dışarı ile cümle
dışarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ona güvenme. O başka herkes gibi kendisi için dışarı bakıyor.Don't trust him. Like everyone else, he's looking out for himself.
Param olsa, sık sık dışarı çıkar ve eğlenirim.If I had the money, I would often go out and have fun.
Baba, dışarıya çıkıp oyun oynayabilir miyim?Daddy, may I go out and play?
Yağmur yağmazsa, dışarı gidelim.If it doesn't rain, let's go out.
O, elleri havada olarak ahırdan dışarı çıktı.He came out of the barn with his hands in the air.
Vagonlar yiyecek arayışı için her gün dışarı çıkıyorlardı.Wagons would go out each day in search of food.
Evet dışarıdaydım ve bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.Yes, I was outside and it's raining cats and dogs.
Yarın öğle yemeğinden sonra arkadaşlarla birlikte dışarı çıkacağız.Tomorrow I’ll go out with friends after having lunch.
Ben arkadaşlarımla dışarı çıktım.I went out with my friends.
Arkadaşlarımla dışarı çıktım.It was with my friends that I went out.
Kurutmak için giysilerini dışarıya as!Hang your clothes out to dry!
Gerçekten dışarı çıkma havamda değildim.I wasn't really in the mood to go out.
Pencereden dışarı bir şey atma!Do not throw anything out of the window.
Sahile gidelim, dışarıda harika bir gün var.Let's go to the beach; it's a great day out.
Eğer sormamın bir sakıncası yoksa, neden dün dışarıya çıkmadın?If you don't mind my asking, why did you go out yesterday?
Çabuk buradan dışarı çık!Get out of here quickly!
Dışarıda bir otomobil var.There is an automobile outside.
O, onu kapıdan dışarı itti.She pushed him out the door.
O, onu pencereden dışarı itti.She pushed him out the window.
O onu dışarı kışkışladı.She shooed him outdoors.
O onu dışarı attı.She threw him out.
O, gece vakti yalnız dışarıya çıkmaması için onu uyardı.She warned him not to go out at night alone.
O onunla dışarıya çıkacak kadar aptaldı.She was stupid enough to go out with him.
Sadece kitap okumayın. ara sıra dışarı gidin ve biraz egzersiz yapın.Don't just read books. Go outside once in a while and get some exercise.
Çocuklar dışarı çıkmalı ve oynamalı.The children should go outside and play.
Dışarısı o kadar sıcak ki bütün günü klimalı evimde geçirmek istiyorum.It's so hot outside that I want to spend all day in my air conditioned house.
Birçok insan çocukların dışarıda oynayacak yeterli zamanı harcamadıklarını düşünüyorlar.Many people think that children don't spend enough time playing outside.
O orada oturarak ve pencereden dışarı bakarak oldukça çok zaman harcamaktadır.She spends a pretty good chunk of time just sitting there and looking out the window.
Dışarıda daha fazla zaman ve içeride daha az zaman harcamalısın.You should spend more time outside and less time inside.
Masanın altından dışarı çık!Come out from under the table!
Dışarıda hava çoktan karardı.It's already dark outside.
Dışarıda hava karardı bile.It's already dark outside.
O giyindi ve dışarı çıktı.She got dressed and went outside.
Bir grup insan dışarıda bekleyip duruyordu.A bunch of people were standing outside waiting.
Onunla dışarı çıkmayı ve gözde restoranımızda yemek yemeği özledim.I missed going out with her and eating at our favorite restaurant.
Elimden geldiğince kısa sürede dışarı çıkacağım ve bir tane alacağım.I'll go out and buy one as soon as I can.
Çalışmaktan usandım. Dışarı içmeye gidelim.I'm tired of studying. Let's go out for a drink.
Oynamak için dışarıya çıkmadan önce lütfen işlerinizi yapın.Please do your chores before you go out to play.
Bazı insanlar senin için evde yemenin dışarıda yemekten daha iyi olduğunu düşünüyor.Some people think eating at home is better for you than eating out.
Niçin dışarı çıkıp biraz temiz hava almıyoruz?Why don't we go out and get a little fresh air?
Yiyecek bir şey almak için neden dışarı çıkmıyoruz?Why don't we go out and get something to eat?
Dışarı çıkmak ve yiyecek bir şey almak ister misin?Would you like to go out and get something to eat?
Dışarıda biraz egzersiz yapmayı denemek isteyebilirsin.You might want to try working out a bit.
Ben onu dün dışarıya gönderdim ve bu yüzden onu yarın geri almalısın.I sent it out yesterday, and so you should get it tomorrow.
Her ikisi de dışarıya bakmak için pencereye gitti.Both of them went to the window to look outside.
Yürüyüş yapmak için bir süre dışarı çıkalım.Let's get out for a while to take a walk.
Dışarıda bahçede hava sisli.It's drizzling out in the garden.
Dışarı çıktığında Tom'un ne kadar çok bira içtiğine şaşırırdın.You'd be amazed how much beer Tom drinks when he goes out.
Tom yiyecek bir şey aramak için dışarı çıktı.Tom went out to look for something to eat.
Tom gizlice dışarı çıkar ve adamlarla birkaç bira içerdi.Tom snuck out and had a few beers with the guys.
Tom pazartesi günü nadiren dışarı çıkar.Tom seldom goes out on Monday.
Tom canının dışarı çıkmak istemediğini söylüyor.Tom says that he doesn't feel like going out.
Tom bu havada dışarı çıkmayı düşünemeyeceğini söylüyor.Tom says that he can't imagine going out in this weather.
Tom dışarı gitmek istediğini söyledi.Tom said that he feels like going out.
Tom odasından dışarı koştu.Tom ran out of the room.
Tom oldukça sık dışarıda yiyor.Tom quite often eats out.
Tom şapkasını giydi ve dışarı çıktı.Tom put his hat on and went outside.
Tom kedisinin dışarı çıkmasına izin verdi.Tom let the cat out.
Tom dışarıda çalışmaya alışıktır.Tom is accustomed to working outside.
Tom pencereden dışarı atlarken kendini yaraladı.Tom injured himself when he jumped out of the window.