dışarıda ile cümle

dışarıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bazı sanayi malları ve yakıt dışarıdan ithal edilir.Przemysł wykorzystuje surowce i paliwa sprowadzane z zagranicy.
Gir içeri, canım oğlum, dışarıda dikilme karşısına.Kunde, rozejrzawszy się, wyszedł na zewnątrz.
Ya da dışarıdan aktif edilir.Z zewnątrz jest otynkowany.
İçeriden ve dışarıdan bağdadi üzerine samanlı sıva yapılmıştır.Księga zapisana jest od wewnątrz i zewnątrz.
Sözlü iletişimdeki baskı mekanizmaları beş otorite tekniğini dışarıda bırakır.Grafit naniesiony jest na folię PET techniką drukarską.
Oysa şimdi dışarıdayım.I w tej chwili wyszedł.
Dışarıda Padme'yi bekler.Kenobi udaje się do Padmé.
Dışarıdan da eleştiriler vardır.Jest również wychodek na zewnątrz.
Dışarıdaki grup içeri girer.Obcy jest w nas.
Ülkede hemen hemen hiçbir tüketim maddesi üretilmemekte, dışarıdan ithal edilmektedir.Ponieważ nie ma tam żadnego przemysłu, wszystkie towary są sprowadzane z kontynentu.
Dışarıda ahalinin eğlenme sesleri duyulur.Podczas niej można usłyszeć odgłosy stosunku seksualnego.
Dışarıdan kız alışverişide yapılmaya başlanmıştır.W sklepach zaczyna się wykupywanie towarów.
(Başta Patrona Halil ve Muslu Beşe olmak üzere) İçerideki silah seslerini duyan dışarıdaki yandaşları kaçtı.Własowcy na odgłos strzałów rzucili się do ucieczki.
Görevli adam bir süre sonra dönüp dışarıda kimse beklemediğini söyledi.Oficer podszedł do mnie i powiedział, abym nie płakała.
Ateşleme dışarıdan yapılıyordu.Strzał został oddany z daleka.
Bu yasanın getirdiği bir başka sonuç da, "dışarıdan gerilim" yerine "içeriden denetim"in getirilmiş olmasıdır.Jestem świadomy tego niejako z zewnątrz, a zarazem akceptuję ten rodzaj „wglądu” od wewnątrz.
Johnson oradan ayrılmak ister. ma dışarıda fazla kar yağmaktadır.It is snowing outside. → Na zewnątrz pada śnieg.
Buna dayanılarak dışarıdan getirildiği düşünülmektedir.Bez wątpienia sądzono, że zabiorą je na tamten świat.
Bütün sistem çok basittir ve dışarıda montajlanabilir.Konstrukcja jest bardzo lekka i umożliwia płynną jazdę po mieście.
Dışarıdan yardım alamıyordu.Pomocy tej nie uzyskał.
Tüp hastada acıya neden olmaz ve hastaların yine de dışarıdan beslenmelerine engel olmaz.Zbigniew Gaciong Dlaczego pacjenci nie biorą leków?
İçeride ve dışarıda yetiştirilebilir.Den kan vara placerad både inne och ute.
O yıldan önce yalnız 6 kişi dışarıdan okuyabildi.Sedan dess har bara sex individer undersökts.
Buna ek olarak bu iş dışarıdan kontroller dahilinde devam etmektedir.Utöver detta sätts verksamheten under omfattande utomstående kontroll.
Dışarıdan sesler duyar.Buller hörs utanför.
Dışarıdan köye kimse gelemez ve karışamaz.Ingen kan nu komma in i staden och ingen kan komma ut ur den.
İçeride değil, dışarıda - somutta.Hemifrån, utifrån, inifrån.
CHP de hükümeti dışarıdan destekledi.JVP fortsätter dock att ge externt stöd till regeringen.
İçeriden ve dışarıdan bağdadi üzerine samanlı sıva yapılmıştır.Märkligt nog har den varit putsad både på in och utsidan.
Dışarıda da uğraşmaya devam eder.Jasså, du är ute och jagar du också.
Ona dışarıda bir şeyin kapıyı tırmaladığını anlatırlar.(De hörde honom knacka på dörren.
Çünkü artık olmak istediğim yerde, dışarıdayım."Så det känns så bra att vara där jag är nu."
Yağmurlu havalarda gündüz de dışarıda görülebilir.Under regnväder kan de även vara aktiva under dagen.
Dışarıdan isyan fikirli halkın sesleri gelmektedir.I fjärran hörs folkets klagan.
Selevkos'un ölümünden sonra , imparatorluk içerden ve dışarıdan birçok saldırıya maruz kaldı.Chola utsattes för angrepp inifrån och utifrån.
Özellikle I. Perde ve bale parçası tamamıyla dışarıda bırakıldı.Terrängen runt Caer y Bont är huvudsakligen kuperad.
Bu yüzden artık Mecnun sevdiğini kendinden dışarıda aramamaktadır, bu dünyayı onun yeri kabul etmemektedir.Han gillar inte kungen längre eftersom denne inte ger folket vatten.
Örneğin sadece dışarıdan incelenmiş olsun.För andra betydelser, se Ytterön.
Bu odalarda, köye dışarıdan gelen herkes ağırlanır ve istediği kadar konuk edilir.De familjer som finns med här är alla någorlunda välbelagda och vedertagna.
Türkiye'de dışarıda yemek yemek yanlış algılanıyor.Förekomsten i europeiska Turkiet är osäker.
Maturette iyidir fakat Klozyo dışarıda ölür.Hästen klarar sig oskadd, men Hassö krossar bäckenet.
Ülkenin %70'i dağlık olup engebelidir ve dışarıdan genellikle erişilemez.Runt 3 % av landet är odlat och man är därför inte självförsörjande.
Dışarıdaki grup içeri girer.En nykomling kommer in.
Buzullar, içeriden ve dışarıdan olmak üzere iki şekilde hareket eder.Він же зробив кілька фотографій всередині і зовні.
Polisler ise dışarıda Sucreyi beklemekteler.Поліція вже чекає її на виході.
Herkes dışarıda toplansın.Всі зібралися.
Çocuklar büyüyünce dışarıdan kadınlar aldılar.Коли ж гойдалися хлопці, хльоскали їх дівчата.
Örneğin sadece dışarıdan incelenmiş olsun.Огляд можливий тільки з зовнішньої сторони.
Bazı sanayi malları ve yakıt dışarıdan ithal edilir.Більшість промислових товарів і нафтопродукти імпортуються.
Ya da dışarıdan aktif edilir.Запліднення зовнішнє або внутрішнє.
(1. çoğul şahıs) Siz lütfen dışarıda bekleyin(iz).Перші танки: шлях у безвихідь(рос.)
"Dışarıda kalan, hem güçlü hem de zayıftır.За другою — на сильні та слабкі.
Sonradan şöyle der: "Biz ailemizden, dışarıdan bilinmeden insanlara bakmaya izin istedik.За його словами «такою назвою ми хотіли відсунути людей, що не бажають нас слухати, подалі».
Dışarıda da uğraşmaya devam eder.Там же й лишився працювати.
İçeri giren grup işaret verirse dışarıdaki grup bunun bir tuzak olduğunu anlayacak ve içeri girecektir.Побоюючись, що це пастка, група все ж вирушає туди.
Yaz döneminde dışarıda ikamet edenlerin 2-3 aylığına köye gelmesiyle nüfus kısmen artmaktadır.За ці два-три тижні відсівається досить високий відсоток кандидатів.
Çünkü artık olmak istediğim yerde, dışarıdayım."Це є те, де я хочу бути.'"
Rolando kızgıyla odadan çıkar ama odanın kapısını dışarıdan kilitler.У цей вечір Рональд повернувся додому в свою кімнату, замкнув двері зсередини.
Ayrıca dışarıda toplanan göstericilerden de iki kişi hayatını kaybetmiştir.Також по дорозі вони підбирають двох людей, що вижили.
İçeride değil, dışarıda - somutta.Ні́где, або Ні́де (тур.

İlgili Sayfalar