dışarı ile cümle
dışarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Annem bana dışarı çıkmamamı söyledi.My mother told me not to go out.
Anneleri çalışmak için dışarı çıkan bir sürü çocuk var.There are many children whose mothers go out to work.
Anne kedi kuşları avlamak için dışarı çıktı.The mother cat went out hunting birds.
Her hafta sonu birlikte dışarı çıkarız.We go out together every weekend.
Ben dışarıdayken odama çeki düzen verin lütfen.Please put my room in order while I am out.
Eğer kitapların listesi çok uzunsa lütfen bütün yabancı kitapları dışarıda bırak.If the list of books is too long, please leave out all foreign books.
Her gün dışarıda yediğim için, ev yemeklerini özlüyorum.Because I eat out every day, I miss home cooking.
Ben dışarıda bırakılmış hissettim.I felt left out.
Bir tekne aniden sisten dışarı çıktı.A boat suddenly appeared out of the mist.
Yarın yeni arabamla annemi dışarı çıkaracağım.I will take my mother out in my new car tomorrow.
Soruşturmada onun dışarıda olduğunu öğrendim.Upon inquiring, I learned that she was out.
Dışarı çıkıp oyun oynayabilir miyim?Can I go out and play?
Ben dışarı çıkmak istiyorum.I wanna go out.
O, postacı gelir gelmez, postasını almak için dışarı fırlar.The second the mailman comes, he rushes out to pick up his mail.
Akşam yemeği için dışarı çıkmaya ne dersiniz?How about going out for dinner?
Ben akşam yemeğini yedikten sonra dışarı çıkacağım.I'll go out after having dinner.
Akşam yemeğinden sonra dışarı çıkmamalısın.You must not go out after dinner.
Akşam yemeğinden sonra bir yürüyüş için dışarı çıkmaya ne dersin?How about going out for a walk after dinner?
Fırtınaya rağmen o dışarıya çıktı.In spite of the storm, he went out.
Fırtına yürüyüş için dışarı çıkmamı engelledi.The storm prevented me from going out for a walk.
Fırtına dışarı çıkmamızı engelledi.The storm prevented us from going out.
Dışarıda durun.Keep out.
Ben dışarıdayken biri geldi mi?Was anybody here while I was out?
Rumiko, bu hafta sonu, benimle dışarı çıkmak ister misiniz?Would you like to go out with me this weekend, Rumiko?
Ebeveynlerim erkeklerle dışarı çıkmama izin vermezdi.My parents would not let me go out with boys.
Kısa bir yürüyüş için dışarı çıkalım.Let's step out for a short walk.
Lütfen hareket ederken pencereden dışarı eğilmeyin.Please don't lean out of the window when we're moving.
Taşıma sırasında kutu ezildi ve içindekiler dışarı uçtu.The box was crushed during transport and the contents flew out.
Bunu dışarı götürelim mi?Shall we take this outside?
Dışarıda havanın güneşli olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder if it will be sunny outside.
Hava karardığında dışarı çıkmaktan hoşlanmam.I don't like to go out when it's dark.
Bugün dışarıda hava güzel, değil mi?It's nice out today, isn't it?
Hangi öğrenci dışarı çıktı?Which student went out?
Yarın dışarı çıkıyor musun?Are you going out tomorrow?
Yürüyüş için dışarı çıktı.He's out taking a walk.
Kırmızı elbise giydiğinden dolayı, dışarıda durdu.Her red dress made her stand out.
O, takım elbise giydiği için dışarıda durdu.He stood out because he was wearing a suit.
O kapıyı açar açmaz bir kedi dışarı kaçtı.As soon as she opened the door, a cat ran out.
Kapıyı açar açmaz bir kedi dışarı koştu.As soon as she opened the door, a cat ran out.
Fırtınadan dolayı dışarı çıkamadık.We couldn't go out because of the storm.
O, kardan dolayı dışarı çıkamadı.He couldn't go out because of the snow.
Kardan dolayı dışarı çıkamadım.I couldn't go out because of the snow.
Yağmurdan dolayı dışarı çıkamadık.We couldn't go out because of the rain.
Kar fırtınası yüzünden dışarı çıkamadık.We couldn't go out because of the snowstorm.
Kasırgadan dolayı dışarı çıkamadık.We couldn't go out because of the typhoon.
Biz piknik için dışarıda iken, bizim evin kilidi bir hırsız tarafından açıldı.While we were out for a picnic, our house's lock was picked by a thief.
O az önce dışarı çıktı.He left just a moment ago.
Lütfen akşam yemeği için beni dışarı götür!Please take me out for dinner!
Bu havada dışarı çıkmayı hayal bile edemiyorum.I can't imagine going out in this weather.
Yağmur dışarıda tenis oynayabilmemizi durdurdu.The rain stopped us from being able to play tennis outside.
Dışarı çıkmayın çünkü yağmur yağıyor.Don't go out, as it's raining.
Dün gece dışarı çıktın mı? Çünkü bugün oldukça kötü görünüyorsun.Did you go out last night? Because you look pretty bad today ...
Şimdi meşgulüm ve dışarıya çıkamam.I am busy now and can't go out.
Yağmur yağdığı için dışarı çıkamadım.I couldn't go out because it was raining.
Kapı açıldı ve adam dışarı yürüdü.The door opened, and the man walked out.
Pencereden dışarı bir şeyler atmak yasaktır.It is forbidden to throw things out of the window.
Dışarıda ne olduğuna bakın.See what's going on outside.
Dışarı çıkalım mı?Shall we go out?
Dışarısı çok sıcak, bir yumurta kızartabilirsin.It's so hot outside, you could fry an egg.
Dilini dışarı çıkar.Stick out your tongue.