dışarı ile cümle
dışarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar nadiren dışarı çıkarlar.They rarely go out.
Biz nadiren dışarı çıkarız.We rarely go out.
Tom ve Mary nadiren dışarı gider.Tom and Mary rarely go out.
Bu konuşmaya dışarıda devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum.I think we should continue this conversation outside.
Sanırım bu konuşmaya dışarıda devam etmeliyiz.I think we should continue this conversation outside.
Bence bu konuşmaya dışarıda devam etmeliyiz.I think we should continue this conversation outside.
Bana kalırsa bu konuşmaya dışarıda devam etmeliyiz.I think we should continue this conversation outside.
Her ne zaman o çayevine gitsem, patron beni karşılamak için dışarıya gelir.Whenever I walk by that teahouse, the boss always comes out to welcome me.
Dışarıda yağmur yağacak, bu yüzden bir şemsiye almayı unutma.It's going to rain outside, so don't forget to take an umbrella.
Hepimiz son kez içmek için dışarı çıktığımızda, ben belirlenen sürücüydüm.The last time we all went out drinking, I was the designated driver.
Tam da dışarı çıkmak üzereydi.She was just about to go out.
Telefon çaldığında Tom tam dışarı çıkmak üzereydi.Tom was just about to go out when the phone rang.
Tom dışarı çıktığında genellikle güneş gözlüğü takar.Tom usually wears sunglasses whenever he goes outside.
Tom Mary'yi beklerken hâlâ pencereden dışarı bakıyor.Tom is still looking out the window waiting for Mary.
Tom pancuru açtı ve pencereden dışarı baktı.Tom opened the blinds and looked out the window.
Hava karardıktan sonra yalnız başına dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out after dark by yourself.
Bir dakika dışarıda bekler misin?Would you mind waiting outside for a minute?
Tom sobasına gazyağı almak için dışarıya çıktı.Tom went out to buy kerosene for his stove.
Tom ve Mary dışarı çıkmaya hazırlanıyorlar.Tom and Mary are getting ready to go out.
Lütfen burada dışarıda bekler misiniz?Would you mind waiting out here, please?
Tom ve Mary dışarıda verandadalar.Tom and Mary are outside on the veranda.
Ben yaklaşık otuz dakika için dışarı çıkıyorum.I'm going out for about thirty minutes.
Bir süre dışarı çıkmak umurumda değildi.I wouldn't mind going out for a while.
Ben öğle yemeği için dışarı çıktığımızı düşündüm.I thought we were going out for lunch.
Tom hemen dışarıda bizi bekliyordu.Tom was right outside waiting for us.
Tom'un Mary için dışarı baktığından eminim.I'm sure Tom is looking out for Mary.
Bana ihtiyacın olursa hemen dışarıda olacağım.I'll be right outside if you need me.
Bir süre için dışarıya çıkacağım.I'm going to go outside for a while.
Bu gece dışarıya çıkacağız sanıyordum.I thought we were going out tonight.
Ne zaman dışarı çıksam şapka giyerim.I wear a hat whenever I go outside.
Kutlama yapmak için bütün gece dışarıdaydık.We were out celebrating all night.
Tom hızla evden dışarı koştu.Tom ran out of the house quickly.
Ben dışarıya bir göz alacağım.I'm going to take a look outside.
Bir süreliğine dışarı çıkacağım.I'm going to go out for a while.
Herkesin dışarıda kalmasını istiyorum.I'm asking everyone to stay out.
Akşam yemeğinden sonra yürüyüş için dışarı çıkarım.I go out for walks after dinner.
Bana ihtiyacın olursa dışarıda olacağım.I'll be outside if you need me.
Ben sadece Tom için dışarıya bakıyordum.I was just looking out for Tom.
Tom'a dışarıda kalmasını söyleyeceğim.I'll tell Tom to stay outside.
Hemen dışarıda bekliyor olacağım.I'll be waiting right outside.
Tom Mary'yi kapıdan dışarı itti.Tom shoved Mary out the door.
Ben sadece senin için dışarı bakıyorum.I'm just looking out for you.
Sadece Tom için dışarı bakıyorum.I'm just looking out for Tom.
Tom evden dışarıya çıktı.Tom walked out of the house.
Tom bakkal alışverişi için dışarıda.Tom is out grocery shopping.
Tom bizi dışarı fırlatırdı.Tom would've thrown us out.
Tom odadan dışarı fırladı.Tom rushed out of the room.
Tom dışarıda bir yerde.Tom is out there somewhere.
Tom aceleyle odadan dışarı fırladı.Tom dashed out of the room.
Tom pencereden dışarı çıktı.Tom climbed out the window.
Ben bugün dışarı çıkmayacağım.I'm going to stay in today.
Tom'a dışarı çıkmamasını söyledim.I told Tom to stay indoors.
Tom saatlerce dışarıda olacak.Tom will be out for hours.
Tom kulübeden dışarı çıktı.Tom walked out of the hut.
Tom pencereden dışarı atladı.Tom jumped out the window.
Bir içki için dışarı çıkıyorum.I'm going out for a drink.
Mary'yle bir kere dışarı çıktım.I went out with Mary once.
Dışarısı gerçekten de soğuk.It's really cold outside.
Bu gece dışarı çıkmak istiyorum.I want to go out tonight.
Dışarıda Tom'u bekledim.I waited outside for Tom.