dışarıda ile cümle

dışarıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Artık dışarıdaydılar, ama her zaman tehlike içindeydiler.Измъкнали са се, но са били винаги в опасност.
Artık dışarıdaydılar, ama her zaman tehlike içindeydiler.Що-ж, вони були на волі, але постійно в небезпеці.
Artık dışarıdaydılar, ama her zaman tehlike içindeydiler.ובכן הם היו בחוץ, אך הם היו בסכנה תמידית. החותמת הגדולה "יהודי" הייתה מוטבעת על המסמכים שלהם.
Artık dışarıdaydılar, ama her zaman tehlike içindeydiler.وعندما خرجوا .. استمر الخطر بملاحقتهم .. فالختم اليهودي كان يتربع في منتصف اوراقهم الرسمية
Artık dışarıdaydılar, ama her zaman tehlike içindeydiler.常に危険と隣り合わせでした 「ユダヤ人」と大きく文書に残されていたのです 文書偽造をする必要があると 判断したのは祖父でした
Aslında, önceki ifadede sadece geçerli elemanları dışarıda bırakalım. -하지만 이걸 가지고 여러 가지 조작을 할 수 있는데 다 맞는 식입니다
Aslında, önceki ifadede sadece geçerli elemanları dışarıda bırakalım. -Mohli bychom si s tím hrát a pak by to byly platné výrazy. Už jsme se zabývali 2.
Aslında, önceki ifadede sadece geçerli elemanları dışarıda bırakalım. -Но ние можем да си играем с него и всички тези щяха да бъдат валидни изрази.
Aslında, önceki ifadede sadece geçerli elemanları dışarıda bırakalım. -لكن يمكننا ان نتعامل مع ما حولها وكل هذه ستكون تعبيرات صالحة
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim.A v podstate, v horúcom počasí, to môžem pestovať vonku.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim.Bij warm weer kan ik het gewoon buiten laten groeien.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim.Dan sebenarnya, dalam cuaca panas, saya bisa menumbuhkannya di luar.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim.De fapt, când e cald afară, pot pur şi simplu să o cultiv afară.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim.En realidad, en agua caliente, se puede hacer todo en el exterior.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim.Igazából meleg időben kültéren is termeszthetek.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim.In realtà, quando fa caldo potete fare tutto all'esterno.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim. İşte minik kumaş çiftliğim.E eu uso um tapete de aquecimento onde coloco o banho e um termostato para o regular.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim. İşte minik kumaş çiftliğim.Nous devons maintenir une température optimale pour la croissance.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim.Když je teplo, tak stačí dát vanu ven.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim.더운 날에는, 그냥 야외에서 성장시킬 수도 있습니다.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim.Ko pa je vroče, pa lahko pravzaprav gojim kar zunaj.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim.Obecnie zaś, w cieplejsze dni, można po prostu wystawić pojemnik na zewnątrz.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim.Tatsächlich kann ich es bei warmem Wetter draußen wachsen lassen.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim.Và thực tế thì, khi thời tiết nóng, tôi có thể chỉ cần nuôi nó ở ngoài trời.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim.Και για την ακρίβεια, με ζεστό καιρό, μπορώ κιόλας να το καλλιεργήσω έξω.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim.А в жаркую погоду можно выращивать это на улице.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim.И всъщност, в горещо време, това може да расте навън.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim.Насправді, в жарку погоду, я вирощую його на вулиці.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim.ולמעשה, בימים חמים אני יכולה לגדל את זה בחוץ.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim.وفي الواقع، في جو حار، يمكن فقط أن أزرعه خارجا.
Aslında, sıcak suda, dışarıda yetiştirebilirim.素材ミニ農場です
Aslında teras anlamına geliyor -- ve geceleri orada dışarıda uyurduk.Acum khota a devenit un cuvânt urât. Înseamnă terasa lor -- şi obişnuiam să dormim afară noaptea.
Aslında teras anlamına geliyor -- ve geceleri orada dışarıda uyurduk.Artinya "teras mereka" -- dan kami dulu tidur di luar.
Aslında teras anlamına geliyor -- ve geceleri orada dışarıda uyurduk.Det betyder deres terrasser -- og vi plejede at sove udendørs om natten.
Aslında teras anlamına geliyor -- ve geceleri orada dışarıda uyurduk.Era il loro terrazzo -- dove dormivamo fuori la notte.
Aslında teras anlamına geliyor -- ve geceleri orada dışarıda uyurduk.Es bedeutet Terrasse - und in der Nacht schliefen wir draußen.
Aslında teras anlamına geliyor -- ve geceleri orada dışarıda uyurduk.Het betekent hun uitkijkpunt - en we sliepen "s nachts buiten.
Aslında teras anlamına geliyor -- ve geceleri orada dışarıda uyurduk.Khota est devenu un gros mot. ça veut dire leur terrasse -- et on dormait dehors la nuit.
Aslında teras anlamına geliyor -- ve geceleri orada dışarıda uyurduk.Khota giờ đây đã trở thành một từ xấu Nó có nghĩa là ban công của họ mà tôi từng ngủ khi đêm đến
Aslında teras anlamına geliyor -- ve geceleri orada dışarıda uyurduk."Khota" hoy es una mala palabra. Significa su terraza -- solíamos dormir afuera por las noches.
Aslında teras anlamına geliyor -- ve geceleri orada dışarıda uyurduk.어쨌든, 그래서 우리는 밖에서 자곤 했죠.
Aslında teras anlamına geliyor -- ve geceleri orada dışarıda uyurduk.Oznacza taras tego budynku -- i zwykle przesypialiśmy noc na zewnątrz.
Aslında teras anlamına geliyor -- ve geceleri orada dışarıda uyurduk.Significa o terraço. Costumávamos dormir lá fora à noite.
Aslında teras anlamına geliyor -- ve geceleri orada dışarıda uyurduk.Σημαίνει "η ταράτσα τους" -- και κοιμόμασταν έξω τα βράδια.
Aslında teras anlamına geliyor -- ve geceleri orada dışarıda uyurduk.Воно позначає їх веранду - вночі ми спали просто неба.
Aslında teras anlamına geliyor -- ve geceleri orada dışarıda uyurduk.Означава тяхната тераса... а ние спяхме навън нощем.
Aslında teras anlamına geliyor -- ve geceleri orada dışarıda uyurduk.Раньше оно означало веранду, и мы спали ночью на свежем воздухе.
Aslında teras anlamına geliyor -- ve geceleri orada dışarıda uyurduk.שם נהגנו לישון בלילה.
Aslında teras anlamına geliyor -- ve geceleri orada dışarıda uyurduk.وكنا ننام هناك ليلا.
Aslında teras anlamına geliyor -- ve geceleri orada dışarıda uyurduk.学校ではちょうど物理を学んでいて
Aynı dışarıdan göründüğü gibi, yapması zor bir şey.Il n'y a aucun sous-entendu.
Aynı dışarıdan göründüğü gibi, yapması zor bir şey.Pontosan, ahogy mondtam. Nem könnyű megtenni.
Aynı dışarıdan göründüğü gibi, yapması zor bir şey.Είναι ακριβώς όπως το είπα. Δεν είναι εύκολο.
Aynı dışarıdan göründüğü gibi, yapması zor bir şey.هذا ما اقوله الامر ليس سهلا
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Abbiamo campionato anche l'aria esterna.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.A taky jsme vzali vzorky venkovního vzduchu.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Dan kami juga mengambil contoh udara luar.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.Enfin, nous avons aussi prélevé l'air extérieur.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.És a külső levegőből is vettünk mintákat.
Ayrıca dışarıdaki havayı da inceledik.E também recolhemos amostras de ar do exterior.

İlgili Sayfalar