dışarıda ile cümle

dışarıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.Edellisenä iltana leiriytyessämme tiibetiläiset ystäväni sanoivat:
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.Előző este, sátrat vertünk, s az egyik tibeti barátom így szólt,
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.Et la nuit précédente, nous avons campé, et mes amis tibétains m'ont dit,
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.Gdy wieczorem rozbijaliśmy obóz, koledzy z Tybetu powiedzieli:
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.In der Nacht zuvor beim Campen sagten meine tibetanischen Freunde,
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.În noaptea dinainte, ne-am ridicat tabăra, iar prietenii mei tibetani au spus
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.그 전날에 캠프할 때, 저의 티베트 친구들이 그날은 야외취침할거라고 말했었죠.
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.La notte precedente, eravamo accampati, e un mio amico Tibetano disse,
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.Malam sebelumnya, kami berkemah, dan teman saya, orang Tibet, berkata,
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.Na noite anterior acampámos e os meus amigos tibetanos disseram:
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.Natten innan tältade vi, och min tibetanske vän sa,
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.Noc před tím jsme kempovali a moji tibetští přátelé řekli, že budeme spát venku.
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.Và đêm trước đó, chúng tôi cắm trại, và các bạn người Tây Tạng của tôi nói rằng,
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.Και την προηγούμενη νύχτα, κατασκηνώσαμε, και οι Θιβετιανοί φίλοι μου είπαν,
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.Накануне мы разбили лагерь, и мои тибетские друзья говорят:
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.На предишната вечер къмпирахме и моите тибетски приятели казаха:
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.У ніч напередодні ми розбили табір, і мої тибетські друзі сказали:
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.ובלילה הקודם, חנינו, וחברי הטיבטים אמרו,
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.وفي الليلة الماضية ، خيّمنا و قال أصدقائي من التبت ،
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.「我々は 外で眠ります」 私が「なぜ?テントは十分広いのに」と言うと
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.A ktosi mu povedal: Hľa, tvoja matka i tvoji bratia stoja vonku a chcú s tebou hovoriť.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Atunci cineva I -a zis: ,,Iată, mama Ta şi fraţii Tăi stau afară, şi caută să vorbească cu Tine.``
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Có người thưa cùng Ngài rằng : Ðây nầy , mẹ và anh_em thầy ở ngoài , muốn nói cùng thầy .
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Có người thưa cùng Ngài rằng: Ðây nầy, mẹ và anh em thầy ở ngoài, muốn nói cùng thầy.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Då sade någon till honom: »Se, din moder och dina bröder stå härutanför och vilja tala med dig.»
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Da sa en til ham: Se, din mor og dine brødre står utenfor og søker å få dig i tale.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Da sagde en til ham: "Se, din Moder og dine Brødre stå udenfor og begære at tale med dig."
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Da sprach einer zu ihm: Siehe, deine Mutter und deine Brüder stehen draußen und wollen mit dir reden.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Disse-lhe alguém: Eis que estão ali fora tua mãe e teus irmãos, e procuram falar contigo.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.És monda néki valaki: Ímé a te anyád és testvéreid odakünn állanak, és szólni akarnak veled.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.In nekdo mu reče: Glej, mati tvoja in bratje tvoji stojé zunaj in radi bi s teboj govorili.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.I řekl jemu jeden: Aj, matka tvá i bratří tvoji stojí vně, chtíce s tebou mluviti.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.I rzekł mu niektóry: Oto matka twoja i bracia twoi stoją przed domem, chcąc z tobą mówić.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.한사람이 예수께 여짜오되 보소서 당신의 모친과 동생들이 당신께 말하려고 밖에 섰나이다 하니
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Niin joku sanoi hänelle: "Katso, sinun äitisi ja veljesi seisovat ulkona ja tahtovat sinua puhutella".
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Qualcuno gli disse: «Ecco di fuori tua madre e i tuoi fratelli che vogliono parlarti»
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Quelqu`un lui dit: Voici, ta mère et tes frères sont dehors, et ils cherchent à te parler.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Toen iemand Hem vertelde dat zij er waren, vroeg Hij: "Wie is mijn moeder? En wie zijn mijn broers?"
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Y alguien le dijo: --Mira, tu madre y tus hermanos están afuera, buscando hablar contigo
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Ειπε δε τις προς αυτον Ιδου, η μητηρ σου και οι αδελφοι σου ιστανται εξω, ζητουντες να λαλησωσι προς σε.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.И некто сказал Ему: вот Матерь Твоя и братья Твои стоят вне, желая говорить с Тобою.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.И някой си Му рече: Ето, майка Ти и братята Ти стоят вън и искат да Ти говорят.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Каже ж один до Него: Он мати Твоя й брати Твої стоять надворі, бажаючи говорити з Тобою.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.ויגד אליו הנה אמך ואחיך עמדים בחוץ ומבקשים לדבר אתך׃
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.فقال له واحد هوذا امك واخوتك واقفون خارجا طالبين ان يكلموك.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.有 人 告 訴 他 說 、 看 哪 、 你 母 親 和 你 弟 兄 站 在 外 邊 、 要 與 你 說 話
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.有 人 告訴 他 說 、 看 哪 、 你 母親 和 你 弟兄 站在 外邊 、 要與 你 說話
Birkaç gün sonra Judy Vicky ile dışarıda bir yerde özel görüşmek istedi.Enkele dagen later wilde Judy Vicky buitenshuis ontmoeten. Vooreen kop koffie.
Birkaç gün sonra Judy Vicky ile dışarıda bir yerde özel görüşmek istedi.Néhány nappal később, Judy megkérte Vickyt, hogy találkozzanak kettesben, házon kívül, egy kávéra.
Birkaç gün sonra Judy Vicky ile dışarıda bir yerde özel görüşmek istedi.Vários dias depois, a Judy convidou a Vicky para tomar café, longe de casa.
Bir kere daha yaparsan kendini dışarıda bulursun.Ancora un altro e sei fuori.
Bir kere daha yaparsan kendini dışarıda bulursun.Encore une autre et tu sors.
Bir kere daha yaparsan kendini dışarıda bulursun.En gång till och du är ute.
Bir kere daha yaparsan kendini dışarıda bulursun.Ešte raz a skončil si.
Bir kere daha yaparsan kendini dışarıda bulursun.Inca odata si esti afara.
Bir kere daha yaparsan kendini dışarıda bulursun.Ještě jednou, a jdeš ven.
Bir kere daha yaparsan kendini dışarıda bulursun.Jeszcze jeden raz, i wynocha!
Bir kere daha yaparsan kendini dışarıda bulursun.더 한번 그렇면 돼자.
Bir kere daha yaparsan kendini dışarıda bulursun.Một lần nữa là con ra ngoài.
Bir kere daha yaparsan kendini dışarıda bulursun.Noch einmal und du bist draußen.

İlgili Sayfalar