dışarıdaki ile cümle
dışarıdaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Och vi provtog även luft utifrån.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Pobieraliśmy także próbki powietrza z zewnątrz.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Sau cùng, chúng tôi lấy mẫu không khí ngoài trời.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Și de asemenea am inclus în eșantion aerul din exterior.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Takisto sme odobrali vzorku vzduchu vonku mimo budovu.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Und wir nahmen auch Proben der Außenluft.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Vi tog også prøver af luften udenfor.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.We hebben ook de buitenlucht bemonsterd.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Y también hicimos un muestreo del aire exterior.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Πήραμε δείγμα και από τον αέρα εκτός του κτιρίου.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.И ние също изследвахме въздуха навън.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Также мы взяли образец наружного воздуха.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Також ми взяли зразки повітря поза будівлею.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.וכן דגמנו את האוויר בחוץ.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.وقمنا أيضا بأخذ عينة من الهواء الطلق.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.表のX軸を見て下さい
Bazen içerideki alan dışarıdakinden daha geniştir.Manchmal ist der Raum im Innern größer als der Raum außerhalb. Mooji
Bazen içerideki alan dışarıdakinden daha geniştir.Někdy je prostor uvnitř větší než prostor vně.
Bazen içerideki alan dışarıdakinden daha geniştir.Uneori spațiul interior este mai mare decât spațiul exterior! Mooji .... Traducere Ionica Spiridon
Bazen içerideki alan dışarıdakinden geniştir.A veces el espacio dentro es mas grande que el espacio fuera
Bazen içerideki alan dışarıdakinden geniştir.Czasami przestrzeń wewnątrz jest większa niż przestrzeń na zewnątrz.
Bazen içerideki alan dışarıdakinden geniştir.Joskus sisäinen tila on suurempi kuin ulkoinen tila.
Bazen içerideki alan dışarıdakinden geniştir.Manchmal ist der Raum im Innern größer als der Raum außerhalb.
Bazen içerideki alan dışarıdakinden geniştir.Někdy prostor uvnitř je větší než prostor vně.
Bazen içerideki alan dışarıdakinden geniştir.Parfois l'espace en deçà est plus grand que l'espace au-delà.
Bazen içerideki alan dışarıdakinden geniştir.Soms is de ruimte binnenin groter dan de ruimte van buiten.
Bazen içerideki alan dışarıdakinden geniştir.Uneori, spațiul interior este mai mare decât spațiul din afară
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiAber es gab noch einen anderen Vorteil:
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdaki Dallas'la bağlayabiliyorduk.Dodatkowa korzyść to możliwość włączenia Dallas do scenografii.
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdaki Dallas'la bağlayabiliyorduk.До того ж ми здобули чудову можливість залучити довколишній Даллас до творення вистави.
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiDar am obţinut şi un beneficiu adiţional. Şi asta a fost abilitatea perimetrului de a angaja brusc
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiDe van ennek egy másik előnye is. Az, hogy a kerülete hirtelen kapcsolatba került
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdaki하지만 거기에 따라온 또 다른 이점이 있습니다. 무엇인가 하면 극 안으로 바깥세상인
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiMa avevamo quest'altro beneficio. Ed era la capacità del perimetro di coinvolgere improvvisamente
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiMais nous en avons obtenu ce deuxième avantage. Et c'était
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiNhưng chúng ta có lợi ích khác, và đó là khả năng của chu vi khi bất chợt kết hợp
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiPero ganamos otro beneficio. Y fue
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiНо мы обнаружили и другой выигрыш. Это возможность периметра здания неожиданно вовлекать
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiНо получихме и друго предимство. Това беше възможността периметърът внезапно да включи
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiאבל הישגנו יתרון נוסף, וזה היה האפשרות של ההקף החיצוני לשתף פתאום את
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiولكننا حصلنا على هذه الميزة الإضافية, وهي قدرة المحيط على الاندماج
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdaki劇場周辺とダラスが たちどころに絡み合うようになったのです
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Az egyik a Világegyetem külső dolgait fedezi fel, a másik a saját belső lényét.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Eine erforscht den Kosmos draußen, und die andere untersucht unsere innere Existenz.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Jedna to odkrywanie kosmosu na zewnątrz, a druga to odkrywanie naszego wnętrza.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.하나는 바깥에 위치한 우주를 탐구하는 것, 그리고 다른 하나는 우리 내면을 탐구하는 것.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.L'une est l'exploration du cosmos, de l'extérieur, et l'autre est l'exploration de son for interieur.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Một thứ tìm tòi vũ trụ từ bên ngoài, một thứ nữa thì từ bên trong.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Uma é explorar o cosmos no exterior, e a outra é explorar o nosso ser interior.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Una explora el cosmos desde el exterior y la otra explora nuestro ser interior.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Una explorează cosmosul din exterior, alta explorează interiorul ființelor noastre.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Una sta esplorando il cosmo che c'è là fuori, e l'altra sta esplorando il nostro essere interiore.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Yang satu menjelajahi antariksa di luar, dan yang satunya lagi menjelajahi bagian dalam diri kita.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Από τη μια η εξωτερική εξερεύνηση του σύμπαντος και από την άλλη η εσωτερική μας αναζήτηση.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Едната е проучването на космоса и външата страна, а другата е проучване на нашата вътрешна страна.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.האחד חוקר ומגלה את היקום בחוץ, והשני חוקר ומגלה את העולם הפנימי.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.واحد هو استكشاف الكون الخارجي، والآخر هو استكشاف ذواتنا الداخلية.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.もう1つは 自己の内面を探るものですが どちらも ある種の静けさを必要とします
Bu benim. Diğerlerini dışarıdaki barikattan aldım.To moje, dostałam to od ludzi z barykady.
Bu, dışarıdaki görüntüyü, içerideki duvara yansıtacaktı.Asta proiecta imaginea din exterior pe pereții din interior.