dışında ile cümle
dışında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Oyunda bunlar dışında birçok karakter vardır.Es gibt noch weitere Charaktere in dem Spiel.
Yaygın ortaoğretimin dışında Abbottabad'da ayrıca birçok meslek eğitimi veren kurum vardır.Neben der üblichen Grundbildung gibt es in Abbottabad zahlreiche Einrichtungen für die Berufsausbildung.
Bunların dışında araba, motosiklet, helikopter ve gemi sürülebilmektedir.Das schließt Motorräder, Wagen, Motorboote und Helikopter mit ein.
Şehir, Rusya dışındaki en büyük Rus yerleşimi oldu.In Rumänien lebt die größte europäische Population außerhalb Russlands.
Bunun dışında genel yargı yetkisi bağımsız kanton mahkemeleri tarafından kullanılmaktadır.Die Organisation der Gerichte zweiter Instanz erfolgt durch kantonales Recht.
Fakat bunlar kuralların dışında olanlardır.Jenseits der Gesetze.
Kısa sürede İbranice dışında Sanskritçe, Arapça ve Farsça öğrenir.In kürzester Zeit erlernte er außer Hebräisch auch Sanskrit, Arabisch und Persisch.
Bunun dışındaki tüm dış misyonları temsilcilik sıfatı ile hizmet vermektedir.Offizielle Reisen außerhalb der Provinz dienen der Repräsentation.
Tıva sıgıt-höömey'i ülke dışında da araştırıp derlemişir.Neben Pflanzenwespen untersuchte er auch aculeate Hymenopteren (Stechimmen).
Hükümete parlamento dışından bakan tayin edilebilmektedir.Er kann Minister ohne Zustimmung des Parlaments entlassen.
Yavrusunu büyüten dişi kar parsları dışında bu hayvanlar genelde yalnız dolaşır.Mit Ausnahme von Muttertieren mit ihrem Nachwuchs tritt der Kleine Igeltenrek überwiegend allein auf.
Rusya bunların dışında kaldı.Davon war Russland nicht ausgenommen.
İlçede İngilizce ve İnyupikçe dışında konuşulan üçüncü büyük dil % 4.21 oranla Filipinlilerin Tagalog dilidir.Die restlichen 3,4 % geben an, dass weder Englisch noch Französisch ihre Erstsprache ist.
O, asıl kurtuluşun yoludur ve bu yol ikiliklerin dışında kendine ait her gerçek niteliğin tanınmasından geçer.Es ist der Weg der Selbstbefreiung, der jeden sein wahres Wesen jenseits der Dualität erkennen läßt.
Bunun dışında ipek halıcılığı yapılır.Dabei wird Essigsäure abgespalten.
Bunun dışında ilde büyük bir sanayi kuruluşu yoktur.Daneben gibt es keine bedeutenden Gewerbebetriebe.
Yaklaşım 10 milyon Macar ülke dışında kaldı.Das Land nahm rund eine Million Heimatvertriebene auf.
Alex adındaki jako, insan dışında varoluşsal soru soran ilk ve tek hayvandır.Für den hochintelligenten, aber einsamen Alex ist Danny der erste Mensch, dem er wirklich nahekommt.
Köyün genç nüfusu köy dışında çalışmaktadır.Die Mehrzahl der erwachsenen Bewohner arbeitet außerhalb des Dorfes.
Bunların dışında kalanlar da bir şekilde onlara bağlantılıdırlar.Von diesen blieben einige erhalten.
Bu miktarın 2/3'ü ABD dışındadır.Zwei Drittel des Umsatzes werden außerhalb der USA erzielt.
Oyunun Japonya dışında dağıtımı yapılmamıştır.Das Spiel wurde nie außerhalb Japans veröffentlicht.
Zamanlarının çoğunu akçalı işleri nedeni ile darülfünun dışında geçiriyorlar.Die meiste Zeit verbringt Dina draußen in der Natur.
Bunun haricinde çok azı Berlin dışında sabit kullanıldı.Diese fand außerhalb Berlins kaum Beachtung.
Ancak, bu savaşta biri dışında tüm çocukları öldü.In der Folge sollen alle Kinder an diesem Mangel gestorben sein.
Ankara il sınırları dışında en iyi bilinen yerel yemeklerden biridir.Adie kennt die magische Grenze so gut wie sonst niemand.
Nüfusun hatırı sayılır bir bölümü yurt dışında özelde Almanya, Belçika gibi ülkelerde yaşamaktadır.Daher wohnen die meisten Alten Herren außerhalb Deutschlands in Belgien.
Bunun dışında hukuki davalarda da bu esas aranmaktadır.Richter halten sich außer aus wichtigen Gründen an diese Rechtsprechung.
Günümüzde Almanya dışında pek kullanılmamaktadır.Heute ist er außerhalb Nordwestdeutschlands weitgehend vergessen.
Bunların dışında Hazar şahıs adları da tespit edilmiştir.Auch von diesen Herrschern ist außer den Namen nichts bekannt.
Yüksek lisansını yurt dışında yaptı.Er erfüllte Sonderaufträge im Ausland.
Afrika dışında bir sahaya sahip olan az sayıda Francolinus türünden biridir.Der Halsbandfrankolin ist einer der wenigen Frankoline, die außerhalb Afrikas leben.
1460 ve 1463'te yapılan ateşkesler dışında Arnavut-Osmanlı savaşı hiç durmadan sürdü.Nur 1460 und 1463 unterbrachen Waffenstillstände die Kampfhandlungen.
Japonya'daki eleştirmenler suskunken, film yurt dışında iyi eleştiriler aldı.Die zuständigen Behörden verurteilten den Film scharf, wohingegen er im Ausland auf gute Kritiken stieß.
Nâzım Hikmet şiiri "Çok Yorgunum" dışında bütün şarkılar Almanca'dır.Bis auf den titelgebenden Song sind alle Lieder auf Deutsch.
Davayla sonunda mahkeme dışında anlaşmaya varıldı.Am Ende der Verhandlung einigte man sich außergerichtlich.
Bazı araçlar dışında birçoğu projesinden sağlanmıştır.Davon sind bestimmte Fahrzeuge ausgenommen.
Yaklaşık olarak 50 kişi yurt dışında çalışmaktadır.Davon arbeiten rund 1550 Mitarbeiter im Ausland.
Lens Blur özelliği fotoğrafın odak noktası dışındaki yerlere bulanıklık verebiliyor.Klara Blum verlässt einsam den Ort des Geschehens.
İsviçre çakıları ordu dışında da geniş olarak kullanılır.Beim Schweizer Militär ist allgemeines Duzen ebenfalls verbreitet bis üblich.
Bunun dışında kaktüsün özsuyu toksik olup, yerlilerce balık öldürme amaçlı kullanılmaktadır.Der Saft des Stenocereus gummosus ist giftig und wurde von Indigenen zum Fischen verwendet.
Metinlerin dili olan Türkçe kısımların dışında, Çince çevirisi de vardır.Diese enthalten neben turksprachlichen auf jeden Fall auch Elemente iranischer Herkunft.
2010'da yurt dışındaki ilk mağazasını Hollanda'da açtı.Die erste Filiale im Ausland wurde 2010 in Dubai eröffnet.
Yaşamına yurt dışında devam etti.Ihr Leben im Ausland.
Ancak bu durumu Willow dışında kimseyle konuşmak istemez, Willow ise ortalarda yoktur.Er hat wenig Erfolg bei Mädchen, abgesehen von Willow, die er wiederum nicht mag.
Hot Springs dışındaki kasabalarda hala bu olayın kalıntıları durmaktadır.In Desert Hot Springs gibt es mehrere Spas mit heißem Wasser.
Kulübe üye olanların dışında tüm dünyada yaklaşık 1.800 peñas (kulübe bağlı resmî taraftar grupları) vardır.Inklusive der Tochterunternehmen gehören rund 1800 Filialen weltweit zu dem Konzern.
Bu koleksiyon, Polonya müzelerine ülke dışından getirilmiş eserleri içeren en büyük koleksiyondur.Die Stiftung ist im Besitz der größten Sammlung ungarischer Kunst außerhalb Ungarns.
Bu da helyum dışındaki elementlerin üretimini engelleyen bir durumdur.Dadurch werden Teile entfernt, die zur Lederherstellung nicht geeignet sind.
İnsanların dışında Deniz ineklerinin pek fazla düşmanları yoktur.Neben dem Menschen haben Afrikanische Büffel kaum Feinde.
NSDAP dışındaki diğer milliyetçi partilerin kapatılmasıyla, bu partilerin üyelerinin çoğu NSDAP'ye katıldılar.Da die anderen Parteien verboten wurden, erhielt die NSDAP letztendlich die Mehrheit.
Bu Güneş Sistemi dışında keşfedilmiş ilk atmosferdir.Dieses Planetensystem war das erste außer dem Sonnensystem, das im Universum nachgewiesen wurde.
Bunun nedeni, bu oyuncuların ülke dışındaki turnuvalara katılamıyor olmalarıydı.Es galt als außergewöhnlich, wenn diese Turniere nicht auf dem Alter Markt stattfanden.
Flair ailesi ringin dışında yer alıyordu.Die Flamengo-Fans waren aus dem Häuschen.
Bunun dışında şarkı 2001 ve 2004'teki video-klip kolkeksiyonlarına dahil edilmiştir.Diese Version ist auch auf der Videokompilation The Videos 1989-2004 enthalten.
Her iki devrede de maçın süresi, top oyun dışında olsa dahi devam eder.Zweitens der Fakt, dass das Spiel während der Zeit, wenn der Einzelne nicht spielt, trotzdem weiter läuft.
Film serüvenini yurt dışında da sürdü.Im Fernsehen lief der Film nur im Ausland.
Edirneliler II. Murat'i şehir dışında karşılayarak ona sadakatlerini bildirdiler.Agüeybaná II. wird in Puerto Rico für die Treue zu seinem Volk verehrt.
Biri dışında; Baran (Şener Şen).(Wer vermöchte es außer ihm!)
Lennie'nin gözünü boyamak – ve ona tehlike oluşturmak – dışında bir işlevi yoktur."Damit wird es auch für Lenny gefährlich, und er muss untertauchen.