dışarıda ile cümle
dışarıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Maç esnasında dışarıda ortalık yine karıştı.Sau trận đấu lại có những cuộc đụng độ.
Oda dışarıdan görünmezdir ve etrafı camlarla kaplıdır.Hầu hết các ngôi nhà đều không có cửa sổ và bên trong không được ngăn thành từng phòng.
Hatta onların dışarıda resim yapmasını alaya alıyordu.Họ thậm chí còn mời mọi người chụp ảnh điều đó.
(1. çoğul şahıs) Siz lütfen dışarıda bekleyin(iz).Thôi Nhớ Mong Mà Chi (LV: Hà Quang Minh) - Bảo Hân 13.
Ona dışarıda bir şeyin kapıyı tırmaladığını anlatırlar.Khi đụng, cánh cửa đánh sầm một cái.
İçeriden ve dışarıdan bağdadi üzerine samanlı sıva yapılmıştır.Căn nhà được quét vôi trắng bên trong và ngoài.
Örneğin sadece dışarıdan incelenmiş olsun.Tôi thấy phải đi ra nước ngoài xem cho rõ.
Disekte edilmemiş beyinin insular lobu dışarıdan görülememektedir.Dương vật của con đực trưởng thành là không nhìn thấy được từ bên ngoài.
Kendisi Yadigar Ejder gibi dışarıda kalmış, soğuktan donarak yaşamını yitirmiştir.Chúng con vẫn luôn sai lầm và lạc lối như chiên đi lạc.
Örneğin sadece dışarıdan incelenmiş olsun.外部からのみ見学できる。
Oysa şimdi dışarıdayım.いま私は外に出ております。
Dışarıdaki grup içeri girer.グループ入りする。
Geri kalan kısmı dışarıdan karşılanmaktadır.残ったものは体外に放出される。
(1. çoğul şahıs) Siz lütfen dışarıda bekleyin(iz).曜日別企画(第1部) かんさい発掘!
Dışarıda ya da yatakta bir şeyler yazmak.また、ベッドの中や下に物を隠すクセがある。
İçeride olmak gözlemci tarafından dışarıda olmaya karşı her zaman tercih edilir.いつも傍観者の立場にいるため自分に焦点を当てられることが苦手。
Dışarıdan bakınca sıcak ve mutlu bir yuva.暖かく居心地のよい部屋。
Düğünde kadın ve kızlar evin içinde; erkekler ise dışarıda oynarlardı.婦人や女児が屋内外で、下について遊んだ。
Eğer sistemi dışarıdan incelersek durumun farklı olduğunu görürüz.外部から調べを行なうので引き込みとは異なる。
Buna ek olarak dışarıdan sağlanan interrupt ı (INT) vardır.また外の世界の物が落ちてきたりすることがある。
Dışarıda pahalı oyuncularla ilgili değiliz.同名の俳優とは無関係。
Bu nedenle benim için dışarıda yemek bir hayat tarzı.食事が生きる理由そのものである。
İçeriden ve dışarıdan bağdadi üzerine samanlı sıva yapılmıştır.それは、その内側と外側とにかぶせなければならない。
İçeride değil, dışarıda - somutta.ずっこい - ずるい。
"Agaş dışarıda çok durma eve gel!"細野晴臣監修『YMO GO HOME!
Robbie ve Guy dışarıda bir kafede oturup bir su kaynağını izliyorlarmış.ロペとアキラは、出入口近くの車止めに座って飲食している。
Çünkü artık olmak istediğim yerde, dışarıdayım."今日出る気があるなら一緒に出ようではないか」と言った。
Cesetlerin kırıkları olmasına karşın dışarıdan darbe aldıkları görülmüyor.戦闘中に内部のものが壊されても外側からは壊されているようには見えない。
Örneğin Venüs, Merkür'den 0,33 AB daha dışarıdadır, Satürn ise Jüpiter'den 4,3 AB daha uzaktadır.例えば、水星と金星は0.33au離れているが、木星と土星は4.3au、天王星と海王星は10.5au離れている。
Acilen dışarıdan yardım gelmeli." şeklindedir.至急救援を求める」(遭難信号)の意になる。
Dışarıdaki insanın amacı hangi odadakinin bilgisayar, hangisinin insan olduğunu tahmin etmektir.質問者の役目は、どちらが男性でどちらが女性であるかを当てることでなく、どちらがコンピュータでどちらが人間かを当てるものである。
Gir içeri, canım oğlum, dışarıda dikilme karşısına.ともかくあっちに行って邪魔者を蹴散らすのだ。
Bazen mide kasılmaları dışarıdan hissedilebilir.腰痛が時々見られる。
Oda dışarıdan görünmezdir ve etrafı camlarla kaplıdır.場所は、室内ないし風通しのよい日陰にする。
Labia kadın cinsel organlarının bir parçasıdır; bunlar vulvanın dışarıdan görülebilen en büyük bölümleridir.陰唇(いんしん)は、女性器の一部で、外部から見える部位である。
Buna dayanılarak dışarıdan getirildiği düşünülmektedir.から取られたと推測される。
Uylakların, geceleri dışarıda dolaşan veya yolculuk eden kimselere musallat olduğuna inanılır.また、「裏営業(うらえいぎょう)」や「夜の営業(よるのえいぎょう)」などといった隠語もある。
Dışarıda büyük bir fırtına kopmaktadır.外は暴風が吹き荒れている。
Maturette iyidir fakat Klozyo dışarıda ölür.怪物は消滅したが、モービアスは虫の息。
Dışarıda ahalinin eğlenme sesleri duyulur.遥か遠くの話声が聞こえる能力を持つ。
Köye dışarıdan çok fazla göç olduğu için genel oturmuş gelenek görenekleri yoktur.島外との交流が少なかったため古くからの習俗が多く残る。
O sırada dışarıda bir ses duyarlar.このとき、奥より声が聞えた。
Buzullar, içeriden ve dışarıdan olmak üzere iki şekilde hareket eder.花弁は4個で外側と内側に2個ずつつく。
Bunları dışarıdan almak için para da yoktu.また、所持金などは奪われていなかった。
Biri dışarıda futonu çırpıyor.誰かが外で布団をパンパンと叩いている。
Herkes dışarıda toplansın.皆来集会。
(1. çoğul şahıs) Siz lütfen dışarıda bekleyin(iz).上前津車站(日语:上前津駅/かみまえづえき Kamimaezu eki */?
İçeride değil, dışarıda - somutta.興果銳,不能戢下,軾戒之。
Köy nüfusunun 3/4'ü dışarıdadır.大約3/4位於鄉村地區。
Dışarıdan sesler duyar.歷官中外有聲。
Tamamen dışarıdan gelire dayanmaktadır.決定因素來自外部。
2- "Dollhouse": Ailesi dışarıdan ne kadar mükemmel gözükse de, aslı farklıdır.Dollhouse:在別人眼中,你的家庭是完美的,但是自己知道的,永遠比別人多。
O zaman da dışarıdan nasıl göründüğünüzü anlıyorsunuz.所以我觉得我倒要出去看看,外边是什么样子。
Bu nedenle benim için dışarıda yemek bir hayat tarzı.所以那裡自古就有食用蕎麥的習慣。
Okumayanlar da dışarıda çalışmaktadır.然读者不能悉通。
Dışarıdaki grup içeri girer.”因引军西入。
Çocuklar büyüyünce dışarıdan kadınlar aldılar.少年縱逸,外面養許多女人。
Tüp hastada acıya neden olmaz ve hastaların yine de dışarıdan beslenmelerine engel olmaz.进食管不会带来疼痛,也不会妨碍病人自主进食。
Dışarıda ek işlerde çalışıp harçlık kazanabilir ve dilediği gibi harcayabilirler.所以你只能尽快走出来,并继续努力,而且应该感谢你拥有的一切。
Gir içeri, canım oğlum, dışarıda dikilme karşısına.身根極微,隨身內外,次第而住。