dışarı ile cümle

dışarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Dışarı gidebilir miyim?Can I go outside?
İşten sonra bir içki için dışarıya çıkmak ister misin?Would you like to go out for a drink after work?
Gerçekten bu yağmurda dışarı çıkmayacağız, değil mi?We're not really going out in this rain, are we?
Bay Smith öğle yemeği yemek için dışarı çıktı.Mr. Smith went out to get lunch.
Onu kapı dışarı etmelisin.You should throw it out.
Seninle dışarıda bir saniye konuşabilir miyiz?Can I chat with you outside for a second?
Lütfen dışarı çıkayım.Please let me out.
Hava dışarıda sıcaktı.It was hot outside.
Birlikte dışarı gidiyor musunuz?Are you going out together?
Lütfen bu insanları buradan dışarı çıkartın.Please get these people out of here.
Bu gece dışarı çıkamayız.We can't go out tonight.
Böyle bir günde dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go outside on a day like this.
Son günlerde dışarıya baktın mı?Have you looked outside lately?
Gece tek başına dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out at night by yourself.
Tom bir yürüyüş için dışarı çıktı.Tom has gone out for a walk.
Tom dışarıda yürüyüş yapıyor.Tom is out taking a walk.
Mary bu gece onu dışarıya çıkarmamı istedi.Mary asked me to take her out tonight.
Bugün Tom'un canı dışarıda oynamak istemiyor.Tom doesn't feel like playing outside today.
Tom odasından dışarı çıktı.Tom came out of his room.
Tom yağmurda dışarıya çıktı.Tom went out in the rain.
Beni dışarıda bekleyin.Wait for me outside.
Tom'un arabası dışarıda park edilmiş.Tom's car is parked outside.
Lütfen dışarı çık.Please step outside.
Tom hiç dışarı çıkmadı.Tom never went out.
Ne kadar süre dışarıdaydım?How long was I out?
Tom bugünlerde nadiren dışarı çıkar.Tom rarely goes out nowadays.
Tom hâlâ dışarıda, değil mi?Tom is still out there, isn't he?
Tom hava karardıktan sonra dışarı çıkmaya korkuyor, değil mi?Tom is afraid to go out after dark, isn't he?
Tom yatağından dışarı fırladı.Tom jumped out of his bed.
Ben aradığımda Tom dışarıdaydı.Tom was out when I called.
Tom mağaradan dışarıya geri geldi.Tom came back out of the cave.
Tom hava karardıktan sonra dışarı çıkmaya korkuyor.Tom is afraid to go out after dark.
Herkes dışarıya koştu.Everyone rushed outside.
Tom dışarıda köpekle yürüyor.Tom is out walking the dog.
Tom arka kapıdan dışarı çıktı.Tom went out the back door.
Tom günün geri kalan kısmında dışarıda olacak.Tom will be out for the rest of the day.
Tom çöpü dışarıya götürüyor.Tom is taking out the garbage.
Çöpleri dışarı çıkaran kişi bendim.It was me who took out the garbage.
Çöpleri dışarı çıkaran bendim.It was me that took out the garbage.
Yardım almak için dışarıya çıktım.I went out to get help.
Tom helikopterden dışarıya atladı.Tom jumped out of the helicopter.
Tom hala Mary'yi onunla dışarı çıkartmaya çalışıyor.Tom is still trying to get Mary to go out with him.
Tom çok uzun süre dışarıda güneşteydi.Tom has been out in the sun too long.
Tom dışarıda Mary'yi bekliyor.Tom is outside waiting for Mary.
Mary çaktırmadan evden dışarı çıktı.Mary snuck out of the house.
Tom kapıyı açtı ve dışarı çıktı.Tom opened the door and went out.
Tom kapıyı açtı ve dışarı baktı.Tom opened the door and looked out.
Tom dışarı çıkmak için hazırlanıyor.Tom is getting ready to go out.
Onlar dışarıya çıkamaz.They can't get out.
Tom dışarıda oynuyor.Tom is playing outdoors.
Tom kapıyı açtı ve dışarıya çıktı.Tom opened the door and stepped outside.
Tom kapıyı açtı ve dışarıya baktı.Tom opened the door and looked outside.
Tom ayağa fırladı ve odadan dışarı koştu.Tom jumped to his feet and ran out of the room.
Tom dışarıda ayakkabı alışverişi yapıyor.Tom is out shopping for shoes.
Tom pencereden dışarı eğildi.Tom leaned out the window.
Tom pencereden dışarı bakıyor.Tom is looking out the window.
Tom hâlâ pencereden dışarı bakıyor.Tom is still looking out the window.
Tom'un dışarıda bir not defterine sahip ve yazmak için hazır.Tom has his notebook out and is ready to write.
Seni almak için dışarıda olan kişi Tom'dur.Tom is the one that's out to get you.
Tom gergin bir biçimde pencereden dışarıya baktı.Tom nervously looked out of the window.

İlgili Sayfalar