dışında ile cümle
dışında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Böylece HD 209458b, güneş sistemi dışında su bulunan ilk gezegendir.Damit ist HD 209458b der erste Planet außerhalb unseres Sonnensystems, auf dem Wasser nachgewiesen wurde.
Belirtilenler dışında bütün şarkılar Doug Ingle tarafından yazılmıştır.Außer Termination wurden alle Songs von Doug Ingle geschrieben.
Tanrı dışındaki her şey (ilim ve marifet de dahil) harftir.Ebenso ist aber auch umgekehrt Gott „nur Gott, insofern er sich selber weiß“.
Yemek dışında her şeyi yapıyordu.Fürs Essen reichte das allemal.
Bunların dışında 1950'lerden beri Pop ve Rock alanında oldukça canlı bir müzik hareketliliği görülür.Seit den 1950er-Jahren besteht eine lebendige Musikszene aus dem Pop- und Rockbereich.
Müze Fransa'da Paris'in dışındaki ilk ulusal müzedir.Das MuCEM ist das erste Musée National außerhalb von Paris.
Ayrıca günlerce ot dışında bir şey yemeden yaşayabilir.Sie können allerdings auch mehrere Tage ohne Nahrung auskommen.
Ana versiyonu dışında Minecraft Classic ve Minecraft 4K gibi PC için farklı versiyonları da vardır.Neben dem klassischen Minecraft gibt es Minecraft Classic und Minecraft 4k.
Cihannüma adlı eseri dışında, kendisi hakkında bilinenler pek azdır ve tartışmalıdır.Ansonsten ist wenig über ihn bekannt, da kaum zeitgenössische Quellen erhalten sind.
Onun dışında oyun kuralları aynıdır.Die Spielregeln waren identisch.
Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.Sie liegen dem Substrat vollständig (resupinat) auf und sind fest mit diesem verwachsen.
Ateş kralı dışında kimse onu sevmez.Außer dem Anführer überlebt niemand.
Bu ünlü isimlerin iki dışında hepsi Yahudi’ydi.Bis auf zwei waren alle von ihnen Juden.
Bunun dışında albüm kapağı, Jackson ailesinin bahçesindeki havuzda çekildi.Immerhin wurde das Coverfoto im Swimming Pool der Familie Jackson aufgenommen.
Diğer maymunlardan farklı olarak - insanın dışında - tüm insansılarda kollar bacaklardan daha uzundur.Wie bei allen Menschenaffen – mit Ausnahme des Menschen – sind die Arme deutlich länger als die Beine.
Bu felsefeye göre Allah, zaman, mekan ve nefs tabiatın dışında değil, içindedir.Es gibt keinen Gott außer ihm, dem Lebendigen, dem Ewigen!
İsrail Filarmoni Orkestrası ülkenin her yerinde ve yurt dışında birçok konser verir.Das Philharmonische Orchester Israels tritt landesweit und auch im Ausland auf.
Ayrıca bu kesim, Berlin dışındaki son önemli savunma hattıydı.Die Stellung auf den Seelower Höhen war die letzte Hauptverteidigungsstellung außerhalb Berlins.
Washington Post'un ABD dışında büroları da bulunmaktadır.Das BIS hat auch Büros außerhalb der USA.
Karşıtlık ilgisi, bunun dışındadır.Beziehungsprobleme inklusive, versteht sich.
Yemek dışında bütün dersleri iyidir.In der Schule ist alles außer dem Schulstoff interessant.
Adeta her dönem (Ocak, Kasım, Aralık dışında) ürerler.Die Wallfahrten erfolgen jeweils am Tag der hll.
Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok.Außer Ankündigungen ist nichts bekannt.
Bu soru, her zaman Marksizm içinden ve dışından soruşturulmaktadır.Dieses Gesetz ist inner- und außerhalb des Marxismus umstritten.
Buradaki adalar düzdür ve San Blas kaplıcasının bulunduğu Jabalí Adası dışında tamamen boştur.Die Inseln dort sind flach und mit Ausnahme der Isla Jabalí, auf der der Badeort San Blas liegt, unbewohnt.
110,0, 192.168.111.0.O eksik ağ önek bu hattın dışında yoktur emin olmalıdır.232681 Sie brauchen gar nicht so zu gucken.
Oyun tasarımcısının bunlar dışında birçok görevi bulunmaktadır.Die Spielwelt bietet abseits der Kampagne diverse Aufgaben.
"Artık popun dışında bir yerdeyim".«Wir sind jetzt ein anderes Land».
Ren Şelalesi Avrupa Aal balığı dışındaki balıklar açısından yukarıya doğru gidilebilir değildir.Der Rheinfall ist von Fischen aufwärts nicht zu überwinden, ausser vom Aal.
Narayan, 2000'lerde sıklıkla Hindistan dışında performansta bulundu.Narayan trat in den 2000ern weniger häufig auf.
Bu Hristiyan nüfusun çoğunluğu yurt dışından gelen göçmenlerdir.Die meisten Christen des Landes sind Ausländer.
Ama Kai dışında herkes reddeder.Alle außer Anaï gehen.
Japonya dışında gerçek vasabi bitkisini bulmak zordur.Dies ist der einzige offizielle Status des Japanischen außerhalb Japans.
Bir oda veya pek çok bina bu kapsamın dışında tutulur.Mehrere Zimmer und Kammern sowie das Altenteil sind mit diesem Raum verbunden.
1915 yılından beri Almanya’da bugünkü Avro paraları dışında basılan tüm sikkeler “ayırıcı sikkeler”dir.Seit 1915 sind in Deutschland alle geprägten Kursmünzen einschließlich der heutigen Euromünzen Scheidemünzen.
Bu ayrım nadiren İngilizce dışındaki dillerde yapılır.Sie sind häufig in englischer, selten in deutscher Sprache verfasst.
Bu yüzden Avustralya dışında nadiren yetiştirilirler.Außerhalb China wird sie nur selten kultiviert.
Bununla beraber yurt dışında da oldukça iyi organize olmuştu.Im Ausland indessen kam er wesentlich besser an.
Bunların dışında çeşitli savunma uygulamaları da yapıldı.Daneben werden verschiedene andere Abwehrmechanismen genutzt.
Ahır veya Hara; atların çalışma dışında yerleştirildikleri ve korundukları 4 tarafı kapalı yerdir.Sowie elf Häusler, vier Gärtner und eine Schmiede.
Çoğunluğu yakılan bu kiliselerin dışında Hıristiyanlara ait 11 kurum da saldırıların hedef oldu.Außer dem Menschen, der die meisten Haie tötet, haben Haie auch andere Feinde.
Bu aynı zamanda All star organizasyonunun ilk defa ABD dışında yapılacağı anlamına gelmektedir.Damit fand erstmals das All-Star Game außerhalb der Vereinigten Staaten statt.
Zamanla Claudius tarihçilerin anlatıları dışında büyük ölçüde unutuldu.Im Laufe der Zeit verlor Claudius außerhalb der historischen Darstellungen zunehmend an Bedeutung.
1960'lardan itibaren yazıları yurt dışında yayımlanarak tanınmaya başladı.Nach 1970 wurden seine Arbeiten nur noch im Ausland veröffentlicht.
Kadınların Suudi Arabistan dışındaki tüm Arap ülkelerinde araba kullanma hakkı vardır.Tatsächlich haben Frauen jedoch in allen Ländern des Nahen Ostens außer in Saudi-Arabien das Wahlrecht.
IX. ve X. İnönü Kabinelerinde, Parlamento dışından, Maliye Bakanı olarak yer aldı.In der IX. und der X. İnönü-Regierung war er Finanzminister ohne Parlamentsmandat.
Onun dışında kimse Edward'ın yaşadığını bilmemektedir.Außer Lene weiß niemand, dass Nelly überlebt hat.
Tarımın dışında üretime dayalı herhangi bir faaliyet bulunmamaktadır.Es habe keinerlei Auswirkungen außerhalb des Kernkraftwerkes gegeben.
Evlerin tuvaletleri evin dışındaydı.Die Toiletten befanden sich außerhalb der Gebäude.
Şehrin yaklaşık 20 km dışında 24 km² alanıyla sanayi bölgesi olan Ciudad Empresarial La Negra bulunur.20 Kilometer außerhalb der Stadt liegt das Industriegebiet Ciudad Empresarial La Negra mit rund 24 km² Fläche.
Araç ayrıca ilk kez Japonya dışında da satışa sunulmuştur.Diese Generation wurde erstmals auch außerhalb Japans angeboten.
Ancak ilk kez 2013 yılında FDP Parlamento dışında kalmıştır.Von 2013 bis 2017 war die FDP erstmals nicht im Bundestag vertreten.
3 km şehrin dışındadır.10 km außerhalb der Stadt.
Bayan Simian dışında herkesi sever.Er ist in Miss Simian verliebt.
Yasa ve töre tanrıca Musa'ya verilendir bunun dışında hiçbir yasa ve töre yoktur.Moses übernimmt die ihm aufgedrängte Aufgabe nur widerwillig, erklärt sich jedoch dazu bereit.
Bunun dışında Yahudilerle ilgili ?Aber was soll mit den Juden geschehen?
Ayrıca, temiz su havzaları da bu binanın içinde veya dışındadır.Zusätzlich stehen Sitzbereiche im und außerhalb des Gebäudes zur freien Verfügung.
Majolar ve mayalar San Antonio de la Florida Kilisesi'nin dışında öğleden sonranın tadını çıkarmaktadır.Jugendliche genießen einen Nachmittag auf der Festwiese vor der Kirche „San Antonio de la Florida“.
Muharebe dışında en az 3.000 Polonyalı asker Alman askerleri tarafından katledildi.Mehr als 3.000 polnische Soldaten wurden abseits der Kampfhandlungen von deutschen Soldaten ermordet.
Stirling Üniversitesi, 1967'de şehir dışında bulunan bir park arazisinde kampüsü kurularak açılmıştır.Die Universität Stirling wurde 1967 eröffnet und liegt außerhalb der Stadt.