dışarıda ile cümle

dışarıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Eğer kitapların listesi çok uzunsa lütfen bütün yabancı kitapları dışarıda bırak.If the list of books is too long, please leave out all foreign books.
Her gün dışarıda yediğim için, ev yemeklerini özlüyorum.Because I eat out every day, I miss home cooking.
Ben dışarıda bırakılmış hissettim.I felt left out.
Soruşturmada onun dışarıda olduğunu öğrendim.Upon inquiring, I learned that she was out.
Dışarıda durun.Keep out.
Ben dışarıdayken biri geldi mi?Was anybody here while I was out?
Dışarıda havanın güneşli olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder if it will be sunny outside.
Bugün dışarıda hava güzel, değil mi?It's nice out today, isn't it?
Kırmızı elbise giydiğinden dolayı, dışarıda durdu.Her red dress made her stand out.
O, takım elbise giydiği için dışarıda durdu.He stood out because he was wearing a suit.
Biz piknik için dışarıda iken, bizim evin kilidi bir hırsız tarafından açıldı.While we were out for a picnic, our house's lock was picked by a thief.
Yağmur dışarıda tenis oynayabilmemizi durdurdu.The rain stopped us from being able to play tennis outside.
Dışarıda ne olduğuna bakın.See what's going on outside.
Aile dışarıda kahvaltı ediyor.The family is eating breakfast outdoors.
Adam ve kadın dışarıda yemek yiyor.The man and the woman are eating outdoors.
Bu gece dışarıda yemek istiyorum.I want to eat out tonight.
Dışarıda yağmur yağıyor.It's raining outside.
Bugün dışarıda hava güzel ve yarın da güzel olacak.It's nice out today, and will be tomorrow as well.
Yağmur dışarıda şiddetli yağıyor.It is raining hard outside.
Dışarıda kalmak dışarı çıkmaktan daha kolaydır.It is easier to stay out than to get out.
Çocuklar hava kararıncaya kadar dışarıda oynadılar.The children played outside until dark.
Lütfen çöpünü dışarıdaki çöp kutularına koy.Please put your waste in the bins outside.
O, sokağa çıkma yasağından sonra dışarıda olduğu için göz altına alındı.He was given a detention for being out after curfew.
Haydi bu gece dışarıda yemek yiyelim!Let's eat out tonight!
O dışarıda olmalı.He must be out.
Evet dışarıdaydım ve bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.Yes, I was outside and it's raining cats and dogs.
Sahile gidelim, dışarıda harika bir gün var.Let's go to the beach; it's a great day out.
Dışarıda bir otomobil var.There is an automobile outside.
Birçok insan çocukların dışarıda oynayacak yeterli zamanı harcamadıklarını düşünüyorlar.Many people think that children don't spend enough time playing outside.
Dışarıda daha fazla zaman ve içeride daha az zaman harcamalısın.You should spend more time outside and less time inside.
Dışarıda hava çoktan karardı.It's already dark outside.
Dışarıda hava karardı bile.It's already dark outside.
Bir grup insan dışarıda bekleyip duruyordu.A bunch of people were standing outside waiting.
Bazı insanlar senin için evde yemenin dışarıda yemekten daha iyi olduğunu düşünüyor.Some people think eating at home is better for you than eating out.
Dışarıda biraz egzersiz yapmayı denemek isteyebilirsin.You might want to try working out a bit.
Dışarıda bahçede hava sisli.It's drizzling out in the garden.
Tom oldukça sık dışarıda yiyor.Tom quite often eats out.
Tom dışarıda çalışmaya alışıktır.Tom is accustomed to working outside.
Tom dışarıda bırakılmış hissetti.Tom felt left out.
Tom dışarıda çok oynamaz.Tom doesn't play outdoors much.
Tom çok iyi pişiremez bu yüzden çoğunlukla dışarıda yer.Tom can't cook very well, so he often eats out.
Tom Mary'nin dışarıda oynamasına izin vermedi.Tom didn't let Mary play outside.
Dün akşam seni aramaya çalıştım. Dışarıda mıydın?I tried to call you yesterday evening. Were you out?
Bütün gece dışarıda kalmayacağına söz ver.Promise me you won't stay out all night.
Tom Mary'ye dışarıda oynanmayacak kadar sıcak olduğunu söyledi.Tom told Mary that it was too hot to play outside.
Tom dışarıda.Tom is out.
O yatak dışarıda havalandırılmalı.That mattress needs to be aired out.
Sen dışarıdayken Jones adında bir kişi geldi.A person named Jones came while you were out.
Sen dışarıdayken Sato isimli biri seni ziyarete geldi.A person named Sato came to visit while you were out.
Siz dışarıdayken Bay Sato diye biri ziyaret etmek için geldi.A Mr. Sato came to visit while you were out.
Bay Sato adında biri sen dışarıdayken seni görmeye geldi.A Mr. Sato came to see you while you were out.
Siz dışarıdayken Bay West diye biri aradı.A Mr. West called while you were out.
Sen dışarıdayken West adında bir kişi aradı.A person named West called while you were out.
Bugün dışarıda uyumalıyız.We must sleep outside today.
Rüzgar dışarıda gerçekten güçlü.The wind is really strong outside.
Dışarıda seni görmek isteyen bir polis var.There's a policeman outside who wants to see you.
Dışarıda kar yağıyor.It snows outside.
Annem orada dışarıdadır.My mother is out there.
Akşam yemeğini bugün dışarıda yiyelim mi?Shall we eat dinner out today?
Dışarıda bir partimiz vardı.We had a party outside.

İlgili Sayfalar