dışarı ile cümle

dışarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom yaşlandı ve eskiden çıktığı kadar sık dışarı çıkmıyor.Tom has gotten older and he doesn't go out as often as he used to.
Tom, karanlıktan sonra kendi başına dışarı çıkmamak için yeterince mantıklıydı.Tom had enough sense to not go out by himself after dark.
Tom okumaktan bıktı ve dışarı çıkmak ve oynamak istedi.Tom got tired of reading and wanted to go outside and play.
Tom aceleyle giyindi ve kapıdan dışarı koştu.Tom got dressed in a hurry and ran out the door.
Tom'un canı yürüyüş için dışarı çıkmak istedi.Tom felt like going out for a walk.
Tom dışarıda bırakılmış hissetti.Tom felt left out.
Tom dışarı çıkmak istemiyor.Tom doesn't want to go out.
Tom dışarıda çok oynamaz.Tom doesn't play outdoors much.
Tom hava karardıktan sonra dışarı çıkmayı sevmiyor.Tom doesn't like to go out after dark.
Tom'un canı gerçekten dışarı çıkmak istemiyordu.Tom didn't really feel like going out.
Tom'un dışarıya gelmeye ve neye inandığını söylemeye cesareti yoktu.Tom didn't have the courage to come right out and say what he believed.
Tom geçen hafta sonu dışarı çıkmadı.Tom didn't go out last weekend.
Tom bugün dışarı çıkamaz çünkü hastadır.Tom can't go out today because he's sick.
Tom hasta olduğu için bugün dışarı çıkamaz.Tom can't go out today because he's sick.
Bir sürü ev ödevi olduğu için Tom dışarı gidemiyor.Tom can't go out because he has a lot of homework.
Tom çok iyi pişiremez bu yüzden çoğunlukla dışarıda yer.Tom can't cook very well, so he often eats out.
Tom hiçbir yerde dışarı çıkmadı.Tom appeared from out of nowhere.
Tom'a dışarı gitmesi ve yiyecek bir şey alması gerektiğini söylüyordum.I was just telling Tom that he should go out and buy something to eat.
Tom'u dışarı çıkart.Get Tom out of here.
Tom Mary'ye bu tür havalarda dışarıya çıkmaması gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she shouldn't go out in this kind of weather.
Tom Mary'yi bardan dışarı attı.Tom threw Mary out of the bar.
Tom Mary'nin dışarı çıkmasına ve yağmurda oynamasına izin vermeyi reddetti.Tom refused to let Mary go out and play in the rain.
Tom Mary ile bu öğleden sonra dışarı çıkıyor.Tom is going out this afternoon with Mary.
Tom Mary'nin dışarı çıkması için çok izin vermez.Tom doesn't allow Mary to go out much.
Tom Mary'nin diğer çocuklar ile dışarı çıkmasını istemiyordu.Tom didn't want Mary to go out with other guys.
Tom Mary'nin dışarı çıktığını fark etmedi.Tom didn't notice Mary go out.
Tom Mary'nin dışarıda oynamasına izin vermedi.Tom didn't let Mary play outside.
Tom Mary'nin yağmurda dışarı çıkmasına izin vermedi.Tom didn't let Mary go out in the rain.
Tom Mary ile dışarı çıkma fikrini değiştirdi ve evde kaldı.Tom changed his mind about going out with Mary and stayed home.
Tom'u tokatladıktan sonra, Mary odadan dışarıya doğru koştu.After slapping Tom, Mary ran out of the room.
Ne yazık ki, Tom kediyi torbadan dışarı çıkarttı.Unfortunately, Tom let the cat out of the bag.
Akşamları çocuklarıyla asla dışarı çıkmazlar.They never go out in the evenings with their children.
Dün akşam seni aramaya çalıştım. Dışarıda mıydın?I tried to call you yesterday evening. Were you out?
Anne babam dışarı çıktı.My parents have gone out.
Bütün gece dışarıda kalmayacağına söz ver.Promise me you won't stay out all night.
Dışarısı karanlık.It's dark outside.
Dışarısı zifiri karanlık.It's pitch black outside.
Kalan işi çabucak bitirelim ve birkaç içki için dışarı gidelim.Let's quickly finish the remaining work and go out for some drinks.
Kalan işi çabucak bitirelim ve dışarı biraz içmeye gidelim.Let's quickly finish the remaining work and go out for some drinks.
Bu işi bitirelim ve dışarı içmeye gidelim.Let's wrap up this work now and go out drinking.
Onu diskodan hiçbir açıklama olmadan dışarı attılar.They kicked him out of the disco without any explanation.
O ona gece tek başına dışarı çıkmamasını tavsiye etti.She advised him not to go out by himself at night.
Tom temiz hava almak için dışarı çıktı.Tom went out for a breath of fresh air.
Bu kötü havadan dolayı canım dışarı çıkmak istemiyor.For this bad weather I don't feel like going out.
Tom'un köpeği dışarı gitmek istedi.Tom's dog wanted to go outside.
Tom'un köpeğinin dışarı çıkması gerekiyordu.Tom's dog needed to go outside.
Her zaman öğleden sonra yaptığı gibi Tom bir yürüyüş için dışarı gitti.Tom went out for a walk as he always does in the afternoon.
Tom Mary'ye onunla dışarı çıkmasını rica etmek istedi, ama cesareti yoktu.Tom wanted to ask Mary to go out with him, but he didn't have the courage to.
Tom Mary'nin dışarı gitmesini ve oynamasını istedi.Tom wanted Mary to go outside and play.
Tom Mary'ye dışarıda oynanmayacak kadar sıcak olduğunu söyledi.Tom told Mary that it was too hot to play outside.
Tom Mary'ye paltosuz dışarı gidilmeyecek kadar çok soğuk olduğunu söyledi.Tom told Mary that it was too cold to go outside without a coat.
Tom Mary'yi kahve için dışarı çıkmaya ikna etti.Tom talked Mary into going out for coffee.
Tom yemek yemek için dışarı çıkmamızı önerdi.Tom suggested that we go out to eat.
Tom bir dakikalığına dışarı çıktı.Tom stepped out for a minute.
Tom arka kapıdan dışarı süzüldü.Tom slipped out the back door.
Tom sıcak banyoda oturuyorken karda pencereden dışarı baktı.Tom looked out the window at the snow while he was sitting in the hot bath.
Tom kendisini odasına kilitledi ve dışarı çıkmadı.Tom locked himself in his room and won't come out.
Tom dışarıda.Tom is out.
Tom onun motorbotuyla dışarı gitmem için beni davet etti.Tom invited me to go out on his motorboat.
Tom Mary'ye çöpü dışarı aldırdı.Tom got Mary to take out the garbage.

İlgili Sayfalar