selalu gelap.