Güney Avustralya'nın 2004 yılı Ocak ayı itibarıyla GSYİH'sı 48.9 milyar Avustralya Doları düzeyindeydi.Omgekeerd stond België met 4,8 miljard euro invoer uit India op de veertiende plaats.
Üst düzey bir donanımı vardır.Daarboven hangt een groot wapenschild.
2000 yılında Yeni Zelanda Kraliyet Cemiyeti onu Rutherford Madalyası ile üst düzeyde onurlandırdı.In 1934 werd aan door de Royal Society Londen aan hem de Rumford Medal uitgereikt.
Kulüp ilk yıllarında Provence-Alpes-Côte d'Azur'da bölgesel düzeyde mücadele etti.Hierna werkte hij in Provence-Alpes-Côte d'Azur met eigen groepen.
Bu değer ülkelerin sağlık düzeyi hakkında bilgi verir.Dit voedde speculaties over zijn gezondheidstoestand.
Ek düzeydeki karelere yalnızca bazı taşlar geçebilir.Boven op de kruiring zitten ter hoogte van de steunder enkele stalen rollen.
Bu yüzden üretim düzeyleri büyük değişiklikler göstermekteydi.De wijze waarop goederen werden geproduceerd maakte grote veranderingen door.
Gelir düzeyi düşüktür.Dieden ligt aan de Maas.
Ayrıca 6 adet 37-mm tüfek ve üç adet su düzeyi torpil, tüplerinin üstünde bulunuyordu.Verder waren er zes 37mm-kanonnen en drie torpedobuizen.
Ancak yapılan değişiklikler çok kısıtlı düzeyde kaldı ve çok az etki etti.Sociale veranderingen hadden geen prioriteit en bleven dan ook beperkt.
Bir alt düzeydeki Ligue 2 ile birlikte Ligue de Football Professionnel içinde bulunan iki ligden biridir.De Ligue 1 en Ligue 2 vallen onder de verantwoordelijkheid van de Ligue de Football Professionnel (LFP).
Uluslarası düzeyde keten ve yün ticareti yaptı.De Verenigde Naties verlengden hun sancties inzake de handel in diamanten en hout.
Bu durumda karaciğer AST enzim düzeyi de yükselir.Als gevolg hiervan zal de lichaamstemperatuur stijgen.
Buna karşın, İngiliz hava savunması 1930’ların sonlarında halen üst düzeyde değildi.Desondanks was de Canadese luchtmacht eind jaren 1930 verouderd en onderbemand.
2014 Eliteserien, Norveç'in en üst düzey futbol liginin 70. sezonudur.De Tippeligaen 2014 was het 70ste seizoen van de hoogste voetbalcompetitie in Noorwegen.
İki ülke arasındaki ticari ilişkiler asgari düzeydedir.De handel tussen beide landen daalde fors.
Bir sonraki gruplaşma düzeyi "boy (clan)" olarak adlandırılır.De zwarte band graden worden dan (단) genoemd.
Bunu takiben, üst düzey bir savcı olarak Kiev Ukrayna Başsavcılığı görevine getirildi.Ze is vervolgens overgeplaatst naar het Oekraïens College van procureurs-generaal in Kiev.
1994 yılında uluslararası düzeyde yarışmaya başladı.In 2008 begon hij met het lopen van wedstrijden in internationaal verband.
İşbirliğinin basit bir düzeyden başlatılması.Rozpoczęcie zadania od czegoś prostego.
Tein Sein Bangladeş ve Kamboçya]] ile üst düzey görüşmeler gerçekleştirdi.W tym czasie prowadził negocjacje wysokiego szczebla z Bangladeszem i Kambodżą.
Birçok uygulamalı çalışmalarda %95 güven düzeyi için tek bir güven aralığı göreneksel olarak verilir.W praktyce badawczej najczęściej wybiera się właśnie 95-procentowy poziom ufności.
Dört yıl sonra üst düzey değiştirildi.Cztery lata później kolejność była odwrotna.
(H, 1), Cesàro toplamasını ifade etmektedir; daha üst düzey yöntemlerde de ortalama hesapları yinelenir.(H, 1) jest sumowaniem metodą Cesàro, a metody wyższych rzędów są jej powtórzeniem na średnich.
Avusturya'nın dokuz eyaletinin (Bundesländer) federal düzeyde temsil edildiği meclistir.W skład Austrii wchodzi dziewięć krajów związkowych (Bundesland).
Üst düzey bir fiziksel güce sahiptir.Dodatkowo posiada zwiększoną siłę fizyczną.
Tabii bu beklenti kişinin beklentisinin ne düzeyde olduğu ile ilgilidir.Jeśli tak, to w jakim stopniu przewidywania te zgadzają się z faktami?
Bu nedenle işsizlik çok yüksek düzeydedir.Bezrobocie jest na bardzo niskim poziomie.
Ciddi ve düzeyli bir sohbet, neredeyse yasaklanmış gibiydi.Umiarkowana, legalna gałąź była określana jako trudowicy.
Seçime olan ilgi oldukça düşüktü, katılım %46.42 düzeylerinde kaldı.W wyborach zajął jednak drugie miejsce, zdobywając 46,2% głosów.
1964'ten başlayarak bu iki devlet arasında üst düzey görüşmeler yapıldı.Od 1953 odbywają się tutaj wszystkie spotkania między przedstawicielami obu krajów.
Ayrıca bu, inşanın yeniden üretilebilirliğinin azami düzeye çıkmasına yardımcı olur.Wątpią też w możliwość odrodzenia się zakładu w tym samym miejscu.
Meksika'nın belediyeleri (İspanyolca: municipio), Meksika'nın ikinci düzey idari bölümleridir.Gminy Meksyku – gmina (municipio) jest drugim szczeblem podziału administracyjnego w Meksyku.
Dekia adlı büyük bir şirket, üst düzey bir yönetici pozisyonu için yedi aday ile görüşmeler yapmaktadır.Międzynarodowa korporacja prowadzi rekrutację na stanowisko kierownicze spośród siedmiorga kandydatów.
İstanbul büyüklüğünden dolayı aynı anda NUTS 1, NUTS 2 ve NUTS 3 düzeyi sayıldı.Produkt krajowy brutto (PKB) według bieżących cen rynkowych na poziomie NUTS 2 i 3.
ABD Şampiyonasında gençler düzeyinde 7. oldular.Na mistrzostwach Stanów Zjednoczonych juniorów występował 7-krotnie.
Mahallede eğitim düzeyi iyi düzeydedir.Okoliczna komunikacja jest w dobrym stanie.
Olay, uluslararası düzeyde ses getirmiş ve protesto edilmiştir.Wydarzenia spotkały się z międzynarodową krytyką i potępieniem.
İlçeler en çok bulunan ilçe düzeyi idari birimlerdir.Dziś ordery stanowią najwyższe formy odznaczeń państwowych.
1928'de su düzeyinin yeniden yükselmesiyle, kıyıdaki evler su altında kaldı.W 1928 odpływ zmniejszył się, a podnoszące się wody jeziora zniszczyły nadbrzeżne domostwa.
Bilindiği gibi iki devletin ilişkileri asgari düzeyde kalmıştır.Jasnym jest przy tym, że związek dwóch narodów jest mniej stały niż państwo narodowe.
Tüm yönetim işlevleri ya eyalet düzeyinde ya da belediye düzeyinde yürütülür.Obecnie pozostają bądź w rękach prywatnych, bądź pod administracją miasta.
İleri düzey kullanıcılar için gelişmiş seçenekler.Posiada także inne opcje przeznaczone dla zaawansowanych użytkowników.
Günlük gereksinim düzeyi 300–350 mg arasındadır.Dzienne zapotrzebowanie na magnez wynosi 250-350 mg.
Devlet töreni, üst düzey devlet seviyesinde, resmi şekilde yapılan cenaze merasimi.Co ciekawe władze komunistyczne wyprawiły mu oficjalny państwowy pogrzeb.
Üst düzey olanaklarına karşın C ve C++ kadar hızlı çalışan programlar üretir.Rozszerzenia te istnieją w celu ułatwienia pisania programów C++.
Kim Yu-Na, 2005-2006 sezonunda ise gençler düzeyinde girdiği tüm yarışmaları kazandı.W sezonie 2005/2006 zwyciężali we wszystkich zawodach juniorskich w jakich brali udział.
Erkekler arasındaki işbirliğinin düzeyi dişilere nazaran oldukça düşük.Między mężczyznami rodzi się delikatna nić zaufania.
Toprak düzeyi genellikle çıplaktır.Ogonki liściowe są zwykle nagie.
Yine de α =0,05 ve α=0,01 düzeyleri en çok kullanılanlardır. α=0,05 olsun.Zwykle przyjmuje się α=0,05, α=0,01 lub α=0,001.
Hastalık düzeyindeki rahatsızlarda doktor kontrolü mecburidir!!!W komedii Każdy by chciał!!
Bu iddialar uluslararası düzeyde kabul edilmemiştir.Akt ten nie został jednak uznany na arenie międzynarodowej.
Bu tip konularda ülkeler düzeyinde teknik yardımlar sağlar.Nowe formy pomocy technicznej obejmą kraje sąsiedzkie.
Rektör, bir üniversitenin akademik ve yönetimsel olarak en üst düzey yetkilisidir.Jest on najważniejszym urzędnikiem uniwersytetu zarówno w sferze administracyjnej jak i akademickiej.
Optik konusunda en yüksek düzeyde deneysel çalışmalar yapmıştır.Prowadził badania głównie w dziedzinie optyki.
Bu durum kişilik gelişme düzeyini de bir üst düzeye sürükleyecektir.Ma to symbolizować życzenia awansu właśnie do tego stopnia.
Primera División (Arjantin Birinci Ligi) Arjantin futbolunun ulusal liglerinin en üst düzeyindir.Primera División to najwyższa liga Argentyny.
Bu orana bazen silah düzeyi uranyum da denir.Czasami ta strzałka jest nazywana elektromagnetyczną strzałką czasu.
Turnuva ülkelerin üst düzey millî futbol takımları arasında düzenlenir.Pomiędzy turniejami pojawia się główna fabuła.
Ekonomik alanda da Zimbabve 1980'den 1989 yılına kadar yıllık olarak %4,47 düzeyinde büyüme göstermiştir.W porównaniu z 1983 rokiem rosła ona średnio o 4,97% rocznie.