dışarıdaki ile cümle
dışarıdaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Dışarıdaki grup içeri girer.En nykomling kommer in.
İçeri giren grup işaret verirse dışarıdaki grup bunun bir tuzak olduğunu anlayacak ve içeri girecektir.Побоюючись, що це пастка, група все ж вирушає туди.
Dışarıdaki grup içeri girer.Друзі несуться до входу.
Sevgili, hastanın dışarıdaki olayları duymamasını sağlamaya çalışır.Jen blázen by se staral o to, co se děje venku.
Dışarıdaki insanın amacı hangi odadakinin bilgisayar, hangisinin insan olduğunu tahmin etmektir.Rolul arbitrului este acela de a determina care este om și care calculator.
Bütün dikkatimi dışarıdaki manzaraya yöneltti.Toată atenția mea s-a îndreptat către priveliștea de afară.
Yolcular şaşırmış bir şekilde duvarlara tıklar ve aynısını dışarıdaki de yapar.A zsindelyeket bádoggal fedték le, és a falakat kívül-belül bevakolták.
Onu dışarıdaki saldırıdan korumak için dükkana götürür.Anyjának a boltjába megy, hogy tőlük védelmet találjon.
Sevgili, hastanın dışarıdaki olayları duymamasını sağlamaya çalışır.Vastarinta tarkoittaa potilaan haluttomuutta kertoa tietyistä asioista.
Dışarıdaki grup içeri girer.He pääsevät ulkoilmaan.
Uzun süre yaşadığı hapishane hayatına alışmış, dışarıdaki düzene ayak uydurmak zorunda kalmak ona zor gelir.Δυσκολεύεται να προσαρμοστεί στη ζωή έξω από τη φυλακή και φοβάται πως ποτέ δε θα τα καταφέρει.
Dışarıdaki grup içeri girer.De personer indenfor.
Dışarıdaki duvarların, genellikle tamamen bakımsız, 10,5 ila 11,3 km ile şehri çevrelediği tahmin edilir.De ytre murene, mesteparten forfalt, ble anslått til å være mellom 10,5 og 11,3 km i lengde.
Dışarıdaki grup içeri girer.Mereka pun menyerbu masuk.
Dışarıdaki grup içeri girer.Đội xung kích lọt vào bên trong.
Dışarıdaki grup içeri girer.グループ入りする。
Dışarıdaki insanın amacı hangi odadakinin bilgisayar, hangisinin insan olduğunu tahmin etmektir.質問者の役目は、どちらが男性でどちらが女性であるかを当てることでなく、どちらがコンピュータでどちらが人間かを当てるものである。
Dışarıdaki grup içeri girer.”因引军西入。
Dışarıdaki kişilerin evin duvarlarına yumrukla vurduğunu duyar.她就曾在自家厨房的窗边听到枪声。
Dışarıdaki grup içeri girer.כאן הרקדנים נכנסים.
Bunu da dışarıdaki vasallar ver yabanci devletlere karşı propaganda aracı olarak kullanılmaktaydı.אותם נתונים מזויפים יכלו להימכר לארגוני ביון של מדינות זרות.
(Kişi bina içerisindeyken dışarıdaki havanın soğuk olduğundan habersizdir.)(Стаята беше хладна въпреки запалената печката.)
Dışarıdaki grup içeri girer.Влиза Самозванецът с войската.
Dışarıdaki kişilerin evin duvarlarına yumrukla vurduğunu duyar.Neki vjeruju kako su žene prebivale uz vanjske zidove zgrade.
Dışarıdaki grup içeri girer.Uks avaneb sissepoole.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››aber die Kinder des Reiches werden ausgestoßen in die Finsternis hinaus; da wird sein Heulen und Zähneklappen.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Ale synové království vyvrženi budou do temností zevnitřních. Tamť bude pláč a škřipení zubů.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››ale synovia kráľovstva budú vyvrhnutí do zovnútornej tmy; tam bude plač a škrípanie zubami.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Ale synowie królestwa będą wyrzuceni w ciemności zewnętrzne, tam będzie płacz i zgrzytanie zębów.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››a sinovi kraljestva bodo vrženi v zunanjo temo: tam bo jok in škripanje z zobmi.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Ez ország fiai pedig kivettetnek a külsõ sötétségre; holott lészen sírás és fogaknak csikorgatása.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Iar fiii Împărăţiei vor fi aruncaţi în întunerecul de afară, unde va fi plînsul şi scrîşnirea dinţilor.``
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››나라의 본 자손들은 바깥 어두운 데 쫓겨나 거기서 울며 이를 갊이 있으리라
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››mas os filhos do reino serão lançados nas trevas exteriores; ali haverá choro e ranger de dentes.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Men Rigets Børn skulle kastes ud i Mørket udenfor; der skal der være Gråd og Tænders Gnidsel."
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››men rikets barn skal kastes ut i mørket utenfor; der skal være gråt og tenners gnidsel.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››men rikets barn skola bliva utkastade i mörkret därutanför; där skall vara gråt och tandagnisslan.»
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››mentre i figli del regno saranno cacciati fuori nelle tenebre, ove sarà pianto e stridore di denti»
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››mutta valtakunnan lapset heitetään ulos pimeyteen; siellä on oleva itku ja hammasten kiristys."
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Nhưng các con bổn quốc sẽ bị liệng ra chốn tối tăm ở ngoài, tại đó sẽ có khóc lóc và nghiến răng.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Nhưng các con bổn quốc sẽ bị liệng ra chốn tối_tăm ở ngoài , tại đó sẽ có khóc_lóc và nghiến răng .
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››pero los hijos del reino serán echados a las tinieblas de afuera. Allí habrá llanto y crujir de dientes
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››а сини царства будуть повикидані у темряву надвірню: там буде плач і скриготаннє зубів.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››а сыны царства извержены будут во тьму внешнюю: там будет плач и скрежет зубов.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››а чадата на царството ще бъдат изхвърлени във външната тъмнина; там ще бъде плач и скърцане със зъби.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››אבל בני המלכות המה יגרשו אל החשך החיצון שם תהיה היללה וחרוק השנים׃
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››واما بنو الملكوت فيطرحون الى الظلمة الخارجية. هناك يكون البكاء وصرير الاسنان.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››惟 有 本 國 的 子 民 、 竟 被 趕 到 外 邊 黑 暗 裡 去 . 在 那 裡 必 要 哀 哭 切 齒 了
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››惟有 本國 的 子民 、 竟 被 趕到 外邊 黑暗 裡 去 . 在 那 裡 必要 哀哭 切齒了
Arabalarımıza, evimize ve dışarıdaki ağaçlara toplam 8 kurşun isabet etmişti.8 gloanțe au pătruns în mașinile noastre, în casă și în copaci.
Arabalarımıza, evimize ve dışarıdaki ağaçlara toplam 8 kurşun isabet etmişti.Ocho balas incrustadas en nuestros autos, nuestra casa y en los los árboles.
Arabalarımıza, evimize ve dışarıdaki ağaçlara toplam 8 kurşun isabet etmişti.Восемь пуль пронзили нашу машину, наш дом, деревья у дома.
Arabalarımıza, evimize ve dışarıdaki ağaçlara toplam 8 kurşun isabet etmişti.銃弾が放たれると父は「伏せろ」と叫び
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Abbiamo campionato anche l'aria esterna.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.A taky jsme vzali vzorky venkovního vzduchu.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Dan kami juga mengambil contoh udara luar.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Enfin, nous avons aussi prélevé l'air extérieur.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.És a külső levegőből is vettünk mintákat.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.E também recolhemos amostras de ar do exterior.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.야외 공기 또한 샘플로 가져갔습니다.