dışarı ile cümle
dışarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sana dışarıda oynamanı söylediğimi düşündüm.I thought I told you to play outside.
Tom, bahçede serbestçe dolaşabilsinler diye tavuklarını dışarı salıverdi.Tom let his chooks out so they could roam free in the garden.
Tom Mary'ye gece tek başına dışarı çıkmaması gerektiğini söyledi.Tom told Mary she shouldn't go out at night alone.
Buradan dışarıya sadece bir yol var.There's only one way out of here.
Hava karardıktan sonra tek başına dışarıya çıkmak iyi bir fikir değil.It's not a good idea to go out after dark by yourself.
Annem ıslak saçla dışarı çıktığım için nezleye yakalandığımi söyledi.Mom said I caught a cold because I went out with wet hair.
Tom ve Mary eskisi kadar sık dışarıda yemiyor.Tom and Mary don't eat out as often as they used to.
Hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmak güvenli değil.It's not safe to go out after dark by yourself.
Şimdi dışarı gitmemin güvenli olduğunu düşünüyor musun?Do you think it's safe for me to go outside now?
Bugün dışarıda hava çok soğuk.It is cold outside today.
Senin boğaz ağrısı ve ateşin var. Dışarı çıkma.You have a sore throat and fever. Don't go out.
Ben gazete satın almak için dışarı çıkıyorum.I am going out to buy the newspaper.
Şemsiyesiz dışarı çıkma.Don't go out without an umbrella.
Dışarı çıkmadan önce ışığı kapatmalısın.You must turn off the light before you go out.
Biz tüm öğleden sonra dışarıda kaldık, çok güzeldi.We stayed outside all afternoon, it was so nice.
O, yağmurda dışarıda kaldı.She stayed out in the rain.
Tom oyun oynamak için dışarı çıkmak istemiyordu.Tom didn't want to go out to play.
Şu anda pencereden dışarı bakıyorum.I'm looking out the window right now.
Canım dışarı yürüyüşe çıkmak istemiyor.I don't feel like going out for a walk.
Cuma günü benimle dışarı çıkmak istiyor musun?Do you want to go out with me on Friday?
Dün gece dışarı çıkmadık. Sinemaya gidebilirdik ama evde kalmaya karar verdik.We didn't go out last night. We could have gone to the cinema but decided to stay at home.
Odanızı temizleyene kadar arkadaşlarınızla dışarı çıkamazsınız.You can't go out with your friends until you clean your room.
Şişeyi ondan aldı ve pencereden dışarı fırlattı.She took the bottle from him and threw it out the window.
Biz dışarı gitmiyoruz.We're not going out.
Dışarı çıkmayacağız.We're not going out.
Biz şimdi dışarı çıkıyoruz.We're going out now.
Biz Çince için dışarı gidiyoruz.We're going out for Chinese.
Biz kutlama yapmak için dışarı çıkıyoruz.We're going out to celebrate.
Biz tekrar dışarı çıkacağız.We're going out again.
Biz onu dışarı sıralayacağız.We'll sort it out.
Her şeyi dışarı taşıyabiliriz?We can move everything out.
Tom'u dışarı attık.We threw Tom out.
Sadece bir kez dışarı çıktık.We only went out once.
Kahvaltı için dışarı çıktık.We went out for breakfast.
Dün gece bir pizza için dışarı çıktık.We went out for a pizza last night.
Tom ve ben işten sonra sık sık pizza için dışarı çıkarız.Tom and I often go out for pizza after work.
Tom kendisiyle akşam yemeği yemesi için Mary'nin dışarı çıkmasını istedi.Tom asked Mary to go out to have dinner with him.
Seni dışarıda görebilir miyim?Can I see you outside?
İkinizi dışarıda görebilir miyim?Can I see you two outside?
İkinizle dışarıda görüşebilir miyim?Can I see you two outside?
Sadece bunları dışarı atabilir misiniz?Can you just throw these out?
Seni bir an için dışarıda görebilir miyim?Can I see you outside for a moment?
Bir an dışarıda konuşabilir miyiz?Can we speak outside for a moment?
Ben seni dışarıda ön tarafta bekleyeceğim.I'll wait out in front for you.
Dün gece Tom'la dışarıdaydık.I was out last night with Tom.
Hava karardıktan sonra Tom'un dışarı çıkmasını istemiyorum.I don't want Tom to go out after dark.
Dışarı çıkarken ışığı kapat.Turn off the light as you go out.
Tom dışarıya koştu.Tom ran outside.
Dışarı çıkmak istiyor musun?Do you want to go out?
Siz ikiniz onunla dışarıda dövüşün.You two fight it out.
Sen beni kapı dışarı mı ediyorsun?Are you throwing me out?
Siz beni kapı dışarı mı ediyorsunuz?Are you throwing me out?
Onlar lüks bir restoranda akşam yemeği için dışarı çıktılar.They went out for dinner at an upscale restaurant.
Dışarı gelmelisin.You need to come outside.
Dışarı gelmen gerekiyor.You need to come outside.
Dışarı gitmemelisin.You shouldn't go outside.
Bunları dışarı atmalısın.You should throw these out.
Bunu dışarı atmalısın.You should throw this out.
Beni dışarı atamazsın.You can't throw me out.
Dışarı çık.Step outside.