dışarıda ile cümle

dışarıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Biliyor musunuz? Bence Tony'nin dışarıda olması doğru.És tudják mit, szerintem helyes hogy Tony szabadlábon van.
Biliyor musunuz? Bence Tony'nin dışarıda olması doğru.Et vous savez quoi, je pense que c'est bien que Tony soit dehors.
Biliyor musunuz? Bence Tony'nin dışarıda olması doğru.Ik denk dat het klopt dat Tony terug vrij is.
Biliyor musunuz? Bence Tony'nin dışarıda olması doğru.제 생각에는 토니가 풀려나는게 옳아요.
Biliyor musunuz? Bence Tony'nin dışarıda olması doğru.To chyba dobrze, że jest na wolności.
Biliyor musunuz? Bence Tony'nin dışarıda olması doğru.Und wissen Sie was, ich denke, dass es richtig ist, dass Tony draußen ist.
Biliyor musunuz? Bence Tony'nin dışarıda olması doğru.Và bạn biết không, tôi nghĩ Tony được ra tù là đúng.
Biliyor musunuz? Bence Tony'nin dışarıda olması doğru.Y me parece bien que Tony esté fuera.
Biliyor musunuz? Bence Tony'nin dışarıda olması doğru.Και ξέρετε, πιστεύω ότι ο Τόνι έπρεπε να βγει.
Biliyor musunuz? Bence Tony'nin dışarıda olması doğru.І знаєте, я думаю, що правильно, що Тоні на волі.
Biliyor musunuz? Bence Tony'nin dışarıda olması doğru.Мисля, че беше правилно, че Тони не е в лудницата.
Biliyor musunuz? Bence Tony'nin dışarıda olması doğru.По-моему, это хорошо, что Тони выпустили.
Biliyor musunuz? Bence Tony'nin dışarıda olması doğru.ותאם יודעים מה? אני חושב שטוב שטוני חופשי.
Biliyor musunuz? Bence Tony'nin dışarıda olması doğru.أ تعلمون ماذا؟ أظن أنه من الصحيح أن يكون توني في الخارج.
Biliyor musunuz? Bence Tony'nin dışarıda olması doğru.狂った部分だけで 人を評価すべきではないからです
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Chúng ta vừa nhìn vào màn hình, vừa nhìn ra thế giới xung quanh.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Estamos mirando dentro de las pantallas y estamos experimentando el mundo alrededor nuestro.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.우리의 집중력이 끊임없이 나누어졌다는 것입니다. 화면 속 세상, 바깥 세상을 보면서 말이죠. 화면 속 세상, 바깥 세상을 보면서 말이죠.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Nous regardons à la fois à l'intérieur des écrans, et nous scrutons le monde qui nous entoure.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Obenem gledamo v ekrane in opazujemo svet okrog nas.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Ora guardiamo sia dentro gli schermi, che nel mondo che ci circonda.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Privim și la calculator și la ce-i împrejur.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Równocześnie wpatrujemy się w monitory i obserwujemy świat zewnętrzny.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Sabem, estamos a olhar para os ecrãs e a olhar para o mundo que nos rodeia.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Terwijl we naar die schermen kijken, kijken we ook naar de wereld om ons heen.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Tudják, egyszerre nézünk befelé a képernyőre és kifelé a körülöttünk lévő világra.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Wir haben gleichzeitig ein Auge auf unseren Bildschirmen und eines auf die Welt um uns herum.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Ξέρετε, κοιτάζουμε και την οθόνη και κοιτάζουμε έξω στον κόσμο γύρω μας.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Всички ние гледаме в екрани и гледаме окръжаващия ни свят.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Ми ніби одночасно дивимось на екран і на світ, що нас оточує.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Мы одновременно смотрим и на экраны, и на мир вокруг нас.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.שתשומת הלב שלנו מחולקת כל הזמן. אתם יודעים, כולנו מסתכלים לתוך המסכים, ואנחנו מסתכלים החוצה בעולם סביבנו.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.انتباهنا أصبح مقسما طوال الوقت. تعرفون، نحن ننظر من خلال شاشاتنا وكذلك من خلال العالم من حولنا.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.スクリーンの中にあるものと 自分の周囲と 両方の世界を眺めているのです さらに 気になったのは
Biraz içeride biraz da dışarıda sodyum varJony sodu wewnątrz i na zewnątrz komórki.
Biraz içeride biraz da dışarıda sodyum varNatrium dalam, beberapa di luar natrium.
Biraz içeride biraz da dışarıda sodyum varNějaké sodíky jsou uvnitř a nějaké venku.
Biraz içeride biraz da dışarıda sodyum varSódio dentro, um pouco de sódio fora.
Biraz içeride biraz da dışarıda sodyum varSodio en su interior algunos sodio fuera.
Biraz içeride biraz da dışarıda sodyum varالصوديوم في الداخل, وقليل منه في الخارج
Bir dakika dışarıda konuşabilir miyiz?Beszélhetnénk egy pillanatra odakint?
Bir dakika dışarıda konuşabilir miyiz?Μπορούμε να μιλήσουμε ιδιαιτέρως;
Bir dakika dışarıda konuşabilir miyiz?هل يمكننا التحدث على انفراد؟
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiAber es gab noch einen anderen Vorteil:
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdaki Dallas'la bağlayabiliyorduk.Dodatkowa korzyść to możliwość włączenia Dallas do scenografii.
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdaki Dallas'la bağlayabiliyorduk.До того ж ми здобули чудову можливість залучити довколишній Даллас до творення вистави.
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiDar am obţinut şi un beneficiu adiţional. Şi asta a fost abilitatea perimetrului de a angaja brusc
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiDe van ennek egy másik előnye is. Az, hogy a kerülete hirtelen kapcsolatba került
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdaki하지만 거기에 따라온 또 다른 이점이 있습니다. 무엇인가 하면 극 안으로 바깥세상인
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiMa avevamo quest'altro beneficio. Ed era la capacità del perimetro di coinvolgere improvvisamente
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiMais nous en avons obtenu ce deuxième avantage. Et c'était
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiNhưng chúng ta có lợi ích khác, và đó là khả năng của chu vi khi bất chợt kết hợp
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiPero ganamos otro beneficio. Y fue
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiНо мы обнаружили и другой выигрыш. Это возможность периметра здания неожиданно вовлекать
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiНо получихме и друго предимство. Това беше възможността периметърът внезапно да включи
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiאבל הישגנו יתרון נוסף, וזה היה האפשרות של ההקף החיצוני לשתף פתאום את
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiولكننا حصلنا على هذه الميزة الإضافية, وهي قدرة المحيط على الاندماج
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdaki劇場周辺とダラスが たちどころに絡み合うようになったのです
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.A predošlú noc sme kempovali a moji tibetskí priatelia povedali,
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.De nacht daarvoor waren we aan het kamperen en mijn Tibetaanse vriend zei:

İlgili Sayfalar