dışarı ile cümle

dışarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Herkes dışarı koştu.Everybody ran outside.
O dışarıya çıplak koştu.He ran outside naked.
O ne olduğunu görmek için dışarıya koştu.She ran outside to see what had happened.
O yarı çıplak dışarıya koştu.She ran outside half-naked.
Ben dışarıya koştum ve kapı benim arkamdan kendini kilitledi.I ran outside and the door locked itself behind me.
Ben dışarıya koştum ve kapı benim arkamdan kendini kilitledi. Neredeyse -40 dereceydi.I ran outside and the door locked itself behind me. It was almost -40.
Babam kartpostal almak için dışarı çıktı.Dad went out to get postcards.
Bu gece dışarı çıkacağını bana bildirebilirdin.You could have let me know you were going out tonight.
Tom dışarıda balkonda tek başına.Tom is alone out on the balcony.
Tom'un Mary'nin dışarı yalnız gitmesine izin vermesine şaşırdım.I'm surprised Tom let Mary go out alone.
O bazı şeyler almak için dışarı çıkıyor.She's going out to buy some things.
Sen neden dışarı buraya gelip kendin için bakmıyorsun?Why don't you come out here and look for yourself?
Neden dışarı çıkıp biraz yakacak odun getirmiyorsun?Why don't you go out and get some firewood?
Neden dışarı çıkıp arkadaşlarınızla oynamıyorsunuz?Why don't you go out and play with your friends?
Niçin dışarı çıkmıyorsun?Why don't you go out?
Neden dışarıda beklemiyorsun?Why don't you wait outside?
Tom ve Mary akşam yemeği için birlikte dışarı çıktıklarında, genellikle hesabı bölüşürler.Usually when Tom and Mary go out for dinner together, they split the bill.
O hiç dışarı çıkmadı.He never went out.
Dışarıya geri git.Go back outside.
Tom'u dışarı götür.Take Tom outside.
Tom'u dışarı atın.Throw Tom out.
Tom dışarıda değil.Tom isn't outside.
Tom dışarıda ayaklarını sürüyerek yürüdü.Tom shuffled out.
Tom dışarıda tökezledi.Tom staggered out.
Tom dışarıda kaldıTom stayed outside.
Tom dışarıda bekledi.Tom waited outside.
Tom dışarıda yürüdü.Tom walked outside.
Tom dışarıyı istiyordu.Tom wanted out.
Tom dışarıdaydı.Tom was out.
Tom dışarı gitti.Tom went out.
Tom dışarı çıktı.Tom went outside.
Tom'un arabası dışarıda.Tom's car's outside.
Dışarı çıkıyoruz.We're going out.
Dışarıya çıktık.We went out.
Dışarı çıkacağız.We'll go out.
Dışarıda bekleyeceğiz.We'll wait outside.
Aceleyle dışarı çıktılar.They hurried out.
Onlar dışarıya koştular.They ran outside.
Dışarı çıktılar.They stepped outside.
Onlar dışarıda beklediler.They waited outside.
Onlar dışarıda yürüdüler.They walked outside.
Onlar dışarı çıktılar.They went outside.
Hâlâ dışarıdalar.They're still outside.
Onlar dışarıda bekliyor.They're waiting outside.
Herkesi dışarı al.Get everybody out.
Dışarıyı kontrol ettim.I checked outside.
Ben dışarıda çalışırım.I work out.
Dışarı geleceğim.I'll come outside.
Dışarı çıkacağım.I'll step outside.
Dışarı gidiyorum.I'm going outside.
Dışarı çıktım.I've moved out.
Sadece dışarı bak.Just look outside.
Dışarı çıkmama izin verin.Let me out.
Şimdi dışarı çık.Now come out.
Birisi dışarıda.Someone is outside.
Onu dışarıya götür.Take it outside.
Dışarıda biri var.There's someone outside.
Kalabalık kapıdan dışarı çıktı.The crowd poured out through the gate.
Başını pencereden dışarı çıkardı.He put his head out of the window.
Elinde bir paket giysi ile dışarı çıktı.He went out with a bundle of clothes in his hand.

İlgili Sayfalar