dışarı ile cümle
dışarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Aile dışarıda kahvaltı ediyor.The family is eating breakfast outdoors.
Adam ve kadın dışarıda yemek yiyor.The man and the woman are eating outdoors.
Onlar patlamadan sonra birkaç cesedi dışarıya taşıdı.They carried out several bodies after the explosion.
Hepimiz pencereden dışarı baktık.We all looked out the window.
Üşütmek istemedim, bu nedenle dışarı çıkmadım.I didn't want to catch a cold, so I didn't go out.
Bu gece dışarıda yemek istiyorum.I want to eat out tonight.
Dışarıda yağmur yağıyor.It's raining outside.
Annem döndüğünde dışarı çıkacağım.I will go out when Mother comes back.
Evi izlemem söylendiği için bugün dışarı çıkamam.I can't go out today as I've been asked to watch the house.
Evde oturmam söylendiği için bugün dışarı çıkamam.I can't go out today as I've been asked to watch the house.
O, yemek yemek için dışarı gitti.He went out to eat.
Shishir çeviri yapmak için dışarı çıktığı zaman, en iyisi evde kalmaktır.When Shishir comes out to translate, it's best to remain indoors.
Bagajımı buraya olduğu yere bırakabilir miyim ve dışarı çıkabilir miyim?May I leave my luggage here where it is and go out?
Oynamak için dışarıya gidiyorum. Geliyor musun?I'm going outside to play. Are you coming with?
Dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out.
Canım gerçekten dışarı çıkmak istemiyordu.I didn't really feel like going out.
Sessiz olun. Sessiz olmazsanız, dışarı atılırsınız.Be quiet. If you aren't quiet, you'll be thrown out.
Kapa çeneni. Eğer kapamazsan, dışarı atılırsın.Shut up. If you don't, you'll be thrown out.
Yağmur duruncaya kadar dışarı çıkmayacağım.I won't go out until it stops raining.
İçeride kalmaktansa dışarı çıkmayı tercih ederim.I would prefer to go out than stay in.
O odadan ayrıldı ve dışarı çıktı.She left the room and went outside.
Dışarı çıktık ve Adil'i gördük.We went outside and saw Adil.
Bir zamanlar, dışarı çıkardık ve her türlü yasa dışı şeyler yapardık.Back in the day, we'd go out and do all kinds of illegal stuff.
Bu gece dışarı çıkmaya istekli olamam.I can't be bothered to go out tonight.
Bugün dışarıda hava güzel ve yarın da güzel olacak.It's nice out today, and will be tomorrow as well.
Hiç kimse bu tür havada dışarı gitmez.Nobody goes outside in this kind of weather.
Lütfen dilini dışarı uzat.Please stick out your tongue.
Hayır, ben dışarı gitmedim.No, I didn't go out.
Yemek yemek için dışarı çıkalım.Let's go out to eat.
Yağmur dışarıda şiddetli yağıyor.It is raining hard outside.
Dışarıda kalmak dışarı çıkmaktan daha kolaydır.It is easier to stay out than to get out.
Çeneni kapat yoksa dışarı atılacaksın.Shut up or you'll be thrown out.
Ceket için dışarısı oldukça sıcak.It's pretty warm out for a jacket.
Sigara içmek istiyorsan, dışarı çıkmalısın.You must go outside if you want to smoke.
Tom kapıyı açtı ve köpek dışarı koştu.Tom opened the door and the dog ran out.
Su tesisatçısı suyu borudan dışarı pompaladı.The plumber pumped the water out of the pipe.
Ben, dışarı gitmeden önce dinleneceğim.I'm going to rest before I go out.
Trajik haberleri duyduktan sonra, o yalnız kalmak için dışarı çıktı.After hearing the tragic news, he went outside to be alone.
Çocuklar hava kararıncaya kadar dışarıda oynadılar.The children played outside until dark.
Mary, arkadaşlarıyla dışarı çıkmasına izin vermeleri için annesini ve babasını zorladı.Mary urged her parents to let her go out with her friends.
Lütfen çöpünü dışarıdaki çöp kutularına koy.Please put your waste in the bins outside.
Ben evde kalmak ya da dışarı çıkmak konusunda emin değilim.I'm not sure whether to stay home or go out.
Tom arkadaşlarla dışarı gitmektense ders çalışmanın daha akıllıca olacağını karar verdi.Tom decided it would be wiser to study than to go out with friends.
Çoğu genç yetişkin geceleyin dışarı çıkmaktan hoşlanır.Most young adults enjoy going out at night.
O, sokağa çıkma yasağından sonra dışarıda olduğu için göz altına alındı.He was given a detention for being out after curfew.
Bu sabah dışarı çıkarken hava nasıldı?What was the weather like when you went out this morning?
Sahip olduğunuz ateşten dolayı, evden dışarı çıkamazsın.With the fever that you have you cannot go out of the house.
Benimle dışarı gelmek ister misin?Would you like to come out with me?
Senin ateşin var ve dışarı çıkmaman gerekir.You have a fever and should not go out.
Dışarı çıkmak üzereyim.I'm about to go out.
Bu öğleden sonra dışarıya çıkacağım.I'm going to go out this afternoon.
Ben akşamleyin arkadaşlarla sık sık dışarı çıkarım.I often go out with friends in the evening.
Televizyon seyretmek yerine, dışarıya çıkıp biraz temiz hava al.Go out and breathe some fresh air instead of watching TV.
Televizyon izlemek yerine dışarı çık ve biraz temiz hava al.Go out and breathe some fresh air instead of watching TV.
TV izlemek yerine dışarı çık ve biraz temiz hava al .Go out and get some fresh air instead of watching TV.
Haydi bu gece dışarıda yemek yiyelim!Let's eat out tonight!
O dışarıda olmalı.He must be out.
Facebook'ta kalmaktansa dışarı gitmeyi tercih ederim.I prefer going outside to spending time on Facebook.
Bugün öğlen yemeği için dışarı çıkacak mıyız?Are we going out for lunch today?
Arkadaşımla dışarı çıktım.I went out with my friend.