Ana içeriğe geç
Sözlük

düzey ile cümle

düzey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Üst düzey bir donanımı vardır.Jest górnym żaglem przymasztowym.
Protein yapısının dört düzeyi vardır.W pionowej konstrukcji znajdują się 4 poziomy.
En basit tür üç düzeyli lazerdir.Najprostsza plecionka to warkocz z trzech nitek.
Polis, üst düzey yetkililerin evlerini aradı ama bir şey bulamadı.Policja austriacka zrewidowała jego rzeczy, nic jednak nie znalazła.
2018 WTA Tour'da International düzeyde bir turnuva olan Macaristan Kadınlar Açık'ın 22. organizasyonudur.W Światowym Indeksie Prześladowań 2018 stworzonym przez organizację Open Doors Tadżykistan zajął 22. miejsce.
Böylece okullar yaygınlaşırken, bilimsel düşünce ve kültür düzeyi de hızla yükseldi.Szybko rozwijała się też nauka i wszystkie dziedziny kultury.
İki saatte en yüksek kan düzeylerine ulaşır ve 8 saat etkili yoğunlukta kalır.Maksymalne stężenie we krwi występuje po 2 godzinach.
1909'da eğitim programı üniversite düzeyine getirildi.W 1909 roku uczelnia przeniosła się do obecnej siedziby.
Üçüncü aşama ise yaklaşık dördüncü sınıf düzeyinde oluşmaya başlar.Pierwsze utwory zaczął publikować w czwartej klasie.
Üstelik işgal tehdidine rağmen ordusunu alarm düzeyine getirmemişti.W przeciwieństwie do obrony, nie imponował w ataku.
O yıl ilk kez büyükler düzeyinde dünya şampiyonasına katıldılar.Na mistrzostwach świata seniorów po raz pierwszy uczestniczył w 2000 roku.
Her düzey de kendi grafik ve müzik temalarına sahiptir.Każdy miał swoją pasję i wizję muzyki.
Pehleviler döneminde Türkiye-İran ilişkileri olumlu bir düzeyde gelişti.Mimo tego stosunki turecko-egipskie były pozytywne.
Bu akademiler ileri düzey eğitim ve üst düzey subay yetiştirmek içindi.Przygotowywała oficerów z wyższym wykształceniem na stanowiska dowódcze i sztabowe.
Metot etüdü içerisinde emek faktörü bulunan her düzeydeki faaliyet için uygulanabilir.Można ją, odpowiednio dobraną, stosować na wszystkich poziomach sprawności ruchowej.
Ayrıca birkaç özel ilçe düzeyi idari bölüm de bulunur.Dostępne są też do wynajęcia liczne kwatery prywatne.
Mera alanı yeterli düzeydedir.Teren rezerwatu leży na wysokości ok.
Ufuk (Gözerimi veya Ufuk Çizgisi) gök ile yer ya da deniz düzeyini hayali olarak ayıran çizgidir.Himlen eller Blixtslungaren befruktade jorden med regnet, varefter hon gav skörd (födde).
Estonya'nın bağımsızlığından bu yana pek çok üst düzey ziyaret iki ülke arasında gerçekleşmiştir.När Estland har varit självständigt har flera besök på hög nivå ägt rum.
Ulusal düzeyde gerçekleştirilmektedir.Genomförandet sker på nationell nivå.
Bu düzeylerin üstündeki kan basıncı yüksek komplikasyon riski göstermektedir.Blodtryck över dessa nivåer indikerar hög risk för komplikationer.
Her iki durumda da VPN istemcisi ve sunucusu, birbirlerinin kimliklerini bilgisayar düzeyinde doğrular.I båda dessa fall så autentiserar VPN-servern och VPN-klienten varandra på datornivå.
Eğer layık görülürse, ölü yeryüzünde ruhsal düzeyde varlolmaya devam edebilir.Om den döde ansågs värdig kunde den fortsätta sin existens på jorden i andlig form.
Reichsleiter (Ulusal Lider), Nazi Partisi içinde ikinci en yüksek siyasi düzeyde rütbeydi.Reichsleiter ("riksledare") var den näst högsta politiska graden inom NSDAP.
Büyük Krizantem Nişanı (Japonca: 大勲位菊花章 Dai-kun'i kikka-shō), Japonya'nın en yüksek düzey nişanıdır.Krysantemumorden (大勲位菊花章, Dai-kun'i kikka-shō?) är Japans högsta orden.
Bilgisayar düzeyinde kimlik doğrulama yalnızca L2TP/IPsec bağlantıları için uygulanır.Autentisering på datornivå utförs endast vid L2TP-/IPsec-anslutningar.
Zhangzhou şehri iki semt, bir ilçe düzeyi şehir ile sekiz ilçeye ayrılmaktadır.Stadsprefekturen Zhangzhou administrerar två distrikt, en stad på häradsnivå och åtta härader.
Yaşam düzeyi yükseldi.Levnadsstandarden höjdes påtagligt.
İki ülke arasındaki ticari ilişkiler asgari düzeydedir.Sysselsättningen inom de två områdena är låg.
Afrika'daki diğer başkentlerle karşılaştırıldığında toplu taşımacıık sistemi iyi bir düzeydedir.Jämfört med andra kollektivtrafikföretag i andra städer är Miskolcs system ganska bra.
O yıl Finlandiya şampiyonasında gençler düzeyinde şampiyon olmuştur.I unga år spelade han också fotboll på mästerskapsnivå i Finland.
Yuncheng şehri bir semt, iki ilçe düzeyi şehir ile 10 ilçeye ayrılmaktadır.Yuncheng består av ett stadsdistrikt, två städer på häradsnivå och tio härad.
Aynı yıl (2003) ikinci uluslararası yarışması Golden Bear of Zagreb'de novice düzeyinde altın madalya kazandı.Hon vann sin andra internationella tävling, nybörjartävlingen vid Golden Bear i Zagreb 2003.
ALGOL, yüksek düzey bir programlama dilidir.Högnivåspråk är en typ av programspråk.
Ekonomi kötüye doğru gitmekte, yiyecek sıkıntısı yaşanmakta, işçi ücretleri çok alt düzeylerde seyretmekteydi.Folk blev friskare och levde längre, och överskottet av arbetskraft ledde till sänkta löner.
Amcası Gianni Letta, Silvio Berlusconi'nin üst düzey yardımcılarından biriydi.Hans efterträdde sin farbror Gianni Letta som haft samma ämbete i Silvio Berlusconis regering.
Çocuğun yabancıya tepkileri, anneye bağlanma düzeyine göre değişir.Främlingens beteende är fokuserat mot spädbarnet.
(C, α)'nın tanımlı oluşu daha üst düzey toplamların da var olduğunu göstermektedir.Råder likhet sägs A ha maximal rang.
Chongzuo şehri bir semt, bir ilçe düzeyi şehir ile beş ilçeye ayrılmaktadır.Den egentliga staden Chongzuo består av ett stadsdistrikt, den omgivande landsbygden är indelad i fem härad.
Aynı zamanda hücre gelişimine katkıda bulunur, kanın şeker seviyesini ortalama düzeyde tutmaya yardımcı olur.Mellanmålet hjälper till att hålla blodsockret på en jämn nivå.
EuroLeague Avrupa'daki en üst düzey basketbol turnuvasıdır.Euroleague är numera den högsta herrturneringen för basket i Europa.
Uluslararası akademik düzeyde yirmiden fazla yazısı yayımlandı.Fler än 120 artiklar i akademiska journaler.
Yıllık olarak, ulusal ve uluslararası düzeyde çeşitli özel turnuvalar düzenlenmektedir.Man genomför varje år ett antal exercisuppvisningar både nationellt och internationellt.
Güney Kore'nin idari bölümleri, üç hiyerarşik düzey halinde düzenlenmiştir.Sydkoreas administrativa indelning har tre nivåer.
Bunun akut kısmı ters inebilir ve tedavinin amacı hastanın böbrek işlevini olağan düzeyine geri getirmektir.Behandlingen är kirurgisk och inriktas på att återställa körteln till sin normala plats.
Günlük gereksinim düzeyi 300–350 mg arasındadır.Den årliga nederbördsmängden ligger mellan 100 och 350 millimeter.
2002 yılının Nisan ayında, ikinci düzey alan adları doğrudan kayıt almaya başladı.Under hösten 1992 pekade siffrorna åt rätt håll.
Sarraflarda ise daha düşük düzeyden işlem görür.Efter häckningen rör den sig till lägre nivåer.
Böylelikle, The First Division ikinci, the Second Division üçüncü en üst düzey futbol ligi olmuştur.Tidigare näst högsta Division 1 är nu tredje högsta division.
Bu değer ülkelerin sağlık düzeyi hakkında bilgi verir.Hur bra är kommunerna på att informera om kvaliteten på hemsidorna.
Shaw'ın 1909'da ortaya koyduğu basınç birimi milibar, 1929 yılından itibaren uluslararası düzeyde kabul gördü.År 1909 införde han lufttrycksenheten millibar, vilken antogs internationellt 1929.
1898 İtalya Futbol Şampiyonası İtalya'da en üst düzey futbol liginin başlangıc sezonudur.Italienska mästerskapet i fotboll 1898 var de första mästerskapen i fotboll i Italien.
1994 yılında uluslararası düzeyde yarışmaya başladı.Han avslutade sin internationella tävlingskarriär år 1994.
İstanbul büyüklüğünden dolayı aynı anda NUTS 1, NUTS 2 ve NUTS 3 düzeyi sayıldı.De två LAU-nivåerna kallades tidigare för NUTS 4 och NUTS 5.
Xianning şehri bir semt, bir ilçe düzeyi şehir ile dört ilçeye ayrılmaktadır.Xianning består av ett stadsdistrikt som omfattar den egentliga staden.
1991'den önce tarımın toplam üretimdeki payı %20'ler düzeyinde bulunmaktaydı.Det kan jämföras med att det globala genomsnittet i världen låg på 20% samma år.
Bu kurul başkanlığın en üst düzeydeki kuruludur.Deras gruppledare sitter längst fram, närmast talmannen.
Daha sonra bu konsolosluk, büyükelçilik düzeyine yükselmiştir.Dessa relationer har utvecklats till en högre ambassadörsnivå.
Ülkede nüfusun yıllık artış oranı 2016 tahmini verilerine göre %1,92 düzeyindedir.Men de totala utsläppen i landet ökade med 20,2%, beroende på en folkökning på 16,1%.
Bütün bunlara rağmen yine de refah düzeyleri oldukça yüksektir.Trots storleken är de mycket aktiva.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod