İkili aracı otele düzeyinde park etti.Съмнителна двойка са настанява в хотела.
Amerika Birleşik Devletleri'nin federal düzeyde resmî dili yoktur.Федералното правителство на САЩ няма официален език.
Yaşam tarzında yapılan değişiklikler ve ilaçlar ürik asit düzeylerini düşürebilir.Както промени в начина на живот, така и лекарства могат да понижат нивата на пикочна киселина.
Bu iki devletin bileşimi, en üst düzeyde mutluluk oluşturuyor.Съчетанието на тези две състояния би трябвало да доведе до най-висшата форма на щастие.
EuroLeague Avrupa'daki en üst düzey basketbol turnuvasıdır.Евролигата е най-силният баскетболен турнир в Европа.
Tüm ölçü araçları araç hatası ve ölçüm belirsizliğine çeşitli düzeylerde yatkındır.Всички измервателни уреди имат различни степени на грешка на инструмента и неопределеност на измерването.
D-8’in en üst düzey karar alma organıdır.Комисията е изпълнителният орган на Д-8.
2011 ve 2012 yıllarında Estonya'nın en üst düzey futbol ligi olan Meistriliiga'da yer almıştır.От сезон 2014 г. се състезава в най-високото ниво Вейкауслига на Финландия.
Birinci düzeyde 9 il, iki doğrudan yönetilen şehir ve üç özel idari bölüm bulunmaktadır.На най-високото са девет провинции, два директно управлявани града и три специални административни региона.
Premijer liga Bosne i Hercegovine, Bosna-Hersek'in futboldaki en üst düzey ligidir.Висша лига на Босна и Херцеговина е лигата от най-високо ниво в босненският футбол.
Göl deniz ile aynı düzeydedir.Езерото се намира на морското равнище.
Sadece İstanbul'un yıllık geliri tüm İsrail ülkesinin yıllık geliriyle aynı düzeydedir.Военните действия струват на израелците сума равна на годишния брутен продукт на Израел.
Liderlik ve yönetim konusunda ayrıca politik manevra konularında yetenekleri iyi düzeyedir.Маневреността и управляемостта също са на високо ниво.
Bu karşı çıkış Veliaht Prens ve Moltke gibi diğer üst düzey komutanlar tarafından da desteklendi.Той бива подкрепен и от по-старши военни лица като кронпринца и Молтке.
Günümüzde İtalyan Açılışı üst düzey oyuncular tarafından tercih edilmemekte.Италианецът единодушно е провъзгасен за най-добрия играч на първенството.
Müşteriye hak ettiği düzeyde hizmet verilmesidir.Качественото състояние се определя от клиента.
Köy halkının birçoğu emekli düzeyindedir.Днес повечето от жителите на селото са в напреднала пенсионна възраст.
Pehleviler döneminde Türkiye-İran ilişkileri olumlu bir düzeyde gelişti.През годините руско-египетските отношенията, отиват на ново ниво.
Normal düzeyde pürinli gıdaların tüketimi gut hastalığı riskini artırmaz.Обратно на това, смъртните случаи на здрави юноши вероятно не увеличават функционалната ефективност.
Ekolojik sistemler, birçok düzeyde incelenirler: birey, nüfus, topluluk, ekosistem ve biyosfer.Екологията изучава системи от надорганизмово ниво – индивид, популация, съобщество, екосистема.
Her bölüm bazı düzeyler içerir.Всеки обхваща известен брой участъци.
Bunların 740'ı doktora düzeyindedir.От общия персонал 117 са лекари.
Benzer durum bazı ilçe düzeyi şehirler içinde geçerlidir.Това им осигурява известно предимство при условията на градската среда.
Herhangi bir tutarsızlık durumunda, genel eğilim minimum düzeyde değişiklikler yapmak yönündedir.Основната разлика е стремежа за умерена промяна на индивидуално ниво.
Türkmenistan da yüksek düzeyde temsil edilmiştir.Значително подобрение бележат и Бразилия.
Mukherjee, Hindistan Ulusal Kongresi'nin üst düzey bir lideridir.Гокхал е висш лидер в Индийския национален конгрес и основател на обществото Слуги на Индия.
Swindon ise daha önce hiç en üst düzey futbol liginde mücadele etmemişti.Ел Маестро никога не е играл футбол професионално.
Bu durum Kızıl Ordu'nun tank mevcudunda 1'e 4 düzeyinde bir üstünlüğü olduğunu göstermektedir.Това дава баланс на непосредствено наличните танкове от около 4:1 в полза на Червената армия.
Günlük gereksinim düzeyi 300–350 mg arasındadır.Годишната сума на валежите е 300 – 350 mm.
1997'den 2003'e kadar Hindistan Parlamentosu'nun üst düzey üyesiydi.През 1997 година става член на горната камара на индийския парламент.
Gülen’de eğitim düzeyi yüksektir.Образованието в Северна Корея е на много високо ниво.
2008-2009 sezonunda Nagasu uluslararası düzeyde de büyüklerde yarışmaya başlamıştır.Сезон 2008/2009 Илиев вече започва да се състезава на ниво Световна купа.
Lise düzeyindeki öğrenimini Bellmoore'daki John F. Kennedy High School'da tamamladı.Завършил е училището "Джон Ф. Кенеди" в Белмор.
Söylem semantik birbiriyle ilişkisi olan farklı kişilerin metinlerdeki düzeyi üzerine çalışmalar yapar.Той сатирично описва всички различни класи хора, които вижда там.
Eğitimsel değerlendirme, eğitimsel ölçme sonucu bireyin yeterlilik düzeyinin belirlenmesine denir.Знание или равнище на образованието, което се преценява според степента на грамотност на възрастните.
Toplumun % 90’ı aşılandığında, aşının etkinliğinin % 85 düzeyinde olduğu tahmin edilmektedir.Ефективността се оценява на 85%, ако се ваксинира 90% от населението.
9. ya da 10. sınıfta IB Diploma Programına hazırlık düzeyinde eğitim verilebilir.След завършен IX клас се получава диплома за основно образование.
Birkaç kategoride üst düzey askeri görevli bulunmaktadır.На официалното откриване присъстват висши военни лица.
2008-2009 sezonunda çift büyükler düzeyinde yarışmalara katılmaya başladı.1992 – 1998 – участва предимно на двойки.
Kulüp, Lüksemburg'un en üst düzey futbol ligi olan Division Nationale'de mücadele etmektedir.Състезава в люксембургската Национална Дивизия, най-високото ниво на клубния футбол в Люксембург.
Düzeyini çok üst sınırda tutmaktadır.В горната си част е силно разклонено.
Testin güven düzeyi = 1 - α = 0,95 olur.Ще опитаме със начална стойност x0 = 0.5.
Şili'nin bölgeleri (İspanyolca: región), Şili'nin birinci düzey idari bölümleridir.Čileanske regije (španjolski: Regiones de Chile) su prvi stupanj administrativne podjele Čilea.
Yargı organı görevini hem ulusal hem yerel düzeyde yürütüyor.Sudska vlast radi i na nacionalnoj i na lokalnoj razini.
Pantoprazol hızla absorbe edilir ve 40 mg oral tek dozdan sonra bile maksimum plazma düzeyine ulaşır.Pantoprazol se brzo apsorbira i maksimalna plazmatska koncentracija se postiže već nakon prve doze od 40 mg.
"Üst düzey bir konsept ya da diziyi kendisi gibi olmaktan çıkaracak bir şey" istemiyorlardı.Nisu željeli ubaciti "nešto velikog koncepta ili izvući seriju iz same serije".
İstanbul büyüklüğünden dolayı aynı anda NUTS 1, NUTS 2 ve NUTS 3 düzeyi sayıldı.Prema statističkoj podjeli NUTS, ova regija spada u kategorije NUTS1 i NUTS2.
Hedefim üst düzeyde oynamaktı.Igrao je na visokoj razini.
Yaşam tarzında yapılan değişiklikler ve ilaçlar ürik asit düzeylerini düşürebilir.Promjene stila života i lijekovi mogu smanjiti razinu mokraćne kiseline.
Bu düzeylerin üstündeki kan basıncı yüksek komplikasyon riski göstermektedir.Vrijednosti krvnog tlaka iznad navedenih vrijednosti ukazuju na visoki rizik od komplikacija.
2. düzey için doğrudan kaıt izin verildi.Dopuštene su izravne registracije druge razine.
Tüm bu uygulamalara karşı çıkan üst düzey yargıçları ise görevlerinden aldı.Svi poslovi županije izvan sudskih činili su njezinu izvršnu funkciju.
Gölün su düzeyi bütün yıl boyunca hemen hemen aynı kalır.Voda je u jezeru bila skoro cijelu godinu.
Asıl para birimi uluslararası düzeyde tanınmadığı için kendine ait bir ISO 4217 kodu da yoktur.Nije priznata valuta i nema svoj ISO 4217 kôd.
Berlin belediye başkanı aynı zamanda Berlin Eyaleti'nin de en üst düzeydeki resmi temsilcisidir.Gradonačelnik je predstavnik države Berlin.
Toplumun % 90’ı aşılandığında, aşının etkinliğinin % 85 düzeyinde olduğu tahmin edilmektedir.Procjenjuje se da je učinkoviost cjepiva 85% kada je 90% stanovništva cijepljeno.
Hastalık düzeyindeki rahatsızlarda doktor kontrolü mecburidir!!!Infekcijski kod sadrži vrijednost HATI-HATI !!
Meksika millî futbol takımı, Meksika'yı uluslararası düzeyde temsil eden futbol takımıdır.Meksička nogometna reprezentacija predstavlja Meksiko u nogometu.
Bunu takiben, üst düzey bir savcı olarak Kiev Ukrayna Başsavcılığı görevine getirildi.Nakon toga je premještena u Kijev, u ured Vrhovnog tužitelja Ukrajine.
Ülkede var olan 79 farklı dil ile dil çeşitliliği yüksek düzeydedir.Broj individualnih jezika 79, svi su živi.