dışarı ile cümle

dışarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yiyecek bir şey için dışarı çıkmak üzereyiz.We're about to go out for something to eat.
Bu kadar geç vakitte dışarıda ne yapıyorsun?What are you doing out so late?
Tom ne için dışarı gitti?What did Tom go outside for?
Bu gece dışarı çıkmamıza ne dersiniz?What do you say we go out tonight?
Bu gece dışarı çıkalım mı?What do you say we go out tonight?
Neden yemek yemek için dışarı çıkmıyoruz?Why don't we go out to eat?
Neden dışarı çıkmıyoruz?Why don't we go outside?
Neden dışarıya çıkmıyoruz?Why don't we go outside?
Dışarı çıkıp biraz eğlenmelisiniz.You should go out and have some fun.
Tom Mary'ye hava karardıktan sonra dışarı çıkmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to go out after dark.
Sen dışarıdayken Tom geldi.Tom came when you were out.
Tom dışarı gelmedi ve öyle söylemedi fakat gerçeği söylemediğimi ima etti.Tom didn't come right out and say so, but he implied that I wasn't telling the truth.
Tom hava karardıktan sonra çocuklarının dışarı çıkmasına izin vermez.Tom doesn't allow his children to go out after dark.
Tom tekrar pencereden dışarıya baktı.Tom glanced out the window again.
Tom pencereden dışarıya baktı.Tom glanced out the window.
Tom kornayı çaldı ve pencereden dışarıya eğildi.Tom honked the horn and leaned out the window.
Tom muhtemelen arkadaşlarından bazılarıyla dışarıda içki içiyor.Tom is probably out drinking with some of his friends.
Tom muhtemelen Mary ile birlikte dışarıda.Tom is probably out with Mary.
Tom'un tek başına dışarı çıkmasına izin verilmez.Tom isn't allowed to go out by himself.
Tom pencereden dışarıya eğildi ve elini salladı.Tom leaned out the window and waved his hand.
Tom arabasının penceresinden dışarıya eğildi ve kapıdaki interkom tuşuna bastı.Tom leaned out the window of his car and pressed the button on the intercom at the gate.
Tom perdeleri biraz açtı ve dışarıya baktı.Tom opened the curtains slightly and looked outside.
Tom malzemesini aldı ve kapıdan dışarı çıktı.Tom picked up his stuff and walked out the door.
Tom muhtemelen dışarı gitmek ve oynamak istedi.Tom probably wanted to go out and play.
Tom pencereden dışarı bakarken masasında oturdu.Tom sat at his desk, staring out the window.
Tom nadiren dışarı gider.Tom seldom goes out.
Tom denizde dışarıya baktı.Tom stared out at the sea.
Tom hüzünle pencereden dışarıya baktı.Tom stared sadly out the window.
Tom genellikle gece dışarı çıkar.Tom usually goes out at night.
Tom derin düşünceye dalmış pencereden dışarıya bakıyordu.Tom was staring out the window deep in thought.
Tom pencereden dışarı bakıyordu.Tom was staring out the window.
Tom çığlık attı ve odadan dışarı koştu.Tom screamed and ran out of the room.
Dışarısı oldukça soğuk.It's pretty cold outside.
Mary makyaj yapmadan ve saçını yapmadan dışarı çıkamaz.Mary can't go out without putting on makeup and doing her hair.
Bugün dışarıda uyumamız gerekir.Today we need to sleep outside.
Cadı bir büyü yaptı ve asasından dışarı bir ışık demeti fırladı.The witch cast a spell and a beam of light shot out of her wand.
Tom kapıya koştu ve dışarı çıkmaya çalıştı.Tom ran to the door and tried to get out.
Tom'un kamyonu dışarıda durdu.Tom's truck just pulled up outside.
Tom sadece orada oturdu, pencereden dışarı baktı.Tom just sat there, staring out the window.
Tom sadece pencereden dışarı bakarak orada oturdu.Tom just sat there, staring out the window.
Tom cep telefonu çaldığında tam dışarı çıkmak üzereydi.Tom was just about to go out when his cellphone rang.
Tom pencereden dışarıya hızlı bir şekilde baktı.Tom took a quick look out the window.
Lütfen dışarı çık ve ne olduğunu bul.Please go outside and find out what's happening.
Dışarı çıktığında kapıyı kapatmanı istiyorum.I would like you to close the door when you go outside.
Ellerin yukarıda dışarı çık.Come out with your hands up.
Tom oğluyla dışarıda oynuyor.Tom is playing outside with his son.
Tom pencereye doğru yürüdü ve dışarıya baktı.Tom walked over to the window and looked out.
Tom perdeleri çekti ve pencereden dışarı baktı.Tom pulled back the curtains and looked out the window.
Tom ve Mary endişeyle dışarıda bekliyor.Tom and Mary are anxiously waiting outside.
Ne olursa olsun, kapıyı kilitli tut ve dışarıya gelme.No matter what happens, keep the door locked and don't come outside.
Bütün gün boyunca çalışmamalısın. Dışarı çıkıp biraz eğlenmelisin.You shouldn't study all day long. You should go out and have some fun.
Akşam yemeğinden sonra dışarı çıkarım.I go out after dinner.
Tom pencereye yürüdü ve dışarı baktı.Tom walked to the window and looked outside.
Üzgünüm ama şu anda annem dışarıda.I'm sorry, but my mother is out at the moment.
Tom pencereye gitti ve dışarı baktı.Tom went over to the window and looked out.
Gürültü yapma ya da dışarı çık.Don't be noisy or step out.
Tom köpeği dışarı bırakmak için ön kapıyı açtı.Tom opened the front door to let the dog out.
Tom pencereye doğru koştu ve dışarı baktı.Tom rushed over to the window and looked out.
Tom hava karardıktan sonra tek başına dışarıya çıkmamalıydı.Tom shouldn't have gone out after dark by himself.
Konserden sonra, yemek yemek için Tom'la birlikte dışarı çıktım.After the concert, I went out to eat with Tom.

İlgili Sayfalar