dışarıda ile cümle

dışarıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.야외 공기 또한 샘플로 가져갔습니다.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Och vi provtog även luft utifrån.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Pobieraliśmy także próbki powietrza z zewnątrz.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Sau cùng, chúng tôi lấy mẫu không khí ngoài trời.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Și de asemenea am inclus în eșantion aerul din exterior.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Takisto sme odobrali vzorku vzduchu vonku mimo budovu.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Und wir nahmen auch Proben der Außenluft.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Vi tog også prøver af luften udenfor.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.We hebben ook de buitenlucht bemonsterd.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Y también hicimos un muestreo del aire exterior.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Πήραμε δείγμα και από τον αέρα εκτός του κτιρίου.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.И ние също изследвахме въздуха навън.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Также мы взяли образец наружного воздуха.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Також ми взяли зразки повітря поза будівлею.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.וכן דגמנו את האוויר בחוץ.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.وقمنا أيضا بأخذ عينة من الهواء الطلق.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.表のX軸を見て下さい
Ay tutulmaları sırasında geceleri sadece onların dışarıda kalmalarına izin veriliyordu.В мифологии куна сипус (альбиносы) находились в особом положении.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››A povedal svojim dcéram: A kdeže je? Prečo ste tam nechaly človeka? Zavolajte ho, a bude jesť chlieb.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››A svolil Mojžíš k tomu, aby bydlil s mužem tím. Kterýžto dal Zeforu, dceru svou, Mojžíšovi.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››Cha lại hỏi rằng : Người đó bây_giờ ở đâu ? Sao các con bỏ người đi ? Hãy mời đến đặng ăn bánh .
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››Cha lại hỏi rằng: Người đó bây giờ ở đâu? Sao các con bỏ người đi? Hãy mời đến đặng ăn bánh.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››E ele perguntou a suas filhas: Onde está ele; por que deixastes lá o homem? chamai-o para que coma pão.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››아비가 딸들에게 이르되 그 사람이 어디 있느냐 너희가 어찌하여 그 사람을 버리고 왔느냐 그를 청하여 음식으로 대접하라 하였더라
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››On pa reče hčeram svojim: In kje je on? zakaj ste popustile tistega moža? Pokličite ga, da jé z nami kruh!
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››Quegli disse alle figlie: «Dov'è? Perché avete lasciato là quell'uomo? Chiamatelo a mangiare il nostro cibo!»
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››Şi el a zis fetelor: ,,Unde este? Pentruce aţi lăsat acolo pe omul acela! Chemaţi -l să mănînce pîne!``
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››S monda leányainak: És hol van õ? miért hagytátok ott azt a férfit? hívjátok el, hogy egyék kenyeret.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››И той рече на дъщерите си: А где е той? защо оставихте човека? повикайте го да яде хляб.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››Он сказал дочерям своим: где же он? зачем вы его оставили? позовитеего, и пусть он ест хлеб.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››ויאמר אל בנתיו ואיו למה זה עזבתן את האיש קראן לו ויאכל לחם׃
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››فقال لبناته واين هو. لماذا تركتنّ الرجل. ادعونه لياكل طعاما.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››他 對 女 兒 們 說 、 那 個 人 在 那 裡 、 你 們 為 甚 麼 撇 下 他 呢 、 你 們 去 請 他 來 喫 飯
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››他 對女兒 們說 、 那 個 人 在 那裡 、 你 們為 甚 麼 撇下 他 呢 、 你 們去請 他 來喫飯
Babam kendisine çay yapmamı istedi ve dışarıda sıcaklık 29 derece.Mon père me demande de lui préparer du thé et il fait 29° dehors
Babam kendisine çay yapmamı istedi ve dışarıda sıcaklık 29 derece.Que tu padre te pida que prepares té a 48 grados en el exterior
Babam kendisine çay yapmamı istedi ve dışarıda sıcaklık 29 derece.Чай — центр повседневной афганской жизни, мало кто довольствуется всего одним чайником в день.
Basınç bir atmosfer olmalı çünkü dışarıdan uygulanan ve civanın yükselmesini sağlayan basınç 1 atmosferdir. -על פני כדור הארץ, שווה לאטמוספרה אחת, כי עליו לאזן את
Başka örnekler de var, dışarıda gezip görmeniz mümkün.En voilà un exemple. Vous pouvez vous promener et en voir bien d'autres.
Başka örnekler de var, dışarıda gezip görmeniz mümkün.Este es un ejemplo. Puedes salir; ver muchos otros ejemplos.
Başka örnekler de var, dışarıda gezip görmeniz mümkün.Gehen Sie nach draußen und Sie sehen viele andere Beispiele.
Başka örnekler de var, dışarıda gezip görmeniz mümkün.Je kan er op uit gaan en er vele andere voorbeelden van zien.
Başka örnekler de var, dışarıda gezip görmeniz mümkün.밖으로 나가면 - 더 많은 다른 예제들을 볼 수 있어요.
Başka örnekler de var, dışarıda gezip görmeniz mümkün.Là fuori -- potete vederne altri.
Başka örnekler de var, dışarıda gezip görmeniz mümkün.Man kan gå udenfor -- og se mange andre eksempler.
Başka örnekler de var, dışarıda gezip görmeniz mümkün.Mergeți afară, veți vedea multe alte exemple.
Başka örnekler de var, dışarıda gezip görmeniz mümkün.Voit mennä ulos -- ja nähdä muitakin.
Başka örnekler de var, dışarıda gezip görmeniz mümkün.Wystarczy wyjść na zewnątrz by się o tym przekonać.
Başka örnekler de var, dışarıda gezip görmeniz mümkün.Вы можете выйти на улицу и увидеть множество других примеров.
Başka örnekler de var, dışarıda gezip görmeniz mümkün.Това е един пример. Може да излезеш навън - виждат се много други примери.
Başka örnekler de var, dışarıda gezip görmeniz mümkün."למה הם לא נכנסו למים?"
Başka örnekler de var, dışarıda gezip görmeniz mümkün.ويمكنكم الخروج -- ورؤية أمثلة أخرى على ذلك.
Başka örnekler de var, dışarıda gezip görmeniz mümkün.小惑星の衝突から5百から1千万年の内に
Bazen içerideki alan dışarıdakinden daha geniştir.Manchmal ist der Raum im Innern größer als der Raum außerhalb. Mooji
Bazen içerideki alan dışarıdakinden daha geniştir.Někdy je prostor uvnitř větší než prostor vně.
Bazen içerideki alan dışarıdakinden daha geniştir.Uneori spațiul interior este mai mare decât spațiul exterior! Mooji .... Traducere Ionica Spiridon
Bazen içerideki alan dışarıdakinden geniştir.A veces el espacio dentro es mas grande que el espacio fuera
Bazen içerideki alan dışarıdakinden geniştir.Czasami przestrzeń wewnątrz jest większa niż przestrzeń na zewnątrz.
Bazen içerideki alan dışarıdakinden geniştir.Joskus sisäinen tila on suurempi kuin ulkoinen tila.
Bazen içerideki alan dışarıdakinden geniştir.Manchmal ist der Raum im Innern größer als der Raum außerhalb.

İlgili Sayfalar