dışarı ile cümle

dışarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Kapılar açıldı ve Tom asansörden dışarı çıktı.The doors opened and Tom stepped out of the elevator.
Orada dışarıda ne görüyorsun?What do you see out there?
Burada dışarısı oldukça sıcak.It's rather hot out here.
Dışarıda seninle bir dakika konuşabilir miyim?Can I talk to you outside for a minute?
Dışarı çıkıp bizimle oynayıp oynayamayacağını annene sor.Ask your mom if you can come out and play with us.
Tom kapıdan dışarıya baktı.Tom looked out the door.
Bir ara dışarı çıkmak ister misin?Would you like to go out sometime?
Kahve için dışarı çıkmak ister misiniz?Would you like to go out for coffee?
Bu tayfunun ortasında çırılçıplak dışarı gitmek istiyorum.I'd like to go out stark naked in the middle of this typhoon.
Tom ne olduğunu görmek için pencereden dışarıya baktı.Tom looked out the window to see what was happening.
Neden bu gece bizimle birlikte dışarı çıkmıyorsun?Why don't you come out with us tonight?
Duman pencereden dışarı geliyordu.Smoke was coming out the window.
Duman mutfaktan dışarı geliyor.Smoke is coming out of the kitchen.
Dışarı çıkalım ve oynayalım.Let's go outside and play.
Dışarıda ne olduğunu görmeye gidelim.Let's go see what's happening outside.
Dışarı çıkmamızı ve ne olduğunu görmemizi öneriyorum.I suggest we go outside and see what's happening.
Ben Boston'dayken haftada en azından bir defa dışarıda yemek yerdim.When I was in Boston, I used to eat out at least once a week.
Tom Gazete bayiinden bir gazete satın almak için dışarı çıktı.Tom went out to buy a newspaper from the newsstand.
Tom bir somun ekmek almak için dışarı çıktı.Tom went out to buy a loaf of bread.
Tom dışarıda bana istediğim bazı şeyleri alıyor.Tom is out buying me some things I asked for.
Tom Mary'yi kapı dışarı etti.Tom gave Mary a little push.
Bu gece canın dışarı çıkmak isterse beni ara.Give me a buzz if you feel like going out tonight.
Neden hepimiz yiyecek bir şeyler almak için dışarı çıkmıyoruz?Why don't we all go out to get something to eat?
Tom her gün dışarıda yemek yerdi, ama şimdi maddi gücü yetmiyor.Tom used to eat out every day, but now he can't afford to.
Tom pazartesi geceleri genellikle dışarıda yer.Tom often eats out on Monday nights.
Tom yemek yemek için dışarı çıktı.Tom has gone out to eat.
Tom genellikle ailesi ile dışarıda yemek yemez.Tom doesn't often eat out with his family.
Dışarı çıkacağım ve bize yiyecek bir şeyler alacağım.I'm going to go out and get us something to eat.
Yiyecek bir şey almak için dışarı çıkıyorum.I'm going out to get something to eat.
Çoğunlukla dışarıda yemek yemem.I don't often eat out.
Dışarıya çıkmak ve yiyecek bir şey almak ister misin?Do you want to go out and get something to eat?
Tom elini dışarı çıkardı.Tom put out his hand.
Tom ceketini giydi ve dışarı çıktı.Tom put on his coat and went out.
Tom kafasını pencereden dışarı çıkardı.Tom put his head out of the window.
Tom dışarıda Mary ile içki içiyor.Tom is out having drinks with Mary.
Tom ve ben bir şeyler içmek için dışarı çıkıyoruz.Tom and I are going out for a drink.
Tom bağırdığında kapı komşu pencereden dışarı baktı.The next-door neighbor looked out the window when Tom yelled.
Herhangi biri beni görmeden dışarı çıkmaya niyet ettim.I intended to go out without anyone seeing me.
Tom dışarıda sonuncuydu.Tom was the last one out.
Tom dışarıda park etmiş koyu mavi bir araba fark etti.Tom noticed a dark blue car parked outside.
Artık dışarısı zifiri karanlık değil.It's no longer pitch black outside.
Dışarı çıkıp daha fazla sosyalleşmen gerekir.You need to get out and socialize more.
Tom bugün dışarıda oynamak istemiyor.Tom doesn't want to play outside today.
Tom muhtemelen dışarı çıktı.Tom probably went out.
Tom muhtemelen dışarı gitti.Tom has likely gone out.
Dışarıda konuşalım.Let's talk outside.
Dışarıda konuşabiliriz.We can talk outside.
Burada dışarıda konuşalım.Let's talk out here.
Dışarıda konuşabilir miyiz?Can we talk outside?
Ben seninle dışarıda konuşabilir miyim?Can I talk to you outside?
Biz bu konuda dışarıda konuşabilir miyiz?Can we talk about this outside?
Sanırım dışarıda konuşsak iyi olur.I think we'd better talk outside.
Bir dakika dışarıda konuşabilir miyiz?Could we talk outside for a minute?
Ben seninle dışarıda bir saniye için konuşabilir miyim?Can I talk to you outside for a second?
Seninle dışarıda konuşabilir miyim?Can I speak to you outside?
Tom sık sık geç saatlere kadar dışarıda kalır.Tom often stays out late.
Tom sık sık bütün gece dışarıda kalır.Tom often stays out all night.
Lütfen köpeğin dışarıda kaldığından emin ol.Please make sure the dog stays outside.
Öğle yemeği için dışarı gidiyoruz. Sen de gelmek ister misin?We're going out for lunch. Do you want to come, too?
Tom bana dışarıda beklememi söyledi.Tom told me to wait outside.

İlgili Sayfalar