dışında ile cümle
dışında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İbn Surad ve takipçileri 15 Kasım 684'te Kufe'den ayrıldı ve şehrin dışında kamp kurdu.Ibn Surad and his followers left Kufa on 15 November 684, and camped outside the city.
Bu durum dışkının anüs dışındaki bir açıklıktan anormal şekilde boşalmasına neden olur.This results in abnormal discharge of feces through an opening other than the anus.
Hajduk Split dışında Borussia Dortmund ve Liverpool taraftarıdır.[1][2]Apart from Hajduk Split, he is also a fan of Borussia Dortmund and Liverpool.[17][18]
Koalisyonun dışında 14 yasadışı Kürt siyasi partisi bulunmaktadır.[1]Outside of the coalition are 14 illegal Kurdish political parties.[164]
Žižka'nın Haçlı ordularına karşı uyguladığı taktikler alışılmışın dışında ve yenilikçiydi.Žižka's tactics were unorthodox and innovative.
Kuzey Amerika dışındaki yeriOutside North America
Yıldız Sarayı'nın içinde hep padişahın bulunduğu kapının dışında dururdu. [12]Inside the Yıldız Palace, it always stood outside the door where the sultan was.[12]
Geleneklere göre Ticuana erkekleri ve kadınları kendi klanlarının dışından evlenmek zorundadır.Ticuana men and women must marry outside their own clans according to customs.
Ara form, bir rüya dışında hayal bile edilemez...The intermediate form is unimaginable save in a dream...
Stolberg'de okul saatleri dışında resim, coğrafya, tarih ve piyano dersleri verdi.In Stolberg outside of school hours he taught drawing, geography, history and piano.
Vítkov tepesi üzümün dışında şerbetçiotu yetiştiriciliği için de kullanılıyordu.As well as grapes, Vítkov hill was also used for the cultivation of hops.
Mahkemelerin dini konular dışında evlilik ve boşanma ile ilgili ek yetkileri vardır.The body responsible for the rabbinical courts is the administration of the rabbinical courts.
Onların yönetimi altında, Aden ve Sana'a dışında Yemen'in çoğu büyük bölgesi özerkliğe sahipti.Under their rule, most of Yemen enjoyed great autonomy except for Aden and Sana'a.
Barvinsky, bale ve opera dışında çeşitli türlerde besteler yapmıştır.Barvinsky composed in various genres except ballet and opera.
Animal Diversity Web, veritabanı dışında da kaynaklara sahiptir.The Animal Diversity Web has resources other than its database.
Sıfır sayısındaki azalma, yurt dışındaki ülke imajını da iyileştirmektedir.The reduction in the number of zeros also improves the image of the country abroad.
Olgunlaşmamış hamam böcekleri kanatsız olmaları dışında yetişkinlere benzerler.Immature cockroaches resemble adults except they are wingless.
Lind'in annesi, evinin dışında kızlar için bir gündüz okulu işletiyordu.Lind's mother ran a day school for girls out of her home.
Hidrojen ve helyum dışındaki tüm kimyasal elementler yıldız nükleosentezinden türemiştir.All chemical elements except for hydrogen and helium derive from stellar nucleosynthesis.
Ian MacDonald'a göre,[1] belirtilen yerler dışında:According to Ian MacDonald,[11] except where noted:
İlk kez, ritüel dışında Masonluğun tamamı basılı bir kitapta mevcuttu.For the first time, all of Freemasonry, except for the ritual, was available in a printed book.
Antik dönemde surların dışında, Paphos Kapısı'nın önerilen yerinin yakınında yer almaktaydı.In antiquity, it was located outside the walls near the proposed site of the Paphos Gate.
Çoğu anne ev dışında ücretli olarak çalışır; devrim budur.Most mothers work for pay outside the home; that is the revolution.
Öğretmen beni yurt dışında eğitim için teşvik etti.Der Lehrer ermutigte mich dazu, im Ausland zu studieren.
Amcam yıllarca yurt dışında yaşadı.Mein Onkel lebte viele Jahre im Ausland.
Beklenmedik bir şey olmasının dışında yarın Antalya'ya gideceğim.Ich werde morgen nach Antalya fahren, sofern nicht etwas Unerwartetes eintrifft.
Şehir dışında bizi götürmeye hazır bir otobüs bekliyor.Am Stadtrand steht ein Bus bereit, um uns weiterzufahren.
Şehirde yaşamak şehir dışında yaşamaktan tamamen farklı bir şeydir.In der Stadt zu leben, ist etwas gänzlich anderes, als auf dem Lande zu wohnen.
O benim branşımın dışındadır.Das gehört nicht zu meiner Branche.
Çeviri yapabilmek için anadil dışında en az bir dil daha bilmek gerekir.Um übersetzen zu können, muss man neben seiner Muttersprache zumindest noch eine weitere Sprache beherrschen.
Erkek kardeşi yurt dışından dönünceye kadar düğünü ertelemeye karar verdiler.Sie hatten beschlossen, die Hochzeit zu verschieben, bis ihr Bruder wieder aus dem Ausland zurückkommen würde.
Tom ağlamak dışında hiçbir şey yapmaz.Tom macht nichts außer weinen.
Moskova dışında, benzer suçlamalar hızlıca ortaya çıktı.Außerhalb von Moskau gab es schnell ähnliche Anschuldigungen.
İtalya dışında doğmuş ilk Roma imparatorudur.Er war der erste römische Kaiser, der außerhalb Italiens geboren wurde.
Li Bai gibi birçok önemli edebiyatçı Çin'in dışında dünyaya gelmiştir.Viele bedeutende Literaten wie Li Bai waren außerhalb von China geboren.
Yaklaşık iki yıl süren Anne-çocuk ilişkisi dışında hiçbir sosyal bağ yoktur.Dabei gibt es kaum soziale Bindungen mit Ausnahme der Mutter-Kind-Beziehung, die etwa zwei Jahre andauert.
İki ordu, 19 Nisan 531'de Callinicum dışında karşı karşıya geldi.Die beiden Heere trafen außerhalb von Callinicum am 19. April 531 aufeinander.
Kadının kariyer seçeneklerini anne ve rahibe dışında genişletmeyi önerir.Astell schlägt vor, die Karriereoptionen von Frauen über Mutter und Nonne hinaus zu erweitern.
ABD dışında International Singles (Uluslararası tekliler) adıyla çıkmıştır.Außerhalb der USA wurde es unter dem Titel International Singles veröffentlicht.
Bunun dışında yine ulusal ekonomi hakkında yazılar yazmaya başladı.Außerdem begann er wieder an allgemeinen nationalökonomischen Schriften zu arbeiten.
Oyunculuğu dışında spiker, tercüman ve barmen olarak da çalışmaktadır.Neben der Schauspielerei arbeitet er auch als Sprecher, Dolmetscher und Barmann.
Aynı zamanda Asya kıtası dışında bulunan en yüksek dağdır.Zugleich ist er der höchste Berg außerhalb Asiens.
Bunun dışında taksiler de vardır.Ansonsten gibt es noch Taxis.
Sorgu sırasında katil dışındaki oyuncular doğruyu söylemek zorundadır.Alle außer dem Mörder müssen in ihren Aussagen die Wahrheit sagen.
Alalah'da bulunan kitabeler dışında hiçbir kaynakta İdrimi’den söz edilmez.Nur der Koran allein als geoffenbartes Buch wird als Richtschnur anerkannt (Koranismus).
Bunun dışında Sırbistan'da 5 Kubbeli kiliseler inşa edilmeye başlanmıştır.Erstmals werden in Serbien auch Fünfkuppelkirchen gebaut.
Diğer kötülük ruhları tekrar canlandırma çemberinin dışında dururlar ve sonsuza kadar tabiatta dolaşırlar.Andere böse Geister stehen außerhalb des Reinkarnations-Kreislaufes und leben ewig in der Natur.
Avustralya'nın yaz mevsimi (aralık - şubat) dışında, bütün yıl boyunca çiftleşebilirler.Außer im australischen Sommer (Dezember bis Februar) kann die Paarung das ganze Jahr über erfolgen.
Aracın içinde ve dışında kameralar bulunmaktadır.So befinden sich innen und außen mehrere Kameras.
Bunun dışında kalanlar ise yumuşak ünsüzlerdir.Von diesen sind nurmehr geringe Reste vorhanden.
Ama biri dışında.Bis auf einen.
Bir yolcu dışında diğerleri öldü.Alle bis auf einen Passagier kamen ums Leben.
Öğrencilerinin %70'i Britanya dışındandır.70 % der Studenten kommen von außerhalb Englands.
Bunun dışında İsviçre'de bir restoran işletmektedir.Daneben existiert ein restauriertes Fahrzeug in der Schweiz.
Bunun dışında sayıları az olmakla birlikte Zeydiyye ve İsmailîyye fırkaları da günümüze ulaşmıştır.Meist bestanden unsere heutigen Dörfer damals nur aus wenigen Höfen (oft nur ein einziger).
Bunların dışında çok sayıda özel banka ve yabancı banka bulunur.Dennoch gibt es aber noch viele private Banken.
1994 yılında Avrupa dışındaki ilk şube Amerika Birleşik Devletleri'nde kuruldu.1994 wurde die erste Tochtergesellschaft außerhalb Europas in den USA gegründet.
Ruh, bedenin ne içinde ne de dışındadır; ama bedeni idare eder ve bedenden etkilenir.Auch die Taufe galt ihnen nichts, da sie nur den Körper reinige, nicht jedoch die Seele.
Erkek üreme döneminde beyaz omuz (skapüler) tüyleri dışında parlak kara tüylere sahiptir.Die darin zu sehenden Menschen haben schwarze Schatten statt Gesichter.
Bunların dışında bilginlerden oluşan danışmanlar da bulur.Die bekannten (nachgewiesenen) Formate werden aufgeführt.