dışarı ile cümle

dışarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Hemen dışarıda bekleyeceğim.I'll wait right outside.
Bir saniye içinde dışarıda olacağım.I'll be out in a second.
Bir dakika içinde dışarıda olacağım.I'll be out in a minute.
Bir süre dışarıda olacağım.I'll be out in a while.
Tom dışarıya geri döndü.Tom went back outside.
Dışarı gitmiyorum.I'm not going outside.
Akşam yemeğine dışarı çıktım.I went out for dinner.
Dışarıda kutlama yapıyordum.I was out celebrating.
Onu dışarı götüreceğim.I'll take it outside.
Mary'yle dışarı çıktım.I went out with Mary.
Yürüyüş için dışarıdaydım.I was out for a walk.
Dışarısı soğuktu.It was cold outside.
Çok kısa süre içinde dışarıda olacağım.I'll be out in a jiff.
Tom dışarıya baktı.Tom looked outside.
Dışarı çıkmak istiyorum.I want to go out.
Dışarı fırlattım.I threw it out.
Dışarıda bekle.Wait outside.
Onlar dışarıdaydılar.They were outside.
Dışarıya çıkmadan önce güneş kremi sürün.Apply sunscreen before you go outdoors.
Arada bir dışarıda yeriz.Every now and then, we eat out.
Ara sıra, dışarıda yeriz.Once in a while, we eat out.
Tom aceleyle evinden dışarı koştu.Tom ran out of his house in a hurry.
"Annen nerede, Tom?" "O, kız kardeşimle birlikte dışarıda alışveriş ediyor.""Where's your mom, Tom?" "She's out shopping with my sis."
Gıda allerjiniz olduğunda dışarıda yemek zordur, değil mi?When you have food allergies, eating out is difficult, isn't it?
Ben dışarı çıkamam.I can't go out.
Dışarı çıkalım! Yağmur yağmıyor.Let's go out! It's not raining.
Gitmek için güvenli olup olmadığını görmek için Tom pencereden dışarı baktı.Tom peeked out the window to see if it was safe to leave.
Tom ve Mary acele ile binadan dışarı yürüdü.Tom and Mary walked out of the building in a hurry.
Evde hiç kimse yok. Herkes dışarıda.There's nobody in the house. Everybody's outside.
Evde kimse yok. Onların hepsi dışarıdalar.There's no one in the house. They're all outside.
Tom pencerelerden birinden dışarı bakarak durdu.Tom stood looking out one of the windows.
Tom ve Mary birlikte dışarı çıkarlardı.Tom and Mary used to go out together.
Tom dışarıda verendada kaldı.Tom remained outside on the porch.
Tom ve Mary dışarıda bekliyorlar.Tom and Mary are waiting outside.
Tom isteksizce dışarı gitti.Tom reluctantly went outside.
Tom ve Mary dışarıda koşuyorlar.Tom and Mary are out jogging.
Tom dışarıda bir şey duydu.Tom heard something outside.
Tom tekneden dışarı atladı.Tom jumped out of the boat.
Tom dışarıda kahkaha duydu.Tom heard laughter outside.
Tom dışarıda kar kürüyor.Tom is out shoveling snow.
Tom bütün gece dışarıda kaldı.Tom stayed out all night.
Tom, Mary'yi dışarıda izledi.Tom followed Mary out.
Hemen şimdi dışarı çıkın.Get outside right now.
Birlikte dışarıdaydık.We were out together.
Tom dışarıda kaldı.Tom remained outside.
Tom dışarıda olmalı.Tom must be out.
Git dışarıda bekle.Go wait outside.
Bir süreliğine dışarı çıkalım.Let's go out for a while.
Sizden biri içeriye gelsin ve sizden biri dışarıda beklesin.One of you come in and one of you wait outside.
Zamanımı çalışıyor olmam gerekirken pencereden dışarıya bakarak geçiriyorum.I spend my time looking out of the window when I should be working.
Şimdi dışarı çıkalım. Artık yağmur yağmıyor.Let's go out now. It isn't raining any more.
Tom dışarıda aptalca bir şey yapıyor.Tom is out doing something stupid.
Tom binadan dışarıya koştu.Tom hurried out of the building.
Bu akşam dışarı çıkıyorum.I'm going out this evening.
Dışarısı hâlâ karanlık.It's still dark outside.
Onlar dışarı gitti.They went out.
Tom ebeveynleri dışarıda alışveriş yapıyorken Mary ile ilgilendi.Tom looked after Mary while her parents were out shopping.
Karısı onu dışarıda bıraktı.His wife locked him out the house.
Gürültüde, bir pencere açıldı ve güzel bir kız dışarı baktı.At the noise, a window opened and a lovely maiden looked out.
Pinokyo, bunun için özür dilerim, ya da dışarı bak!Pinocchio, apologize for that, or look out!

İlgili Sayfalar