Tek bir düzlemde var olacak biçimde muhtemelen sıkıştırılıp ezilirdik, tabii geometrik olarak.Quedaríamos aplastados para ocupar un plano único de existencia, geométricamente hablando, por supuesto.
Tek bir düzlemde var olacak biçimde muhtemelen sıkıştırılıp ezilirdik, tabii geometrik olarak.We zouden platgeperste bewoners zijn van een plat vlak. Geometrisch gesproken natuurlijk.
Tek bir düzlemde var olacak biçimde muhtemelen sıkıştırılıp ezilirdik, tabii geometrik olarak.Θα ήμαστε ισοπεδωμένοι ώστε να χωράμε μόνο σε ένα επίπεδο, από γεωμετρική άποψη, βέβαια.
Tek bir düzlemde var olacak biçimde muhtemelen sıkıştırılıp ezilirdik, tabii geometrik olarak.Мы были бы расплющены по единственной плоскости существования, геометрически говоря, конечно.
Tek bir düzlemde var olacak biçimde muhtemelen sıkıştırılıp ezilirdik, tabii geometrik olarak.היינו נמעכים למטה לתפוס מישור אחד של קיום, באופן גאומטרי, כמובן.
Tek bir düzlemde var olacak biçimde muhtemelen sıkıştırılıp ezilirdik, tabii geometrik olarak.كنا سنُسحق لنشغل طبقة واحدة للوجود، إذا تحدثنا هندسيا بالطبع
Tek bir düzlemde var olacak biçimde muhtemelen sıkıştırılıp ezilirdik, tabii geometrik olarak.ペッチャンコに収まってしまうでしょう 勿論 幾何学的に言ってですが そこはどのように見え 感じる世界でしょう
Tepe noktası C, 4 yatak düzlemde olamaz.Как насчет вершины С?
Top namludan ayrılır ayılmaz hızı yatay düzlemde azalarak giderسوف تبدا بالتباطؤ في الاتجاه العمودي
Tüm bu doğrular aynı düzlemde.Alle de her linjer er på samme plan. De er på skærmen.
Tüm bu doğrular aynı düzlemde. Ekranda gördüğünüz düzlemde.Als ze in dezelfde vlakte zijn en al van deze lijnen zijn duidelijk in dezelfde vlakte
Tüm bu doğrular aynı düzlemde.Están en el plano del monitos que están mirando ahora.
Tüm bu doğrular aynı düzlemde.Jsou to dvě přímky, které se nikdy neprotnou.
Tüm bu doğrular aynı düzlemde.(한 평면이란건 지금 모니터로 보이는 면입니다) 두 선분은 절대 만나지 않으니까 평행입니다.
Tüm bu doğrular aynı düzlemde.Sono sul piano dello schermo che stai guardando. Sono sullo stesso piano e non s'incontrano mai.
Tüm bu doğrular aynı düzlemde.Sú v rovine obrazovky na ktorú sa práve pozeráte. Sú to dve priamky, ktoré sa nikdy nepretnú.
Tüm bu doğrular aynı düzlemde.Те са в равнината на екрана, който гледате в момента
Tüm bu doğrular aynı düzlemde.انها تقع على سطح الشاشة التي تراها الآن
Üç boyutta düzlemler olarak gözünüzde canlandırırsanız, bu düzlemler birbirine paraleldir.I 3 dimensioner er de faktisk parallelle planer.
Üç boyutta düzlemler olarak gözünüzde canlandırırsanız, bu düzlemler birbirine paraleldir.두 그래프의 모양은 서로 평행한 두 평면이 될 것입니다
Üç boyutta düzlemler olarak gözünüzde canlandırırsanız, bu düzlemler birbirine paraleldir.Ve třech dimenzích si je můžeme představit jakožto rovnoběžné roviny.
Üç boyutta düzlemler olarak gözünüzde canlandırırsanız, bu düzlemler birbirine paraleldir.Ако ги изобразите триизмерно, те всъщност са успоредни равнини.
Üçüncü boyutta olsaydık, iki düzlemimiz olduğunu varsayalım. -Ale gdybyśmy działali w R^3, możemy wyobrazić sobie sytuację, gdzie, załóżmy że mamy dwie płaszczyzny w R^3.
Üçüncü boyutta olsaydık, iki düzlemimiz olduğunu varsayalım. -Ale kdyby jsme to dělali v R3, můžeme si představit, podobnou situaci. Řekněme že máme dvě roviny v R3
Üçüncü boyutta olsaydık, iki düzlemimiz olduğunu varsayalım. -لكن اذا كنا في R3، يمكننا ان نتخيل الحالة بحيث، دعونا نفترض ان لدينا سطحان في R3
Üçüncü boyutta paralel düzlem, ikinci boyutta paralel doğru diye düşünebilirsiniz. -اذا كنا في R3، بالتالي ربما يكون لدينا اسطح متوازية، في R2 نحن نتعامل مع خطوط متوازية
Ufuksal düzlemden daha yukarı. Aklın içindesiniz.Au dessus de la ligne d'horizon, vous êtes intelligent.
Ufuksal düzlemden daha yukarı. Aklın içindesiniz.Fuera, mas cerca de la horizontal, tu eres una inteligencia.
Ufuksal düzlemden daha yukarı. Aklın içindesiniz.나가서, 더 수평적인 것으로, 여러분은 지성입니다.
Ufuksal düzlemden daha yukarı. Aklın içindesiniz.החוצה, יותר אופקי. אתם אינטליגנציה.
Ufuksal düzlemden daha yukarı. Aklın içindesiniz.من الخارج، أكثر في الأفقية. أنت في غاية الذكاء.
Ufuksal düzlemden daha yukarı. Aklın içindesiniz.決して忘れないで下さい こんな感じ こんな感じ
Ufuksal düzlemden daha yukarı.Avanti, oltre l'orizzonte.
Ufuksal düzlemden daha yukarı.În afară, mai mult din orizontală.
Ufuksal düzlemden daha yukarı.Keluar, lebih ke horisontal.
Ufuksal düzlemden daha yukarı.Mehr in die Horizontale.
Ufuksal düzlemden daha yukarı.Na zewnątrz, bardziej horyzontalnie.
Ufuksal düzlemden daha yukarı.Para fora, mais para a horizontal.
Ufuksal düzlemden daha yukarı.Ra ngoài, mở rộng về chiều rộng nhiều hơn.
Ufuksal düzlemden daha yukarı.Více nad horizont.
Ufuksal düzlemden daha yukarı.Έξω, πάνω από τον οριζόντιο.
Ufuksal düzlemden daha yukarı.Выше, над горизонтом.
Ufuksal düzlemden daha yukarı.Далі, з горизонталі.
Ufuksal düzlemden daha yukarı.Навън, повече от хоризонталата.
Unutmayın, bu üstten bakış. - z ekseni üstünde oturup x y düzlemine bakıyoruz. -Díváme se dolů na koblihu. Takže jaké budou naše x a y? Namalujeme si tady další pravoúhlý trojúhelník.
Unutmayın, bu üstten bakış. - z ekseni üstünde oturup x y düzlemine bakıyoruz. -Dobre, rozmýšľajme. Pozeráme sa na to zhora. Sedíme na osi "z" pozerajúc priamo dole na rovinu"x-y".
Unutmayın, bu üstten bakış. - z ekseni üstünde oturup x y düzlemine bakıyoruz. -Jakie są współrzędne x i y tego punktu? Dobrze, pamiętasz - - to jest widok z góry na dół.
Unutmayın, bu üstten bakış. - z ekseni üstünde oturup x y düzlemine bakıyoruz. -Vi sitter på z-axeln och tittar ner på x-y-planet. Vi tittar ner genom munken.
Üst yüzey ve x y düzlemi arasındaki hacim.Also, es ist dieser Raum hier unterhalb. Es ist wie ein Behelfszelt oder so.
Üst yüzey ve x y düzlemi arasındaki hacim.Het lijkt een geïmproviseerde tent, ofzo.
Varoluşun paralel düzlemlerinden bahsediyoruz, bir kitap kabı ve kapladığı kitap gibi.E così, stiamo parlando di piani esistenziali paralleli, una specie di sovracopertina e del libro che ricopre.
Varoluşun paralel düzlemlerinden bahsediyoruz, bir kitap kabı ve kapladığı kitap gibi.Hovoříme tu o paralelních rovinách bytí, něco jako knižní přebal a kniha samotná.
Varoluşun paralel düzlemlerinden bahsediyoruz, bir kitap kabı ve kapladığı kitap gibi.그러니까, 우리는 지금 존재의 평형면에 대해 이야기 하고 있습니다 책 표지와 그것이 둘러싸고 있는 책 같은 거죠
Varoluşun paralel düzlemlerinden bahsediyoruz, bir kitap kabı ve kapladığı kitap gibi.Så derfor taler vi parallelle eksistensplaner, lidt som bogomslag og bogen, det dækker.
Varoluşun paralel düzlemlerinden bahsediyoruz, bir kitap kabı ve kapladığı kitap gibi.Şi astfel, vorbim de planuri paralele de existenţă, cam ca o copertă de carte şi cartea pe care o înveleşte.
Varoluşun paralel düzlemlerinden bahsediyoruz, bir kitap kabı ve kapladığı kitap gibi.Takže hovoríme o paralelných rovinách existencie, tak trochu ako pri obale knihy a knihe ktorú obaľuje.
Varoluşun paralel düzlemlerinden bahsediyoruz, bir kitap kabı ve kapladığı kitap gibi.Trata de planos paralelos de la existencia, como la portada de un libro y el libro en sí.
Varoluşun paralel düzlemlerinden bahsediyoruz, bir kitap kabı ve kapladığı kitap gibi.Và vậy là, chúng ta đang nói về những mặt phẳng song song tồn tại, giống như bìa sách và cuốn sách bên trong.
Varoluşun paralel düzlemlerinden bahsediyoruz, bir kitap kabı ve kapladığı kitap gibi.Vi pratar om parallella plan av existens, ungefär som ett bokomslag och boken den täcker.
Varoluşun paralel düzlemlerinden bahsediyoruz, bir kitap kabı ve kapladığı kitap gibi.We hebben het dus over parallelle existentievlakken, zoals een boekomslag en het boek waar hij om zit.