dışında ile cümle
dışında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İkisi de atışırlar, ne olursa olsun hiçbir şeyde anlaşamazlar (Max'in tuhaf yemeklerini sevmemeleri dışında).Beide Annahmen seien irrig; die Welt sei ewig und einen Demiurgen gebe es nicht.
Ve sadece üç defa Fransa'nın dışında start almıştı.Nach drei Jahren verließ er zum ersten Mal Frankreich.
Nadir Dünya savunucuları Güneş benzeri sistemler dışında yaşam olamayacağını savunuyorlar.Rare-Earth-Befürworter behaupten, dass Leben in solchen Systemen ausgeschlossen ist.
Oyun yazmanın dışında Brecht, Prag Paris ve Amsterdam’daki çeşitli sürgün gazetelerine de makaleler yazıyordu.Außer Dramen schrieb Brecht auch Beiträge für mehrere Emigrantenzeitschriften in Prag, Paris und Amsterdam.
(Le Marais zamanında şehir duvarlarının dışında kalıyordu.)(Die Mariahilfkirche befand sich allerdings außerhalb der Stadt auf Höttinger Gebiet.)
Bremen ve Hamburg dışındaki tüm federe eyaletlerin kendilerine ait liyakat nişanları vardır.Alle deutschen Bundesländer außer Bremen und Hamburg haben auch eigene Verdienstorden.
Sparta birliğin dışında kalmıştı.Einzig Sparta blieb dem Bund fern.
Alışılmışın dışında taktikleri bulunmaktadır.Abseits der gewohnten Schienen.
Saltanatını yarıdan fazlasını İtalya dışında geçirdi.Ihr Einfluss reichte über Italien hinaus.
Bu albüm Japonya dışında yayımlanmamıştır.Das Artbook wurde nie außerhalb Japans veröffentlicht.
Otuz yıl boyunca aklımın emirleri dışında hiçbir şey dinlemedim.In all den dreißig Jahren habe ich von keinem Genossen ein einziges grobes Wort gehört.
Bu şehir merkezinin dışında bulunmaktadır.Dies befindet sich außerhalb des Stadtzentrums.
Sade süt yoksullar ve hastalar dışında yetişkinler tarafından tüketilmezdi.Milch zu trinken, war außer den Kranken niemandem gestattet.
Kapının dışında.Draußen vor der Tür.
İki manastır hizmetlisi manastırın dışında erzak getirmek için gelmişlerdir.Die beiden Geistlichen wohnten außerhalb des Klosters.
Ayrıca yurt dışında da çeşitli tepkiler görmüştür.Aber auch im Ausland fand er viele lohnende Motive.
Haiku'nun konusu insan tabiatının dışındaki bir tabiat cismidir.Gegenstand des Haiku ist ein Naturgegenstand außerhalb der menschlichen Natur.
Bunun dışında So You Think You Can Dance'te üç kez çalındı.Hier unterlag man drei Mal in drei Spielen.
Romanda Adnan dışında kırk kadar roman kişisi vardır.Es ist Lobo Antunes vierzehnter Roman.
Her insan, erkeklerdeki cinsiyet kromozomları dısında, tüm kromozomların iki kopyasına sahiptir.Jeder diploide Organismus hat auf seinen homologen Chromosomen zwei Kopien eines Gens.
Amerika Birleşik Devletleri dışında gerçekleştirilen ilk TakeOver etkinliği olmuştur.Dies waren ihre ersten Auftritte außerhalb Nordamerikas.
Belirtilenler dışında tüm sözler Chris Cornell tarafından yazılmıştır.Alle Songtexte wurden von Chris Cornell geschrieben.
Her yıl düzenli olarak yapılan Kültür Sanat Festivaline şehir dışından binlerce kişi katılmaktadır.Zum chinesischen Neujahrsfest versammeln sich hier regelmäßig viele Tausende.
Geri kalan hayatını İspanya dışında geçirdi.Ihre letzten Lebensjahre verbrachte sie in Spanien.
Fotoğrafları yurt içi ve yurt dışında sergilendi ve yayınlandı.Die Denkschrift sollte geheim bleiben, wurde im Ausland bekannt und dort veröffentlicht.
Bunun dışındaki bir diğer yemeği ise saç kavurmadır.Ein anderes ausgerottetes Raubtier ist der Luchs.
Ocaklar ise evlerin hem içinde hem de dışında yer alıyordu.Sie bezogen die leerstehenden und verfallenden Häuser in dem Ort.
Ringin dışında Wyatt, barikatlara doğru Orton'a Sister Abigail yaptı.Außerhalb des Rings setzte Wyatt Orton mit einem Sister Abigail gegen die Ringabsperrung zu.
Kur'an'da Kadir Gecesi dışında işaret edilen önemli bir gece bulunmamaktadır.Nein, die Nacht ist nicht das Ende (Gedichte).
E-105 ile aynı saatte göründü ve ekran dışında bu cihazla aynı şekilde çalıştı.Er erschien etwa zeitgleich zum E-105, auch äußerlich ähnelten sich die Geräte stark.
Bu dönemde yurt dışından teklifler de vardı.Projekte dieser Art gab es bereits vorher im Ausland.
Kubbe dışında, yapı romanesk stilde inşa edilmiştir.Mit Ausnahme der Kuppel sind die Bauwerke im romanischen Stil errichtet.
Onun dışında, elektro gitar ve akustik gitarda çalıyor.Er spielt sowohl auf der akustischen als auch auf der elektrischen Gitarre.
Şifa getiren bazı büyü metinleri ise Mısırca dışında başka dillerde yazılmış ve günümüze ulaşmışlardır.Einige medizinische Zaubersprüche sind nicht ägyptisch, sondern in fremden Sprachen geschrieben.
Aynı zamanda canlıların içinde ve dışında erir.Sie liegen stattdessen zwischen und außerhalb von ihnen.
Hayatının son yıllarını yurt dışında gezerek geçirdi.Seine letzten Jahre aber verbrachte er im Ausland.
Ayrıca yurt dışından oyuncu seçimi de mümkündür.Der Import aus dem Ausland ist weiterhin möglich.
Dünya dışında yaşamın başlangıcına dair farklı tahminler vardır.Über die Anfänge der Einheit gibt es verschiedene Vermutungen.
Kitabı, kendi ilgilerinin dışında kalan değerlerin ve intiharın yüceltilmesi olarak görmüşlerdir.Alle vier schreiben in ihr Buch, das vor ihnen liegt, und blicken in unterschiedliche Richtungen.
Kent tüm bunların dışında bir tenis okuluna sahiptir.Die Stadt bietet mit Ausnahme einer Gesamtschule alle Schultypen an.
Bu büyük yerleşim yerlerinin dışında, saldırı sırasında diğer bazı küçük yerleşim yerleri ele geçirilmiştir.Während des Hochmittelalters bestanden neben dieser Siedlung zahlreiche weitere kleine Siedlungsplätze.
Kralın dışında üç yönetici meclis vardı.Um den König stehen drei Figuren.
Ancak bu türün çoğu suyun dışında bir saatten fazla nefes alarak hayatta kalabilir.Einige Arten können stundenlang außerhalb des Wassers überleben.
Ayrıca, WISHES yurt dışında yüksek öğrenim yapmak isteyen öğrencileri de hedefler.Des Weiteren ist eine Förderung für Schüler möglich, die ein Jahr im Ausland verbringen wollen.
Bazı diğer gruplar ise New York'taki Birleşmiş Milletler binasının dışında gösteri yaptı.Mit den Komödianten trat er unter anderem in New York im Gebäude der Vereinten Nationen auf.
Bunların dışında birçok hipotez daha bulunmaktadır.Neben dieser Auswahl existieren noch zahlreiche weitere Hypothesen.
Oynanış, birkaç değişiklik dışında önceki oyundakine çok benzer.Das Spielprinzip gleicht den Vorgängern bis auf einige Änderungen exakt.
Bunların dışında askeri zaferleri anan steller de mevcuttur.Daneben dominieren militaristische Siegeszenen.
Babasının adı (Kayabeyoğlu Ali) dışında ailesi hakkında bilgi yoktur.Hanno ist von seinem Vater nicht als Firmenerbe bestimmt worden.
Dört Borodino sınıfı savaş gemisi dışında diğer gemiler eski ve sorunlu gemilerdi.Außerdem lagen vier weitere Großkampfschiffe der Borodino-Klasse auf Stapel.
Bölüm, neredeyse tümüyle hapishane dışında olan olaylara odaklanmaktadır.Textlich beziehe man sich fast ausschließlich auf Themen aus dem wirklichen Leben.
Yapı yeri (ilk seçildiğinde) şehir surlarının dışında ve bataklık bir topraktı.Das Maß war für Erde (Bodenaushub oder Puttwerk) bestimmt und war beim Deichbau wichtig.
Bunun dışında mescitte ki süslemelerin varlığından söz ediliyordu.Für ihn war die Rede das Existenzial des Sprechens.
Şimdilik bunun dışında bir kullanımı bulunmamaktadır.Eine andere Nutzung steht aber bisher noch aus.
Yapı Virginia eyaletinin Charlottesville şehrinin hemen dışında yer almaktadır.Es lag damals außerhalb des Stadtgebiets von Charlottesville.
Öğrenciler isteklerine göre pansiyonda kalabilir ya da okul dışında konaklayabilirler.Die Schüler können entscheiden, ob sie dort übernachten wollen oder nicht.
Bunun dışında André Gide'den çeviriler yapıyordu.Moras übersetzte unter anderem Werke von André Gide.
Bunun dışında çamaşırhane. gusülhane. abdesthane vardı.Es gab Wäscherei- und Abstellräume, eine Eingangshalle und Aufenthaltsräume.
Topa, durdurmak amacı dışında elle dokunulmaz.In keinem anderen Fall darf der Ball mit den Händen berührt werden, außer ihn zu stoppen.
Saatlerin zaman göstermek dışında da işlevleri bulunmaktadır.Die Uhren zeigen jeweils nur die Stunden an und verfügen über keinen Minutenzeiger.