dışarıda ile cümle
dışarıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bütün dikkatimi dışarıdaki manzaraya yöneltti.Toată atenția mea s-a îndreptat către priveliștea de afară.
Dışarıda şiddetli yağmur yağıyor.Afară plouă abundent.
Dışarıdan yardım alamıyordu.Segítség sehonnan sem érkezett.
Dışarıda Richard tapınaktan fişekler fırlatıldığını görür.Richard megrémülve veszi észre a rakétát, amit fellőttek a templomból.
Köylüler kiliseye girerler ama Santuzza ve Lucia dışarıda meydanda kalırlar.A falu lakosai mind bemennek a templomba, a téren csupán Santuzza és Lucia néni marad.
Fakat o esnada dışarıdan silah sesleri gelir.Ebben a pillanatban lövöldözés hallatszik odakintről.
(1. çoğul şahıs) Siz lütfen dışarıda bekleyin(iz).T+1 másodperc: PLT: (Intercom) Indulunk!
Dışarıdan Lubino'nun bağırtı sesleri işitilir.Ekkor kívülről Basilio hangja hallatszik.
İçeriden ve dışarıdan bağdadi üzerine samanlı sıva yapılmıştır.Az ajtót belülről és kívülről is lehet nyitni nyomógombbal.
Yolcular şaşırmış bir şekilde duvarlara tıklar ve aynısını dışarıdaki de yapar.A zsindelyeket bádoggal fedték le, és a falakat kívül-belül bevakolták.
İçeride olmak gözlemci tarafından dışarıda olmaya karşı her zaman tercih edilir.A végrehajtás során mindig kontroll alatt tartjuk az ellenfelet.
Johnson oradan ayrılmak ister. ma dışarıda fazla kar yağmaktadır.Johnson elterül a hóban.
Erkekler ise dışarıda başka yaşam alanları ararlar.Más égitesteken keresnek élet után.
Her zaman dışarıda olmak istiyordum.Az Én mindig itthon voltam.
Ona dışarıda bir şeyin kapıyı tırmaladığını anlatırlar.Kate azt veszi észre, hogy valami húzza lefelé.
Onu dışarıdaki saldırıdan korumak için dükkana götürür.Anyjának a boltjába megy, hogy tőlük védelmet találjon.
Bütün sistem çok basittir ve dışarıda montajlanabilir.Felettünk a terep teljesen ellaposodik, füves-törmelékes és mindenütt egész könnyen járható.
Dışarıdan kız alıpverme olayı pek nadirdir.Nők színpadra kerülése nagyon ritka volt.
Polisler ise dışarıda Sucreyi beklemekteler.A rendőrség természetesen még mindig keresi.
Çelik üretimi, çoğu dışarıdan satın alınan demir cevherinden olmak üzere yılda 20 Mt kadardır.Az évente legyártott mennyiség nagyjából 80%-át rozsdamentes acél gyártására fordítják.
İffet, dışarıda kendini iyi hissetmemektedir.Niki a lakásában észreveszi, hogy nincs egyedül.
Yalnızca Eurylokhos kuşkulanıp dışarıda kalır.Egyedül az Enrjakudzsi maradt sértetlenül.
Dawn, dışarıda Amanda ile karşılaşır.Randizni akar Amanda Bensonnal.
Dışarıdan sesler duyar.Ulkoa kuuluu ääniä.
Kanal, programları dışarıdan satın almakta veya kendi hazırlamaktadır.Kanava sekä ostaa ohjelmia että tuottaa niitä itse.
Her zaman dışarıda olmak istiyordum.He olivat aina menossa.
"Agaş dışarıda çok durma eve gel!"Ja hei, ollaan sitten varovaisia, siellä ulkona!"
Yaz boyunca yemekler genellikle dışarıda yenilir.Kesällä valmistettiin ruoka ilmeisesti ulkona.
O yıldan önce yalnız 6 kişi dışarıdan okuyabildi.Ennen vuotta 2000 ainoastaan kolmella jäsenvaltiolla oli tällainen strategia.
Bunun yerine dışarıda durup olayları izleyen bir insan kalabalığı oluşturmaya başladılar.Sen sijaan he jäivät baarin ulkopuolelle, jonne alkoi kerääntyä tapahtumia katseleva väkijoukko.
Okumayanlar da dışarıda çalışmaktadır.Ne käsittelevät kirjailijoita jotka eivät kirjoita.
Dışarıdan yardım alamıyordu.Tukea ei tullut.
Sevgili, hastanın dışarıdaki olayları duymamasını sağlamaya çalışır.Vastarinta tarkoittaa potilaan haluttomuutta kertoa tietyistä asioista.
Praetor Dışarıda 6 Lictor, Roma içinde 2 Lictor.Preettoria seurasi aina kaksi liktoria (Rooman kaupungin ulkopuolella kuusi).
(1. çoğul şahıs) Siz lütfen dışarıda bekleyin(iz).Osa I: Irti Venäjästä (päätoim.
Bu bakımdan bilgi sistemleri de dışarıdan ve içeriden girdi olarak bilgi ve veri sağlar.Tämä on tulkittavaa tietoa systeemin sisältä ja sen ulkopuolelta.
Dışarıdaki grup içeri girer.He pääsevät ulkoilmaan.
Ve Jacki içeri alarak Franke dışarıda beklemesi gerektiğini söyler.Kun pääsimme paikalle, käskin Gracen odottaa ulkona.
Tuileries'de Müzik'te dışarıda poz verilmişti.Thesleffin perhepiirissä harrastettiin musiikkia.
Almanya'da insanlar ev gezmelerinde değil dışarıda yemekte buluşur.Menisittekö tosiaankin miehiin naisten sijaan irstaudessa?
Bu sırada, ekibin diğer üyeleri dışarıda sokağın telefon kablosunu kesti.Toisaalta joukko onnistui katkaisemaan lähistöllä olleet puhelinlinjat.
Dışarıdan kız alıpverme olayı pek nadirdir.Seurakunnasta erottaminen oli sangen harvinaista.
Dışarıda onu Kont Orlok beklemektedir.Hänet palkittiin seuraavana vuonna kreivin arvolla.
İçeride ve dışarıda yetiştirilebilir.Radat voivat olla joko ulkona tai sisällä.
Görevli adam bir süre sonra dönüp dışarıda kimse beklemediğini söyledi.Paikalle saapui lääkäri, joka totesi, että aikaa ei ole paljoakaan jäljellä.
Köy nüfusunun önemli bir bölümü ise dışarıda çalışmaktadır.Suurin osa kylän väestöstä käy työssä kylän ulkopuolella.
Hitler artık dışarıdaydı ve gerekli düzeni tamamen sağlamıştı.Hitlerin noustua valtaan niiden suorittaminen lopetettiin kokonaan.
Onlar dışarıda alışveriş yapıyorlar.He ovat ulkona ostoksilla.
Dışarıda daha fazla zaman ve içeride daha az zaman harcamalısın.Sinun pitäisi viettää enemmän aikaa ulkona ja vähemmän sisällä.
Dışarıda bekleyebilirsin.Voit odottaa ulkona.
Dışarıda büyük bir fırtına kopmaktadır.Στο εξωτερικό ξεσηκώνεται θύελλα διαμαρτυριών.
O sırada dışarıda bir ses duyarlar.Εκείνη τη στιγμή ακούστηκε ο θόρυβος.
Ülkenin %70'i dağlık olup engebelidir ve dışarıdan genellikle erişilemez.Το 70 % της χώρας που είναι ορεινό είναι τραχύ και συχνά απροσπέλαστο.
O zaman da dışarıdan nasıl göründüğünüzü anlıyorsunuz.Επίσης φανερώνει πως παρουσιάζεις εσύ τον εαυτό σου προς τα έξω.
Dışarıdan kız alışverişide yapılmaya başlanmıştır.Τότε αποφασίζει να πάει για ψώνια.
Gir içeri, canım oğlum, dışarıda dikilme karşısına.Ξώμερο – έξω μέρος, μακριά από την πρωτεύουσα.
İçeride ve dışarıda yetiştirilebilir.Εντός και εκτός έδρας.
Dışarıda olan yok.Δεν υπάρχουν άλλοι.
Ayrıca, dışarıda birçok yerleşimci tecavüze upramış, öldürülmüş ve kaçırılmıştır.Χωρίς αυτή τη βοήθεια πολλοί ταξιδιώτες θα ληστεύονταν και θα δολοφονούνταν.
Gerekirse kişiye tiroit hormanları dışarıdan verilir.Για να δοθεί η χαριστική βολή πρέπει να ξεχωριστουν τα σώματα.