dışında ile cümle
dışında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Futbolun dışında kalan diğer spor faaliyetleri ise amatör nitelik taşımaz.Les compétitions des autres pays non-européens sont essentiellement amateur.
Bayan Simian dışında herkesi sever.Elle adore tous les looks Lolita.
Düz kaslar isteğimiz dışında çalışır.Le stratagème va fonctionner au delà de ses espérances.
Bunun dışındaki bir diğer yemeği ise saç kavurmadır.Le seul élément décoratif extérieur est une corniche dentelée.
Bunun dışında kalan hiçbir şey kendiliğinden iyi olma niteliğine sahip değildir.Seul Tipota qui est resté caché échappe à leur autorité.
Yurt dışında öğrenim görüyorum.Estudio en el extranjero.
Onun dışında hepsi geldi.Todos vinieron excepto ella.
Herkes o kadar yorgundu ki esnemek dışında bir şey yapamadılar.Todos estaban tan cansados que no hacían más que bostezar.
Yurt dışında seyahat etmek çok ilginçtir.Viajar al extranjero es muy interesante.
Yurt dışında yaşamaktan hiç rahatsızlık hissetmiyor musun?¿No sientes alguna molestia de vivir en el extranjero?
Tüm arkadaşlarım şehir dışındalar.Todos mis amigos están fuera de la ciudad.
Etiyopya'nın dışında, Haile Selassie büyük prestij ve saygı görmeye devam etti.Fuera de Etiopía, Haile Selassie siguió disfrutando de un enorme prestigio y respeto.
"Wake Up" ABD'nin dışında daha başarılı oldu."Wake Up" tuvo más éxito fuera de los Estados Unidos.
Onun dışında oyun kuralları aynıdır.A parte de esto, las reglas del juego son las mismas.
Almanya dışında açılan ilk ev ise 1941 yılında Norveç'te açıldı.El primer hogar fuera de Alemania se abrió en Noruega en 1941.
Dediler ki: "Atalarımızdan işittik; ince dışında geniş ülkeler, güzel yurtlar varmış.Los habitantes decían no haber ido allí, sino haber oído sobre este de sus antepasados.
Yarışmalara erkekler ve kadınlar (özel yarışlar dışında) katılabilirler.En equitación, tanto hombres como mujeres concursan conjuntamente.
ABD dışında ilk yıllık teknik konferans sergi gerçekleştirildi (Floransa, İtalya).Primera Conferencia y Exhibición Técnica Anual fuera de los EE.UU. (Florencia, Italia).
Finaller bu şehirlerin dışında yapılmadı.La final nunca se ha celebrado fuera de estas ciudades.
Film Kieslowski'nin kısmen de olsa Polonya dışında yapılmış ilk filmidir.Fue la primera película de Kieslowski producida parcialmente fuera de Polonia.
Babasının adı (Kayabeyoğlu Ali) dışında ailesi hakkında bilgi yoktur.Después de aquello, nadie sabe con certeza qué le sucedió a sus padres.
Bütün imanımızla inanırız ki adı kutsal olan Yaradanımız ezeli ve ebedidir O’nun dışında başka tanrı yoktur.Otra distinción es entre ens increatum y ens creatum, es decir, no creado y que se creó, o criatura, ser.
Fırtına Goşen toprakları dışında ülke genelindeydi.La tormenta azotó todo Egipto excepto la tierra de Gosén.
Arsenal, sonuç olarak Londra dışından da önemli sayıda bir taraftar topluluğuna sahiptir.En consecuencia, el Arsenal tiene un número importante de aficionados fuera de Londres y en todo el mundo.
Uçaklar dışında, pilotların tabanca karbürelerine ve testere tüfeğine erişimi vardır.Fuera de los aviones, los pilotos tendrán acceso a pistola-carabinas y una escopeta recortada.
Kuzey Amerika dışındaki ilk Subway şubesi ise 1984'te Bahreyn'de açıldı.El primer Subway ubicado fuera de Estados Unidos se abrió en Bahrein en diciembre de 1984.
2003'te Apple, ABD dışındaki ilk mağazasını Japonya'da açtı.En 2003, Apple amplió su red en Japón, con la apertura de la primera tienda fuera de los Estados Unidos.
Adada taksiler dışında halk taşımacılığı yoktur.Aparte de los taxis, no hay ningún transporte público en la isla.
Kargalar dünya çapında, Güney Amerika ve kutup daireleri dışında her yerde yaygın bulunurlar.Se distribuyen por todo el mundo, excepto América y las zonas polares.
Malwida von Meysenbug, Wagner çevresinin dışından da olsa anaç bir koruyucu gibi davrandı.Malwida von Meysenbug mantuvo una conducta maternal incluso fuera del círculo de Wagner.
Hayatının son yıllarını yurt dışında gezerek geçirdi.Pasó gran parte de su vida en viajes al extranjero.
Onların zulme sapanları, bir sözü, kendilerine söylenenin dışında bir sözle değiştirdiler.Ellos sí pueden quejarse de sus maestros y reclamar que se les cambie, que se les expulse.
Sadece Apollo 13ün başarısızlığı dışında altı başarılı iniş 1972 yılı ile gerçekleştirildi.Seis aterrizajes exitosos se lograron a través de 1972, con un fracaso, el Apolo 13.
Homo sapiens sapiens (modern insan) dışında bütün türleri yok olmuştur.Todas las especies, a excepción de Homo sapiens, están extintas.
1884'ten itibaren Almanya, Avrupa dışında sömürgeler kurmaya başladı.A partir de 1884, Alemania inició el establecimiento de varias colonias fuera de Europa.
Adeta her dönem (Ocak, Kasım, Aralık dışında) ürerler.Ponerse los Tefilin todos los días (los varones).
Louis, eşinin ölümü dışında hiçbir zaman kendini üzmediğini belirtmiştir.Se dice que nunca se recuperó de la muerte de su esposa..
Isırığın yeri sargı dışında dikkatli bir şekilde işaretlenmelidir.El lugar de la mordida debe estar claramente marcado en el exterior de los vendajes.
Düşünceler toplumsal ve tarihi içerikleri dışında, işlev ve kökenlerinden ayrı anlaşılamazlar.Las ideas no pueden ser entendidas fuera del contexto histórico y social, aparte de su función y origen.
Yurt dışındaki Mahalli İdareler Kongrelerine Türkiye'yi temsilen katılırdı.Por lo tanto, los votantes turcos en el extranjero deben emitir su voto en las embajadas.
Bir özel değişken ilklendirilmez ve değeri paralel bölge dışında kullanılmaz.Una variable privada no es inicializada y tampoco se mantiene fuera de la región paralela.
Bunun üzerine Grek ve İyon kuvvetlerinin peşine takılmış ve Efes dışında onlara yetişmişlerdir.Pero Riva Agüero y sus partidarios, tras ser apresados, fueron embarcados y enviados al destierro.
Üsteki çoğu gemi günümüzde hizmet dışındadır.Pocos de estas naves se encuentran en servicio hoy en día.
Yemek dışında bütün dersleri iyidir.Todas las clases eran mixtas excepto las de medicina.
En İyi Roman Hugo Ödülü 1954 ve 1957 yılları dışında, 1953'ten beri her yıl dağıtılmaktadır.El premio Hugo a la mejor novela se entrega anualmente desde 1953, con sólo dos interrupciones (1954 y 1957).
"Dehrî filozoflar" görünen dünyanın dışında bir gerçek arayışını reddeder.El filósofo buscará tal vez, en cambio, la apariencia de verdad.
Eserin heykel dışındaki sanat alanlarında da etkisi olmuştur.La murga ha influido también en otros ámbitos artísticos ajenos al carnaval.
Diğer maymunlardan farklı olarak - insanın dışında - tüm insansılarda kollar bacaklardan daha uzundur.Como todos los antropomorfos distintos a los humanos, sus brazos son más largos que sus patas.
Ancak sonraki hafta liste dışında kaldı.La semana siguiente ya estaba fuera de las listas.
Bu dönemde yurt dışından teklifler de vardı.Lo suficiente para volver a tener ofertas desde el exterior.
Filmin bazı bölümleri Beverly Hills dışında da çekildi.Algunas partes de la filmación se llevaron a cabo en los alrededores de Beverly Hills, California.
Arzusunun dışında, vergi yükü ağırlıklı olarak köylüde kaldı.A pesar de sus deseos, la presión fiscal se mantuvo principalmente sobre los campesinos.
Kendi tarzının dışında Linkin Park ve Morcheeba gibi grupların parçalarına remixler yaptı.Además hizo algunos remixes para bandas de otros estilos como Linkin Park y Morcheeba.
Oyunun Japonya dışında dağıtımı yapılmamıştır.Ningún juego ha sido distribuido fuera de Japón.
İlk ve ikinci muvmanlar arasında verilen ara dışında eser hiç durmadan, arasız çalınır.El devanado primario y secundario se suelen arrollar uno dentro del otro.
Aynı zamanda canlıların içinde ve dışında erir.Finalmente, él es humano por dentro y por fuera.
Oyunculuğunun dışında, ayrıca yazardır.Además de actor era escritor.
Etnik Arapların dışında çoğu vatandaş çeşitli ülkelerden petrol sektöründe çalışmak için gelmiştir.Además de los árabes nativos, hay muchos extranjeros que trabajan en la industria petrolera del país.
Bunun dışında İngiltere'nin One Pro Wrestling ve Almanya'nın German Stampede Wrestling şirketlerinde güreşti.También lucho para la promoción Inglesa y Alemana One Pro Wrestling y German Stampede Wrestling.
Düz kaslar, isteğimiz dışında (istemsiz) çalışırlar.Procedente del mismo mundo que Will (el mismo que el nuestro).