dışarıda ile cümle

dışarıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bu gece dışarıda takılmayı planlamıyorum. Derslerim için hazırlanmam gerek.I don't plan to hang out tonight. I need to prepare for my lessons.
Biri dışarıdan arıyor.Someone is calling from outside.
Bay Tanabe şimdi dışarıda.Mr. Tanabe is out now.
Dün ben dışarıdayken beni görmek için gelen Bay Yamada'mıydı?Was it Mr. Yamada that came to see me yesterday while I was out?
Git dışarıda egzersiz yap.Go exercise outside.
Dışarıda bisikletime biniyorum.I'm out riding my bike.
Bütün aile dışarıda ekin biçiyordu.The whole family was out harvesting the corn.
Dışarıda beni bekleyen biri olduğu için gitmek zorundayım.I have to leave because there's someone waiting for me outside.
İnsanlar dışarıda kalıyor.People stay outside.
Köpek kulübesi dışarıda.The dog house is outside.
Tom dışarıda uyudu.Tom slept outside.
Bugün dışarıda yemek istiyorum.I want to eat out today.
Xueyou, Lin Öğretmen'i görmeye geldiğinde dışarıda yağmur yağıyordu.When Xueyou came to see Teacher Lin, it was raining outside.
Dışarıda bekleyeceğim.I will wait outside.
Yağmur nedeniyle dışarıda tenis oynamadık.Because of the rain, we didn't play tennis outside.
Bir süre için köpeği dışarıda bırak.Leave the dog out for a while.
Şimdiye kadar ilk kez dışarıda öğle yemeği yedim.This is the first time I've ever had lunch out.
Ben ilk defa dışarıda akşam yemeği yedim.This is the first time I've ever had dinner out.
Dışarıda akşam yemeği yiyemem. Çok meşgulüm.I cannot have dinner out. I'm very busy.
Dışarıda öğle yemeği yiyemem. Bir süre sonra randevum var.I cannot have lunch out. I have a meeting after a while.
Neden dışarıda bekliyorsun?Why are you waiting outside?
Çocuklar dışarıda oynuyorlar.The children are playing outside.
Tom ve Mary'nin çok parası yok bu yüzden nadiren dışarıda yerler.Tom and Mary don't have much money so they seldom eat out.
Tom dışarıda çalışmadan önce hafif bir öğle yemeği yedi.Tom ate a light lunch before working out.
Dışarıda yiyelim.Let's eat out.
Dışarıda öğle yemeği yiyelim.Let's eat lunch outside.
Dışarıda yemek yemek çok pahalıya mal olur.It costs a lot of money to eat out.
Son zamanlarda dışarıda çok yemek yemiyorum.I haven't been eating out much lately.
Tom dışarıda bahçede.Tom is out in the garden.
Dışarıda yemek için güzel bir gün.It's a nice day to eat outside.
Tom dışarıda çalışırken iPodunu dinliyordu.Tom was listening to his iPod as he worked out.
Tom ve Mary sabah saat ikide dışarıda balkondaydı.Tom and Mary were out on the balcony at two in the morning.
Tom ve Mary dışarıda.Tom and Mary are outside.
Tom dışarıda duruyordu.Tom was standing outside.
Tom hala dışarıda soğukta mı?Is Tom still out in the cold?
Dışarıda olacağım.I'll be right out.
Hemen dışarıda olacağım.I'll be right outside.
Ben seninle dışarıda buluşacağım.I'll meet you outside.
Her gece dışarıda yemekten usandım.I'm sick of eating out every night.
Dışarıda bekleyebilirsin.You can wait outside.
Neden Tom hala dışarıda yağmurun içinde duruyor?Why is Tom still standing outside in the rain?
Dışarıda birisi var.Someone's outside.
Artık tanıdığım hiç kimse dışarıda yemek yemeyi göze alamıyor.No one I know can afford to eat out anymore.
Kendimi tekrar dışarıda kilitlediğime inanamıyorum.I can't believe I locked myself out again.
Dışarıda bir şey duyduğumu düşündüm.I thought I heard something outside.
Dışarıda verandada yiyebileceğimizi düşündüm.I thought we could eat out on the patio.
Gelecek pazar dışarıda yiyelim.Let's eat out next Sunday.
Hadi onu dışarıda kontrol edelim.Let's check it out.
Dışarıda kalmak istiyorum.I want to stay outside.
Dışarıda bırakılmak ister misin?Do you want to be left out?
Dışarıdan bir resim çekmenin bir sakıncası yok.It's OK to take a picture from outside.
"Burada fotoğraf çekebilir miyim?" "Sadece dışarıda.""Can I take photographs here?" "Only outside."
Sen vardığında evde olmayabilirim, bu yüzden bu olursa sadece dışarıda bekle.I might not be home when you arrive, so just wait outside if that happens.
Neden dışarıda oynamaya gitmiyorsun?Why don't you go play outside?
Tom dışarıda köpeği ile frizbi oynuyor.Tom is outside playing frisbee with his dog.
Dışarıda bir şey yapıyordum.I was doing something outside.
Evde kimse yok; hepsi dışarıda.There's no-one in the house; they're all outside.
Onlar dışarıda.They're outside.
Herkes dışarıda.Everyone's out.
Sen dışarıdayken Bay Tanaka aradı.Mr. Tanaka called while you were out.

İlgili Sayfalar